Marmolada_Banner.jpg

Bugün sizlere hem benim için çok özel bir yeri hem de Güneş Ergüden'in (Güneş Abi) deyimiyle bir süredir "uykuda kalmış" bir tırmanış bölgesini, Kapıkaya'yı anlatacağım.

Kapıkaya, Isparta-Antalya arasındaki Torosların Isparta'ya yakın bir parçasıdır. Helenistik dönemde Antalya'yı Isparta'ya bağlayan önemli bir geçiş yolu olan Kapıkaya antik kenti etrafına yayılmış bu bölge, 1400 metre irtifada olması sebebiyle özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında tırmanış için mükemmel koşullar sunar.

Kapıkaya'nın İlk Uyanışı

Kapıkaya'nın bilinen ilk kaya tırmanışı hikayesi, 2000'lerin başında Metin Yılmaz'ın bölgeyi keşfetmesiyle başlar. Metin Yılmaz ve Güray Ekici tarafından açılan ilk rota, o zaman bölgede yaşayan bir çobanın misafirperverliği üzerine "İki Tas Ayran" (VI+) adını alır. (Not: 2000'lerin VI+'sı şimdinin en az VII+'sı :) ) Bu ilk adımdan sonra bölge, dağcılık eğitimleri için istasyonlar kurularak kullanılsa da yeni rotalar açılmayınca uzun bir uykuya dalar.

Bölgenin kaderi, 2014 yılında Isparta Valiliği ve Avrupa Birliği Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) desteğiyle yazılan Kayadaki Eller Projesiyle değişir. Mesut Altıntaş'ın büyük katkılarıyla hayata geçen bu proje, muhtemelen Türkiye'de tırmanış turizmini kalkındırma amacıyla yapılan ilk devlet ve AB destekli projedir. 2015 yazında Öztürk Kayıkçı, Güneş Ergüden, Volkan Özkan, Murat Sevindik, Mümin Karabaş ve Murat Okur gibi isimler tarafından Kapıkaya ve Yazılı Kanyon'da spor ve alpin rotalar açılır.

Benim Kapıkaya'yla ilk tanışmam ise tırmanışa başlamadan çok önce, ortaokul yıllarıma dayanıyor. Babamın ergen oğluyla doğa yürüyüşleri üzerinden bağ kurma çabasıyla başladı desem yeridir :) Şimdi geriye bakıyorum da, o zaman her şeyden sızlanan o çocuğu iyi ki dağlara getirmişsin babacım. Kapıkaya'daki dimdik uzun duvarların heybetine ilk kez o zaman kapıldım sanırım. Dağcılığın ve kaya tırmanışının bir spor olduğunu bilmediğim o yıllarda bile buralara bir insan çıkar mı diye hep düşünürdüm. Dağlarda bu dik yamaçları izlerken daha huzurlu hissederdim.

Benim bölgeyle ikinci tanışmam ise 2016 yılında, Olympos'taki bir haftalık tırmanışın ardından İstanbul'a dönüş yolunda oldu. Kapıkaya'da spor tırmanış rotaların açıldığını duymuş, babamdan valilikten basılan rehber kitabı almasını istemiştim. Babam ve YTUDAK'tan tırmanış partnerlerimle (Bahadır, Tamer, Ayser) büyük bir merakla gittiğimiz o gün, ne büyük tesadüftür ki Güneş Abi ve Öztürk Abiler de bir yıl önce açtıkları hatları kontrol etmek için oradaydılar.

O gün, bölge üzerine çokça akademik makale yazmış Arkeoloji Profesörü Fikret Özcan Hoca da öğrencileriyle sahadaydı ve bölgeyi onun ağzından dinlemek ayrı bir keyifti. Günün son rotası olarak "Tiyatritoss" (V+) dereceli bir rotaya girdik ve fena dayak yedik. Olympos'ta VI dereceleri tırmandıktan sonra V+'da bu kadar zorlanmak garibimize gitmişti. Kapıkaya'nın su olukları ve suyun aşındırdığı teknik yüzey tırmanışlarında sınıfta kalmıştık. O zaman anlayamamıştım; yıllar sonra o yüzeylerin bağımlısı olacağımı ve o tarz rotalar açacağımı kim bilebilirdi?

