MontBlanc_Banner.jpg

Piolet d'Or ("Altın Kazma") ödüllerinin bu seneki kazananları Sani Pakkush (6,952m) - "Güney yüzü ve güneybatı sırtı - Revers Gagnant" tırmanışı ile Pierrick Fine ve Symon Welfringer, Mount Robson (3,954m) - Emperor (Kuzeybatı) Yüzü - "Running in the Shadows" tırmanışı için  Ethan Berman ve Uisdean Hawthorn oldu. Silvia Vidal da uzun duvar rotaları açmaktaki katkılarından dolayı özel mansiyon ödülüne layık görüldü.

Piolet d'Or ödülleri Fransız dergisi Montagnes ve The Groupe de Haute Montagne tarafından 1992'den beri her yıl, yıl içerisinde yapılan tırmanışlar için verilen bir dağcılık ödülü, ayrıca alpin stil dağcılığın "Oscar"ı olarak da tanımlanıyor. Adaylar şu gibi kriterlere göre belirleniyor: "keşif ve yenilik ruhu; yüksek ve bakir dağların vahşi ortamına sadık kalma; kullanılan malzemeler ve ayrıca deneyimin yoğunluğunu değiştirecek oksijen, sabit ip ve destek gibi dış kaynaklardan feragat."

Piolet d'Or yaptığı basın açıklamasında[1] 2021'in ödül sahiplerini şu şekilde sundu: 

"Sizleri Asya'ya, Pakistan'ın Karakurum dağlarının az bilinen yüksek zirvelerinden birinin daha önce hiç el değmemiş- hatta pek görülmemiş yüzüne götürüyoruz. Ayrıca Kuzey Amerika'ya, "evde kalmak" ve hafif teknik tırmanışın harika bir örneği olarak iki yerel tırmanıcının Kanada Rocky dağlarındaki tırmanışına götürüyoruz."

Ödül Sahipleri:

Sani Pakkush (6,952m) Güney yüzü ve güneybatı sırtı - Revers Gagnant (rota uzunluğu 2,500m, M4+ WI4+ 90°), Pierrick Fine ve Symon Welfringer (Fransa), Tırmanış tarihi: 16-19 Ekim

"Pandemi, sonbaharda Nepal'e seyahat etme planlarını suya düşürdükten sonra, Fine ve Welfringer'ın yeni bir fikir bulmak için sadece iki haftası vardı. Pakistan ülkeye girmelerine izin veren tek ülkeydi. Harita verilerini kapsamlı bir şekilde çalıştıktan sonra, batı Karakurum'da sadece bir kez, 1991'de kuzeybatı sırtından Almanlar tarafından tırmanılan 6.952 metrelik bir zirve olan Sani Pakkush'un bilinmeyen güney yüzünü seçtiler.  Bu, baştan sona bir keşif gezisi olacaktı: güney yüzü devasa ve karmaşıktır, daha önce dağcıların neredeyse hiç ulaşamadığı buzulun üst kısmı olan Toltar Vadisi'nin üstünden yükselir. Ekim, Pakistan'daki yüksek dağlara tırmanmak için genellikle çok geç bir tarih olduğundan, koşullar devasa engeller oluşturacaktı. İki küsür hafta süren aklimatizasyondan sonra açık fakat soğuk havada yüzün en sol tarafında zorlu bir kar/buz/mix mahmuz tırmandılar ve iki kötü bivak yaptılar. Üçüncü günün erken saatlerinde ise güneybatı sırtının üzerinde rahat bir yerde bivakladılar. Ertesi gün toz ve sert kar üzerinde yedi saatlik sıkı bir çalışma sonucunda zirveye ulaştılar. Dördüncü gün, rota hattından aşağı, tırmanarak ve ip inişi yaparak 4.100 metredeki ana kamplarına döndüler." (Piolet d'Or basın açıklamasından)

Pierrick Fine ve Symon Welfringer yayınladıkları raporda[2] tırmanışı şu şekilde anlatıyorlar: 

"Ekim ayının başında Toltar buzuluna ulaştık, Sani Pakkush'un tırmanılmamış olan devasa güney yüzünün tabanında yer alan ana kampımızın etrafında dolaşarak aklimatize olduk. İki hafta sonra bu devasa alpinizm rotasını denemeye hazırdık. Kötü hava koşulları bizi bekletti, ancak güneşin neredeyse bir hafta boyunca parlaması bekleniyordu ve bu da rotada iyi bir deneme yapmamızı sağladı. İlk gün ana kampımızdan erkenden, sabah 2'de çıktıktan sonra, 5000m yükseklikte, rotanın en başında, ilk zorluklarla yani sert buz tırmanış etaplarıyla karşılaştık. Sonra biraz daha kolay kar ve miks tırmanış etapları geldi. Yaklaşık 5600m'de, M4+/M5'lık en zor etaplardan birini tırmanıp, küçük bir yer bulup rahatsız bir bivak yaptık. 

