MontBlanc_Banner.jpg

Bir İp Boyundan Daha Fazlası

Tunceli Munzur Dağları'nda uzun duvar tırmanışı…   Nihayet gerçekleşiyordu…

Pazartesi akşamı planı netleştirmek için, Bülent AK ve Sidar EREN ile şehir merkezinde buluştuk. Benim aklımda hep Yeşilgöl tarafı vardı, ama Bülent’le sohbet ederken, Ovacık’ta Munzur gözelerinden sonra gelen Gedik Tepe Vadisi’nden bahsetti. Vadinin girişinde ikonik görünümlü, görkemli bir kule olduğunu; vadiye ise dar bir boğazdan, adeta doğal bir kapıdan geçer gibi girildiğini anlattı. Coğrafya dağcılık için hem çok zengin hem de bir o kadar keşfedilmemiş olduğundan, anlattıkları beni oldukça heyecanlandırdı. 

Zaten çok geçmeden plan hepimiz için de netti: Plana göre biz Bülent’le tırmanacaktık, Sidar da vadiden fotoğraf ve videolarımızı çekecekti. Gün içinde rotayı tamamlayıp geri dönecektik. 

01.09.2026 Salı 

Sabah saat 04.00’te Tunceli merkezde buluşup, Ovacık’a doğru yola çıktık. Ovacık’ta kısa bir kahvaltı ve alışveriş molasından sonra devam ederek Munzur Su Fabrikası’nı geçip toprak yolun sonuna kadar ilerledik ve aracı park ettik. Hazırlıklarımızı yapıp saat 08.00’de yürümeye başladık. Vadi içinden, Goman Yaylası'na doğru patikayı takip ettik.

Boğaza girer girmez kule sol tarafta göründü. Patikadan çıkıp kuleye doğru yöneldik. Dereyi de geçtikten sonra, 3+ derecesindeki kayalardan serbest tırmanışla 20 dakika daha ilerleyip duvar dibine vardık. Yaklaşım toplamda 2 saat sürdü.

Artık frictionlar sahnede…

İlk ip boyuna girişte daha 20 metre yükselmiştim ki ayağımın altından büyük bir taş koptu.

“Taaaş!” diye bağırdım. Bülent’e seslendim, iyi olduğunu söyledi. Neyse ki ben de rahat bir pozisyondaydım ve bir sıkıntı olmadığını düşünerek tırmanışa devam ettim.

Derken Bülent’in sesini duydum:

“Şahin, ip kopmuş!”

Bir baktım, ikiz ipin biri kopmuş ve boşta sallanıyor. Düşen taş ipi direkt kesip atmış.

Tırmanmaya devam edip uygun bir yerde istasyon kuracağımı söyledim.

Gelen cevap:

“Diğer ip de darbe almış!”

Daha ilk ip boyundaydık, etap rahattı ama bulunduğum nokta istasyona uygun değildi. Mecburen 15 metre kadar daha yükselip istasyonu öyle kurdum. Artık tek ipimiz vardı. Darbeli kısmı bypass ettim ve kalan sağlam kısımla Bülent de yanıma geldi. Hemen ipleri kontrol ettik. İkinci ipin de mantosu yırtılmıştı; onu da biz kestik.

Artık iplerimiz yaklaşık 50’şer metre kalmıştı.

 

İkinci ip boyuna girerken negatifle karşılaşınca, o boşluk hissinin de etkisiyle, “Tamam” dedim, “kulenin sert etabına giriyoruz.” 

Burası, uzaktan bakınca görünen ana çatlak hattının başlangıcı. Çatlak hattından devam ederken zayıf ayaklar, crimp, gaston…. derken bacaklar şakırdamaya başlayınca ip aklıma geldi. Bülent’e sorduğumda 10 metre kaldığını söyleyince istasyon yeri aradım.  Ara ki bulasın!

Burada yüzey düz ve slope, ortada ise bir çatlak hattı var. 

İki takoz, bir sikke… ve askıda istasyon. Adrenalin de iyiden bünyeyi sardı.

En sert ikinci etap olan 3’üncü ip boyunu da bitirdikten sonra, 4 ve 5’inci ip boylarında artık biraz rahatladık. 5’inci ip boyunun bitiminde istasyondayım. Gün batmak üzere, manzara müthiş…

Aynı anda hem vahşi hem huzurlu.

6’ncı ip boyunu karanlıkta tırmandık ve şimdi zirvedeyiz. Artık saat 20.00 olmuştu, karanlık tamamen çökmüştü. Oyalanırsak aşağıda ayıların bizi karşılayacağını unutmadan hızla inişe geçtik. İnişi rotanın yaklaşık 15 metre sağından yaptık. Dostum İsmail Satılmış’ın sikkelerini birer birer kayaya gömerek inişe devam ettik.

3’üncü istasyondan inişte tamamen boşlukta inerken aklımda deli sorular: Acaba ipin ucu nerede? Kayada mı, boşlukta mı?

Tam bir bilinmezlik...

Neyse ki sorunsuz bir şekilde inişi bitirdik. Yorgunluk iyice kendini hissettirdi. Tam rahatlamışken bu sefer de ayı stresi başladı. Ayı popülasyonunun arşa çıktığı bir bölgede, gece vadiye girmek istemezsiniz.

Hemen toparlanıp bağıra çağıra, türküler çığırarak vadiden tek parça halinde çıktık.

Adrenalin ve heyecanın hiç düşmediği efsane bir faaliyeti bitirmiş olmanın mutluluğuyla nihayet kendimize geldik. 

Bu faaliyette bana partnerlik eden Bülent Ak’a,

Malzeme desteği veren dostlarım İsmail Satılmış ve Turgay Kuruçaylıoğlu’na,

Çekimler için Sidar Eren’e

Teşekkürler,

Nice güzel tırmanışlara!

Rota Künyesi

Rotanın ismi

1 Eylül Barış Rotası

Bölge

Tunceli Ovacık,  Gedik Tepe Vadisi 

Stil

Geleneksel

İlk Çıkış

Şahin AKDAĞ  -  Bülent AK

Yaz Tırmanışı

Evet

Tarih

01.09.2026

Tırmanış Süresi 

11 Saat (İniş Dahil )

1.ip boyu

V+ / 45 mt: Pozitif başlıyor,  dik yükselerek çatlak hattı başlangıcı, taş düşme riski yüksek.

2.ip boyu

VII+ / 40 mt: Sağlam kayada hafif negatifle başlayıp, düz devam ediyor. Zayıf ayak, malzeme atma imkanı var. Askıda istasyon.

3.ip boyu

VII - / 40 mt: Çürük değil, zayıf ayak, askıda istasyon.

4.ip boyu

VI- / 40 mt: Çürük değil, homojen, askıda istasyon.

5.ip boyu

V- /  40 mt: Çürük değil, homojen, rahat istasyon

6.ip boyu

V- /  40 mt

 

İletişim

Şahin Akdağ

akdag.yangin[et]gmail[nokta]com