İstanbul'dan Dağlara Uzanan Karar

İstanbul'a döndüğümde Yıldız Teknik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak yoğun akademik hayatım devam ediyordu. Günümün en az 3 saati trafikte geçiyor, boulder yapmaya gidersem buna 2 saat daha ekleniyordu. Sadece hafta sonları YTUDAK'la dağlara kaçtığımızda nefes alabiliyordum. O zaman bir karar verdim: Doktorayı bir an önce bitirip bu şehirden ayrılmalı ve dağlara yakın bir yere taşınmalıydım.

3,5 yılda doktorayı bitirip bir senelik işsizlik ve kadro arayışı sürecinin ardından kendimi Muğla'da buldum. Aklımda ilk olarak Antalya'ya gitmek vardı. Geyikbayırı gibi bir bölgeye yakın olmak çok güzel olurdu. Kadro arayışlarım esnasında bir yandan gideceğim bölgelerin tırmanış durumlarını da kontrol ediyordum. Sonunda Muğla'ya atandım. Bu işsizlik süreci tırmanışımı çok geliştirdi; ufak bir rock trip yaparak İzmir, Antalya, Isparta, Bilecik, Kocaeli ve Niğde'de bayağı bir bölgede tırmanma fırsatım oldu. Muğla'da bir yıl görev yaparken her hafta sonu ya Datça ya da İzmir'e gidip tırmanıyordum. Datça uzun rotalarıyla beni dağa hazırlıyor, İzmir ise kısa sert hatlarıyla güç ve tekniğimi geliştiriyordu. Ancak Muğla'da hafta içi tırmanacak yapay duvar veya düzenli partner olmaması beni oradan biraz koparıyordu.

Daha sonra Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nin kadro açmasıyla Isparta'ya başvurdum. SDÜ'de lider duvarı, boulder duvarı ve izolasyon duvarının hepsinin yeni iş yerimin içinde olması beni çok cezbetti. Dağlarından bahsetmiyorum bile: 40 dakika mesafede Kapıkaya, bir buçuk saat mesafede Yazılı Kanyon, 2 saat mesafede Dedegöl ve 2 saat 15 dakika mesafede Geyikbayırı ile tam bir tırmanış merkezinin ortasındaydım.

Tırmanıcıdan Rota Açıcıya Evriliş

Bahar ve yazları Kapıkaya, kışın Geyikbayırı'ndaki tırmanış ile tekniğim bayağı gelişiyordu. Birinci senemin sonunda Geyikbayırı'nda 100 rotayı, Türkiye genelinde 500 farklı rotayı tırmanmıştım. Birçok rotayı gördükten sonra bu tırmanış rotaları nasıl açılıyor diye merak etmeye başladım. Rotaların bolt konumlarına ve açılan hatlara odaklanmaya başladım. Kendime bir hedef koydum: Türkiye'de 1000 farklı rotayı tırmandıktan sonra rota açma işini deneyimlemeliydim. Çok yorucu ve zor bir şey olduğunu tahmin edebiliyordum; ama bunu tam anlamak için eğitimini almalı ve en az bir kez deneyimlemeli ve gözlemlemeliydim.

2022'de 1000 farklı rota hedefine ulaşınca hemen Öztürk Abi ve Güneş Abi'ye gidip rota açma eğitimi almak istediğimi söyledim. 2023 yazında Güneş Abi, Osman, Suat ve bana 4 gün süren bir workshop verdi. Her gün sabah erkenden işe başlayıp hava kararana dek süren bu süreç inanılmaz yoğundu. YTUDAK'ın sert eğitimlerinden fiziksel zorlanmalara alışık olsam da oldukça yorucu ve yıpratıcıydı. Rota kaba temizliği bir gün, bolt konumlarını belirlemek bir gün, bolt deliklerini delmek ve epoksi bolt yerleştirmek bir gün, detay temizlik ise bir gün aldı. Bu sırada içimden "ben ne yapıyorum" diye çok sorguladım. Rota açanlara saygım bir kat daha arttı. Ama Güneş Abi makine gibiydi ve o yaz Kapıkaya'ya yepyeni bir sektör (Teras sektör) ve bir alpin spor rota (CSI Kapıkaya) kazandırmıştı.