İkinci gün yüzde daha yukarı tırmanmayı başardık ve iki harika safi buz etabı tırmandık. 6200m civarında umutsuzca bivak noktası aradık ama asla bulamadık. Sonunda bir kayanın üzerine oturup güneşin doğmasını bekledik. Üçüncü gün, iki kötü bivaktan sonra gerçekten yorulmuştuk. Doğru düzgün dinlenebilmek için 6400m rakımda, güzel ve rahat bir buzul çatlağı bulduğumuz zirve sırtına çadırımızı kurmaya karar verdik.

19 Ekim'de yanımıza neredeyse hiç malzeme almadan zirve yapmaya karar verdik. Bivağımızı olduğu yerde bıraktık ve karlı zirve sırtında son 500 metreyi tırmandık. Sürekli değişen bir karkalitesi vardı ve zirveye çıkmak gittikçe zorlaşıyordu, bazen toz karı kazmamız gerekiyordu, ancak 7 saatlik yoğun çalışmadan sonra 14:00'te 6953m'deki Sani Pakkush zirvesinde tamamen bitkin bir halde ulaştık.

Son günümüzü 2500m'lik bu devasa yüzden (20-25) tane ip inişi yaparak ve aşağı tırmanarak geçirdik. 20 Ekim günü öğleden sonra, enerjimiz tamamen tükenmiş bir şekilde ve yoğun duygularla ana kampa güvenli bir şekilde döndük."

Ödül alan bir diğer tırmanış ve ekip ise, Mount Robson (3,954m) Emperor (kuzeybatı) Yüzü - Running in the Shadows (2,300m, US VI, M6 AI5 A0) tırmanışlarıyla, Ethan Berman (ABD) ve Uisdean Hawthorn (UK) oldu. Tırmanışı 30 Eylül ve 1 Ekim arasında tamamladılar.

Ödül komitesinin yaptığı açıklamada tırmanıştan şu şekilde bahsedildi:

"Robson, Kanada Rocky Dağları'nın en yüksek zirvesidir. Emperor Yüzü ise Rocky dağlarının en büyük miks duvarıdır. Bu yüzde halihazırda beş rota ve varyant vardı. Bu yüz ilk defa 1978'de Jamie Logan ve Mugs Stump tarafından tırmanılmıştı. Bu yeni rota, 2010 Kruk-Walsh rotasının sağında göze çarpan bir baca sistemini takip ediyor. Rotanın tırmanışı mükemmel bir tarzda yapıldı: Berman ve Hawthorn bu yüzde yeni bir rota açıp zirveye ulaşan ve çıkış ya da iniş için helikopter ya da oksijen desteği kullanmayan ikinci (ayrıca bu yüzde 40 yıldan sonra ilk defa yeni rota açan) ekip oldular. İkili, yolun sonundan dağa 20 km. kadar yürüdü (ve daha sonra tekrar geri döndü), rotanın altında bivakladı, sonra 1800 metrelik Emperor sırtında 19 saatlik tırmanışın sonunda ikinci bivaklarını yaptılar. Tamamen yeni bir güzergahta, genelde İskoçya'da tırmanıyormuş hissi veren ince buz kaplı dik kaya bloklarıyla kesilen bir teknik tırmanış yaptılar. Ertesi gün hava kötü ve görüş mesafesi çok düşükken, Emperor Sırtında bir kilometrelik karmaşık bir yan geçiş yaptılar ve zirveye ulaştılar. Burada Kain Rotası'ndan 3000 metrelik inişe başlamadan önce bir kere daha bivak yaptılar."

