TARİHTE BUGÜN:

 

2 ay içinde 10 bin kilometreden fazla yol yaparak gezip tırmandığım Fas macerası, aslında benim için bir tırmanış gezisi değildi ancak daha önceden adlarını bile duymadığım birçok bölgeyi karşıma çıktıklarında görmezden gelecek halim de yoktu tabii ki. 

Hepsi birbirinden özel, çok farklı stillerde ve coğrafyalarda birçok bölge gördüm. Vizenin, euronun alıp başını gittiği bu günlerde, popüler kültür, reklamlar, videolar, 8a.nu’ların bize yansıttığı hak etmeden efsaneleşmiş bölgelerin aksine buraları paylaşmak istedim. Aslında Fas’ı gezmek tırmanıştan çok daha fazlası 4 bin metrelik dağlardan dümdüz ovalara, Atlantik okyanusundan çöllere çok hızlı geçiş yapabildiğiniz bu inanılmaz coğrafyanın ruhu, macerası, manzaraları, kültürü tırmanıştan çok daha öncelikli geliyor ama zaten uzun olan yazıyı iyice uzatmayayım, tırmanış dışı kısımları siz gidip tecrübe edin…

Ayrıca bu yazıya başladığım günlerde Korona virüsü sadece Çin sınırları içindeyken artık etrafımızda ve günümüzün en büyük sorunu, bu yazı ile belki virüsten kurtulacağımız günlere dair yeni planlar yapar, motive olmak isteyeceğiniz yeni faaliyetler düşlersiniz…

Önceden söylemeliyim ki bu bölgelerin hemen hemen hiçbiri yüksek dereceli rotalar tırmanıp, performans göstermeyi beklemeniz gereken bölgeler değil, hemen hemen hepsi ortamını hissetmek için orda olacağınız, değişik yemekler yiyip, nerede kalacağınız konusunda hafif panik yaşayacağınız, duş almakta zorlanacağınız, ülke ekonomisini tanımak zorunda kalıp yerel halk ile sonradan hoşunuza gidecek pazarlık oyunları oynayacağınız, rotalarda toz bulamayacağınız, derecelerin birbiri ile tutmadığı, yer yer bolt aralarının açıldığı ve bazen de boltların kötü çakıldığı, 7 derece tırmandığınızda “ohh” demenizi sağlayan ve “bunun için tırmanıyorduk “ dedirten bölgeler…

Hızlıca Fas’la ilgili genel bilgiler:

Ülke krallıktır, yönetim şekli monarşidir. Resmi dilleri Arapça olmasına rağmen hemen hemen herkes Fransızca konuşmaktadır, İngilizce anlaşmaya çalışmak açıkçası biraz zorluyor. Para birimleri Dirhem; 1 euro yaklaşık 10.5 dirhem etmektedir. Ekmek 1-2 dirhem, 1 yumurta 1 dirhem. Ülke genelinde yapacağınız çoğu alışveriş için pazarlık yapmanız neredeyse şarttır, söylenen fiyatın yarısına alma ihtimaliniz yüksek. Fas halkının büyük çoğunluğu Araplar ve Berberiler‘den oluşmaktadır. Ülke hakkındaki önyargılardan kurtulursak, benim kişisel deneyimim ülkenin kesinlikle çok güvenli ve insanlarının da bir o kadar sıcak kanlı olması. Ezanları bizimkinden daha kısa. Tajine yiyin, salyangoz emcikleyin. Ülke aslında tırmanıştan daha çok sörf yönü ile meşhur, her şey yerinde güzel bir deneyin bence ;) Araba kiralarsanız kesinlikle hız limitlerine uyun, resmen ülkenin gelir dallarından biri bu konu. Otoban çok pahalı zaten sanırım 1 tane var girmeyin. Otobüs ve tren ulaşımı yaygın, kolay ve ucuz. Ülke genelinde az ve öz sayıda Carrefour var paketli gıdaları buralardan, meyve, sebze, ekmek, fıstık gibi diğer ihtiyaçları lokal market ya da sokaktan almanızı tavsiye ederim. Dilenciliği cesaretlendirmemek için ülke genelinde kimseye para ya da herhangi bir şey vermemeniz tavsiye ediliyor. Adaptasyonu hızlandırmak için herkese “Selam” diye diye gezebilirsiniz… 