2024 yılında annemi kaybettikten sonra annemin anısına bir rota açmak istedim. Bir gün rotayı temizledim, bir gün işaretledim. Sonraki gün delme için gittim ama yağmur yağmış ve izler kaybolmuştu; rotayı tekrar işaretlemek için tırmandım. Delik delmeye başlarken yaz yağmuru bastırdı, yarısını deldim; yağmur bitince kalan yarısını tamamladım. Başka bir gün epoksi ve boltları yerleştirdim, başka bir gün detay temizlik yaptım. Yavaş yavaş da olsa tek başıma ilk rotam olan Fatma Öğretmen rotasını açtım. Ardından sağında Mehmet Can ve Amro ile çok güzel manzaralı Davraz View rotasını açtık. Bu hattın solundan ve sağından başka rotalar ekleyerek 2024 yılında 6 yeni rotayı bölgeye kazandırdık.

Kapıkaya Yeniden Uyanıyor: 100. Rotanın Gururu

2025 yılına sezona daha fazla rota açma özlemiyle başladım. Bu seneki hedefim Kapıkaya'daki spor rota sayısını 100'ün üzerine çıkarmaktı. Geçen yıldan içimde kalan, açmak istediğim hatlarla başladım. Sevgili eşimin reverans hareketini bana hatırlatan Seher Selamı rotasıyla yola koyuldum. Amro, Tarık, Gökçe, Ege ve Selim'in desteğiyle yeni rotalar açtık. 2025 yılında 14 yeni rota ile Kapıkaya'daki rota sayısını 111'e kadar yükselttik.

Pandemi sonrası bölgenin yeniden uyanışı 2023'teki bu workshop ile başladı. 2023-2025 yazlarında 27 yeni spor rota ve 1 alpin spor rota daha açıldı.

Bugün Kapıkaya: Devasa Bir Potansiyel

Kapıkaya'nın şu anki envanteri şöyle:

  • 10 sektör
  • 111 spor rota (potansiyeli binlerce)
  • 6 alpin spor rota (potansiyeli yüzlerce)
  • 11 bilinen geleneksel rota (potansiyel çok daha yüksek)
  • Bilinen 40 adet boulder rotası (potansiyeli binlerce)

Kaya yapısı kireç taşı olup IV dereceden X dereceye kadar her stilde tırmanışa imkân vermektedir. Sektörlerin bir kısmı doğu, bir kısmı batı yüze baktığı için günün her saati gölgede tırmanmak mümkündür. Ayrıca yeni açılan "Kapı Altı" sektörü kuzeye baktığı için neredeyse bütün gün gölgede kalmaktadır.

Bu yıl 100. spor rotayı açtığımız Kapıkaya'nın belki 1000'i bulacak spor rota, 100'den fazla alpin spor rota ve 1000'den fazla boulder potansiyeline sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Umuyoruz ki bu güzel bölge, tırmanıcıların ilgisiyle daha da büyüyecek ve gelişecektir.

Eğer sizin de yeni ya da rehberde olmayan geleneksel, boulder veya spor rota bilgileriniz varsa Ali Ağçal ile iletişime geçerek ek rehbere katkıda bulunabilir ve bölgenin gelişimine destek olabilirsiniz.

Aşağıdaki linkten Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Isparta Valiliği tarafından yayımlanan bölgenin ilk rehber kitabına ve tarafımdan hazırlanan ek rehbere ulaşabilirsiniz. Ek rehberde ilk rehberde bulunmayan spor rotalar, alpin spor rotalar, boulder rotaları ve geleneksel rotalar ile bölge haritası ve derecelere göre rota indeksi yer almaktadır.

Rehberler:
https://drive.google.com/drive/folders/1SyzBhAEf6CCXk5hyR8DUVI6015N7txOi?usp=sharing

Kayadaki Eller Projesi kapsamında çekilen, bölgeyi tanıtan ve rota açıcılara hissettirdiklerini anlatan proje tanıtım filmine aşağıdaki YouTube bağlantısından erişebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=ijijcC8cK8Q

İletişim:

Ali Ağçal

aliagcal1989[et]gmail[nokta]com