Uisdean Hawthorn, UK Climbing ile yaptığı söyleşide[3] tırmanışı şöyle anlatıyordu: 

"Baca sisteminde, hızlı tırmanışa izin veren mükemmel kar buz koşullarıyla karşılaştık. 500m sonra daha dik bir etaba ulaştık, ince buzla kaplı bu rampa sistemini malzeme atamadan tırmandım. Daha kolay bir dikliğe sahip kar buz etabından sonra bir yere varıp varmayacağından bir türlü emin olamadığımız dik ve uzun son kısma geldik. Ethan tam yukarıdaki buz etabını denedi ama buz güvenli bir şekilde tırmanılamayacak kadar inceydi ve mantıklı bir karar vererek buradan gitmekten vazgeçti. Sağda dik bir köşeyi denedim, kar doluydu ama en azından iyi bir malzeme atabilmem için arkasında bir çatlak hattı vardı. Özellikle ağır çanta ile tırmanmak çok garipti. Buzlu çatlağa iki cam atıp üzerlerine ağırlık vererek test ettikten sonra son iki metrede daha hızlı hareket edebilmek için cam'ler yardımıyla yapay tırmandım. Paramparça kayada, İskoç tarzı VII derecelik miks etap tırmanıyormuşum gibiydi.

Bir sonraki dik etapta Ethan harika bir iş çıkardı, buzlu miks bir etaptı ve 55. metrede dik bir çıkıntı yapıyordu. Altında iki sikke ve bir buz vidası vardı. Düşüşü tutabilirler miydi, şüpheliyim. İstasyona hava karardığında ulaştım. Daha sonra ilk yarısı zor buz tırmanışı ve gerisinde dik miks tırmanış olan bir ip boyu daha. Rotanın dibinden bu kadar yukarı tırmandıktan sonra, karanlıkta bu kadar sert bir şeye liderlik etmek çılgınlıkmış gibi geliyordu.

12 saatlik tırmanıştan sonra zirveye ulaştık. Şaşırtıcı bir şekilde, dağın son 10 m'si bulutun üzerindeydi ve batıda güneşin son kırmızı huzmelerini gördük. Zirvede bivakladık ve ertesi gün 3000m boyunca indik. Ormandaki son bölüm çok uzundu ve vücudumuzun her yeri acıyordu, ama bir ritm tutturmayı ve harap olmama rağmen devam etmekten başka seçeneğim olmaması hissinin tadını çıkarmayı başardım."

The Piolets d'Or özel mansiyon ödülü de solo uzun duvar tırmanışları ile dağcılığa yaptığı katkılar nedeniyle Silvia Vidal'a verildi.

Festival komitesi ödülü Vidal'e verme sebeplerini şu şekilde açıkladı:

"The Piolets d'Or ileri seviye, ilerlemeci, alpin stilde yani daha azıyla daha çok şeyin başarıldığı dağcılığı teşvik eder. Ödüllerimiz bu ahlakı yansıtmaktadır. Ancak aynı zamanda keşif ruhunu, yüksek düzeyde kararlılığı ve kendi kendine yeterliliği de ödüllendirir. Bu bağlamda Piolets d'Or, Silvia Vidal'ın yirmi yılı aşkın süredir solo uzun duvar tırmanışına yaptığı büyük katkıyı takdir etmek ister. Bu Katalan, etkileyici dayanıklılık becerileri ve dünyanın dört bir yanındaki uzak büyük duvarlarda yaptığı zor solo yapay tırmanışlarla tanınıyor. En dikkate değer tırmanışları tamamen izole ve otonom bir şekilde yaptığı tırmanışlardı: tamamen yalnız, radyo yok, cep telefonu yok, GPS yok, hava tahmini yok, iletişim yok, minimum düzeyde bolt çakma ve çakılırsa da tamamen elle çakma eğilimini yansıtıyor. Vidal'ın kapsül tarzda* tırmandığı yeni rotalar Alaska, Kanada, Şili, Hindistan, Mali, Pakistan ve Peru gibi yerlerde bulunuyor.

Önemli solo tırmanışlarından bazılarını saymak gerekirse: Life is Lilac (870m, 6a A4+), Shipton Spire, Pakistan (21 gün, yüzde tek başına, 2007); Naufragi (1,050m, 6a+ A4+), Raldang, India (25 gün, yüzde tek başına, 2010); Espiadimonis (1,500m, 6b A4), Serrinia Avalancha, Chile ( İlk 350m boyunca ipleri sabitlemek için iki hafta , sonra 32 gün boyunca yüzde, bu yaban bölgede toplamda neredeyse iki ay yalnız, 2012); Un Pas Més (530m, 6a A4+), Xanadu, Alaska (36 gün boyunca malzeme taşıma - rotanın dibine 540km, rotanın dibinden aşağıya 540 km. yürüme, duvarda yalnız başına 17 gün, 2017), ve en yakın tarihte yaptığı tırmanış Sincronia Magica (1,180m, 6a+ A3+), El Chileno Grande, Chile( Sürekli gidip gelerek ve ilk 180 metre boyunca ip sabitledikten sonra 16 gün boyunca malzeme taşıma, 33 gün duvarda yalnız başına, 2020.)"