Todra Gorge

Fas ve tırmanış denince tabi ki akla ilk gelen bölge, günümüz tırmanışının, bolt ve boltlama kalitesinin evrimleştiği bu yıllarda bölge biraz “old school” bir yapıya sahip, dünyada bulunan, açılan birçok fantastik bölgeden sonra ve kendi 50 yıllık tarihi sonunda burası artık gözümüze daha normal gözükebilir ancak her şeyi zaman ve mekanı ile düşünmek lazım. Marakeş‘ten 360 km ancak yol 6-7 saat sürüyor. Bu her yer için geçerli kilometre olarak birçok yer az gözükse de düşündüğünüzden biraz daha uzun sürüyor. Otobüs ile ulaşım için Marakeş’ten Tinghir ‘e buradan da 15 km filan taksi ile gitmeniz öneriliyor. 

Bölgede yaklaşık 450 rota var, bölge 70’lerin başında çok ip boylu tırmanış bölgesi olarak başlasa da zamana ayak uydurarak birçok spor tırmanış sektörüne de sahip olmuş. 60-70 metrelik bir tırmanış ipi ve kafanıza göre ekspres ile klasik bir spor tırmanış faaliyeti yapabilirsiniz ancak bölgenin asıl çehresini oluşturan ve 500 metreye varan uzunluktaki popüler uzun duvarlarına girmek isterseniz tabi malzemeler değişir, rotalar genellikle boltlu ama sadece geleneksel olan hatlara girmek isterseniz tabi yine ona göre malzeme götürmeniz gerekmekte. Bölge koyu kahve–kızıla çalan bir renk kireçtaşı. Sezon genellikle Eylül’den Mayıs’a kadar. Artık neredeyse dünya mirası sayılmasından dolayı bölgede ReBolt aktiviteleri bayağı artmış, günümüz standardını yakalayan bolt kalitesi ve bolt araları uygulanmaya başlamış. Bölgede çok sayıda çok güzel kolay spor rota ve çok ip boylu rota var. Rota derece aralığı 4–8b.  Fas’ta tırmanıcı görebileceğiniz neredeyse tek yer burası. Bölgeye 2-3 km uzaklıktan başlayan birçok kamping var, buralarda bölge ile ilgi tam rehber diyemeyeceğim birçok kağıdın toparlanıp basılması sonucu oluşturulup satılan 2 Topo’su var (125-250 dirhem). Biz rehber almadık tanıştığımız tırmanıcıların rica ile rehberlerine bakıp yolumuza devam ettik. Araba kiralayıp kampingde kalmak istemeyenler yol kenarında birçok müsait yerlerden birinde çekip uyuyabilirler, biz öyle yaptık. Bölgenin ortasından geçen, eskiden toprak olup şimdi gıcır gıcır asfalt olan yol bölgede turizmi canlandırmış, bu bizim gibi vahşilerin başlangıçta pek hoşuna gitmese de etrafta kurulan incik boncukçudan hediyelik eşya alma imkanı işinize gelebilir ;) Bazı tavsiye sektörler: Petite Gorge (arabadan emniyet), Elephant (Piola’nın açtığı bir sektör), Van Güllich (sert rotalar, güzel manzara), Chaos (30 sn yürüyüş, kısa güzel rotalar), Summer Gardens (kolay güzel rotalar).

Amellagou

Adını daha önce hiç duymadığım ve sanırım bir süre daha hiç duyamayacağım hayatımda gördüğüm en büyük potansiyele sahip bölge. O kadar büyük bir alanda o kadar çok kaya bandı var ki artık kaya görmek istemiyorsunuz ama sonunda gerçek(!) Fas‘a ulaşıyorsunuz. Bölge Todra Gorge‘a 120 kilometre ama tabi özel araç ile bile ulaşım iki buçuk-üç saat. Bu yolculuk sonunda sonsuz kaya ile çevrilmiş saf kültürü ile cennet bir vadiye ulaşıyorsunuz. Söylenene göre bölgede 400 civarı rota var, büyük çoğunluk spor rota. Konaklama, topo ve herhangi bir bilgi için tek adres var: Chez Moha (http://www.gitechezmoha-amellago.com/ ) uğrayın! Bölgede bir lokal tırmanıcı var, biz tanıştık ancak pek tavsiye edemeyeceğim için burada kapalı bir şekilde bahsedip geçiyorum. Her şey çok güzel, efsane bir bölge, ortam, insanlar, manzara, bakirlik her şey müthiş ama(!) boltlama korkunç :/ hayatımda hiç bu kadar kalitesiz bu kadar kötü boltlama görmedim, o kadar üzücü ki, dünyanın en güzel olabilecek bölgelerinden biri, birçok tek kullanımlık rota açan rota açıcı tarafından, kısa vadede iş gibi gözüken ama sonradan başa bela olan rotalar bırakılmış, üzücü ama yine de akıllıca seçimler yaparsanız aradan seçmece güzel rotalar tırmanabilirsiniz… Todra’dan 2 günlük kaçış için değer.