El Chileno Grande'nin batı yüzünden ilk çıkışını ("Sincronia Màgica", 1180 meters, A3+ 6a+) yapan Vidal, tırmanışı şu şekilde anlatıyor:

"Rotanın ilk 180 metresine ipleri sabitledikten sonra açtığım yeni rotayı tamamlamak için 33 günümü (7 Şubat-10 Mart arasını) duvarda geçirdim. Bu oldukça uzun bir süre, ancak duvar çok büyük ve zorlu - sadece saf tırmanış zorluğundan değil, aynı zamanda çatlak sistemlerini birbirine bağlayan karmaşık manevralardan dolayı. Negatif balkonlar, pandüller ve traversler, çantaları çekmeyi ve ip inişi yapmayı karmaşıklaştırdı ve yavaşlattı. Hatta, çantalarla ip inişi yapmak için hatları önceden sabitlemek zorunda kaldığımdan, duvardan inmek dört günümü aldı.

330 metrelik dikey bir bölümünde çok fazla bitki örtüsü vardı, bu da bu tırmanmanışın tadını çıkarmamı zorlaştırdı... Sonunda ilerlemek için krampon ve kazma kullanmaya başladım. Bu etabın büyük bir bölümünde emniyet imkanı yok denecek kadar azdı, genelde her istasyona sadece bir bolt çaktım, onu da parkın kurallarına uygun olarak elle çaktım.

Rotanın geri kalanı (bir 850 metre daha), bazı offwidth ("geniş çatlak") ve bacaların da olduğu temiz bir yüzdü. Slab kısımlarda ıslandığında kayganlaşan yosunlar vardı. Duvarda üç kamp kurarak kapsül stilinde tırmandım. Bunlardan ikisindeki istasyonlarda ikişer bolt vardı. Fakat istasyonlarımın çoğunda emniyet ve çantaları çekmek için yalnızca tek bir bolt vardı. Sıra inmeye geldiğinde, çantalarla birlikte neredeyse tüm rotayı tek bolttan diğer tek bolta giderek indim."

*Kapsül stili tırmanış alpin stil tırmanışın bir varyantıdır. Yüksek teknik zorluklar içeren rotalarda, genelde büyük duvar rotalarında kullanılır. Zorluğun başladığı yere kamp kurulur. Kampta bütün ekspedisyonda kullanılacak malzemeler durur. Her gece kampa geri dönmek şartıyla, eldeki bütün ipler rota boyunca döşenir. Eldeki ipler bitince kamp toplanır ve yukarıya iplerin bittiği noktaya taşınır. Tırmanılırken ipler toplanır ve yeni kamp noktasına getirilir. Bu şekilde, zirveye ulaşana kadar aynı teknikle devam edilir. Zirve gününde bu teknik değil, bilinen alpin stil tırmanışa dönülür. Zirve dönüşünde kamp tamamen toplanır. Genelde tırmanış sırasında, dönerken ip inişi yapmak için gerekli istasyonlar kurulur, ki bu da tırmanışı yavaşlatan fakat aklimatize olmaya yardımcı olan bir süreçtir.

Ed.n.: Silvia Vidal'ın tırmanışlarını kişisel olarak yıllardır merak etsem de ve tırmanışlarına dair raporlarını, konuşmalarını bulmaya çalışsam da maalesef çok fazlasına rastlayamadım. Genelde söyleşilerdeki cevapları çok kısa oluyor, ya da söyleşiler ingilizce olmuyor. Bu yüzden benim için yaptığı tırmanışlar da kendisi de hala oldukça gizemli, ve belki de bu yüzden çok etkileyici.

Derleme: Sumru Tamer

İletişim: sumru.tamer[et]gmail[nokta]com

[1] http://www.pioletsdor.net/presse/2021/2021_PO_CP2-ENG.pdf

[2] Sani Pakkush 6953m (Virgin South face) Revers gagnant / English. Adventure / Mountain.RU

[3] UKC News - NEWS: New Routes in Bugaboos and Canadian Rockies by Uisdean Hawthorn (ukclimbing.com)

[4] https://publications.americanalpineclub.org/articles/13201215690