Bölgede market, eczane vb. hiçbir şey yok o yüzden hazırlıklı gidin, yine yol kenarında araba içinde kalabilirsiniz, insanlarla tanışın çekinmeyin iyi niyetli yardım sever insanlar…

Tafraout

Güneye iniyoruz… Gördüğüm en güzel en sevimli ve en kalınası yer Tafraout. Marakeş’ e 400 km, yaklaşık 7-8 saatinizi alıyor ama değer. Güzel bir merkezi olan, yemek yiyebileceğiniz, alışveriş yapıp para bozdurabileceğiniz, gerçekten güvende hissedeceğiniz çok tatlı bir kasaba. Ayrıca tüm Fas’ta giyilen ve ülkenin kendi ayakkabısı olan “Babuş” ların yapıldığı merkez yer, birçok babuş dükkânı var, yapılışlarını izleyip istediğiniz modeli sipariş bile edebilirsiniz.
Bölge aslında 2’ye ayrılıyor; birincisi Anti Atlas tarafı olan 1500 çok ip boylu geleneksel rotaya sahip olan kısmı Jebel El Kest burası tamamen apayrı bir dünya, buranın rehberi Moroccan Anti Atlas olarak geçiyor. Bizim tırmandığımız yer yani Tafraout’un içi aslında Jebel‘e gelen tırmanıcıların hafif hafif antrenman yapma bölgesi olarak başlayıp şimdi daha popüler hale gelmiş.

Bölgenin rehberi “Tafraout Granite” te kayıtlı 250 rota var; öncelikle bölge granit ve rotalar çoğunluğu geleneksel olmak üzere 10-20 tane spor rota ve birçok çok ip boylu boltlu-geleneksel rota mevcut. Gerçekten dünya üzerinde zor tecrübe edebileceğiniz acılı çatlak tekniği ve rotaların çoğunluğunu İngilizlerin açması ile “E” derece sistemini bir arada burada bulabiliyorsunuz. Rehberde kayıtlı 250 rotaya ek olarak yüzlerce kolay boulder da bulunmakta ama açıkçası boulder konusunda elinizi sallasanız ellisi diyebileceğim bir potansiyel var bölgede.

Kasabaya girdikten sonra “Maison Troc” halıcısını sorup rehberi ne yazık ki 35 Euro’ya burdan alıyorsunuz, fiyatı duyunca kendi rehber kitap fiyatlarımda yaptığım salaklığı tekrar sorguladım. Rehberi alıp kaçın çünkü üzerine bir de halı alabilirsiniz fark etmeden.

Bölgede birçok pansiyon, otel var, belediyeye ait bir kamp yeri var (ucuz) ancak biz yine hiçbirinde kalmayıp arabayı her gün kafamıza göre başka bir yere çekip vahşi kamp yaptık, yasak değil ve manzaralar muhteşem!
Açıkçası bölge daha çok çatlak tırmanışına meraklılara hitap ediyor, olan spor rotaların birçoğunu tırmandık, tırmanmayın demiyorum tabi ama çok çok tavsiye edemeyeceğim, nedenini daha çok merak edenler özelden Erkin Çakmak’a yazıp sorabilir. Dani Andrada ve Pedro Pons‘un 1999’da açtıkları rotaları çıkmak için biraz risk(!) almanız gerekebilir.
Bu bölgeyi daha yazsam tek bir yazı olur, ben çok sevdim çok beğendim, gidin… son olarak üzerine tuz biber; bölge aynı zamanda “Painted Rocks” denen boyalı taşları ile de meşhur. 1984 yılında Belçikalı sanatçı Jean Veramme tarafından boyanan birkaç blok geçen sene belediyenin biraz daha ekleme yaparak tekrar boyaması ile doğa içinde enteresan bir tecrübe yaşatıyor. Tecrübenin daha da özelleşmesi için bu boyalı kayalar içinde bulunan 2 geleneksel rotayı da tırmanabilirsiniz…

Caiat

Kuzey İspanya sınırına yaklaşıyoruz. Casablanca’dan yaklaşık 400 km, Cebeli Tarık boğazına 100 km olan bu dev kireçtaşı bölge yüzlerce çok ip boylu rota yanında kaliteli spor tırmanış sektörlerine de ev sahipliği ediyor. Bölgenin genel adı Akchour, bölgedeki uzun duvara verilen isim aslında Caiat. 8b’ye varan çok ip boylu rotalar bulunmakta.


Bölgeye ulaşım; öncelikle Chefchaouen (Mavi şehir)‘e bi gidin, çok güzel turistik bir şehir, birçok mavi yapı yanında çok sayıda kırmızı gözlü insan var ayrıca bir konuda da dünyanın ileri gelen bir bölgesi, ne olduğunu yazamayacağım siz biraz araştırın ;) Buradan son 30 kilometreyi özel araçla ya da otostop ile bir şekilde bölgenin ortasındaki tek buluşma merkezi “Cafe Rueda”ya kendinizi atın. Bölge tamamen mahrumiyet bölgesi ancak Rueda‘da birileriyle tanışma tırmanma ihtimaliniz yüksek. Limitli çadır yeri olmasına karşın oda fiyatları da uygun (tabi pazarlık sonucu). Bölgedeki tüm rotalar Cafe Rueda‘da bir klasör dosya içinde, günlerce bakabileceğiniz bir kalınlıkta…

Cafe‘den birçok sektöre yürüyerek gidilebiliyor, bol yeşillikli manzarası içerinde şanslıysanız maymunları uzaktan görebilirsiniz şansızsanız rota tırmanırken maymunları yakından görüp kafanıza taşı yiyebilirsiniz…

Quad El Abid

Atlas dağlarında Casablanca ve Marakeş‘e 3 saatlik uzaklıkta bulunan bu bölge aslında halen tam olarak yayınlanmış değil, 2 ay geçirmem sonucu artık yayınlanmamış bölgelere kadar girip bölgeyi açan insanlarla konuşmamız sonucu burada tırmanabildik, o yüzden yüzeysel değinip geçeceğim. Bölge Ait Attab‘a bağlı, Cascades (şelale) Ouzout‘a 10-15 km uzaklıkta, Tisqi kasabasında konaklama imkanı var ya da yine bizim gibi yol kenarı maceracı-bedavacı  zihniyetten devam… Daha ayrıntılı bilgi için: ouedbolting[et]gmail[nokta]com, yazın sorun…
Bölgenin güzel-küçük bir toposu var sanırım 12 euro, onu online alabilirsiniz… Bölge ile ilgili söyleyebileceğim en önemli şey; Fas’ta ki en güzel spor tırmanış bölgesi olması, rotalar, hatlar, boltlama , temizliği, ulaşım, kaya cinsi kalitesi her şey muhteşem. Bölgeyi açan insanların kalitesi sanırım bölgeyi gösteriyor, bölgede büyük emeği geçen Fransız tırmanıcı Theo ile konuşma imkanım oldu ve tüm bilgileri benimle paylaştığı için tekrar Türkçe de olsa teşekkür ediyorum… Ben özel olduğumdan değil siz de kibarca yazarsanız sizle de paylaşır gibi geldi bana.

 

Taghia

Ülkenin en ünlü, yiğidin harman olduğu yer olarak geçen dağlık çok ip boylu tırmanış bölgesi. Ne yazık ki Ocak ayı havaları gereği yağan karlar sonucu bu bölgeyi göremedim ama yine de adı burada geçsin istedim. İleri seviye ulaşım teknikleri, tırmanış becerisi istendiği söylenen Taghia, her sene dünyanın birçok yerinden sağlam tırmanıcıları ağırlıyor. Bilgi edinmek biraz zor :/ umarım bir gün gitmek üzere… Gidersem yazıya sonra devam ederim.

Ciddi ciddi plan yapıp gitmeyi düşünenler için daha ayrıntılı bilgilerle elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım…

Herkese geçmiş olsun, iyi dilekler ve kayalarda görüşmek üzere…

Yüksek İşler-Petzl, Tenaya, The North Face Türkiye, Stanley Türkiye, Kutup Ayısı’na teşekkürler…

Zorbey Aktuyun

İletişim:

zorbeyaktuyun[et]yahoo[nokta]com