TARİHTE BUGÜN:

Yabani...

Adana'da Çakıt tırmanış bölgesinin Zeytinlik Karain sektöründe bulunan bu eşiz doğal hat benim için sıradan bir on artıdan daha ötesi…

Yıllar önce ilk kez Çakıt’a geldiğimde ilk tepkim; hocam(Süleyman Vardal) burası çok büyük… Büyük korku ve motivasyonla ilk rotayı açıldıktan sonra, Adana Team’in müthiş motivasyonu ile makine gibi çalışarak açılan rotalar bir anda sektöre dönüştü ve bu çalışma yeni bir tırmanış bölgesi yarattı… Yabani bu çalışma günlerinde gün yüzüne çıktı…

Çağlar Bıldırcın’ın açtığı bu eşsiz doğal hat Karain sektörün ve Çakıt’ın değerini arttırdı… Yıllar önce yaptığım ilk denemelerde rotanın üst kısmında bulunan kilide kadar olan kısmının çalışarak çıkılabileceğine inandım ama bunun için zaman vardı… Kilit kısmı unut gitsin… Çok zor…

Aradan geçen yıllar sonrası gelişen vizyonla, yeniden yapılan denemelerde alt kısmı tırmanınca çok mutlu olmuştum… Rotayı bitirmiş gibi mutlu olmuştum ama sadece kilide kadar olan alt kısmı tırmanabilmiştim… Derece kilide kadar 9+/10-… Ama bunun üstüne kilit… Çalışmalar yeniden başlamıştı ama pek umut yoktu… Uzun bir ara ve rotadan uzaklaşıyorum… Tatile çıkıyorum…

Tatilde Geyikbayırı ve diğer ülkelerdeki tırmanış bahçelerinde bedenimi terbiye ediyorum. Aralarda gelip rotayı deniyorum ama rotadaki ıslaklık, yılan, yarasa ve kuşlar büyük engel… Islaklık nerdeyse tüm sezon rotaya hakim. Sadece yaz ayı sonrası eylül, ekim ve kasım ayında rota kuru. Kasım ayı tırmanış için ideal ama yağmur yağabilir… Eylül ekim ise öğle vakti tırmanış için çok sıcak… Sadece akşam üzerine kadar bekleyip, hızlı denemeler yapmak mümkün… Yağmur yüzünden ıslanan kilit kısımdaki tutamakların kurumasını beklemek ise seneyi beklemek anlamına geliyor... Çok iyi denemelerin ardından gelen yağmurlar, kaza ve rotada çatlağın içinde yaşayan kuş yuvaları yılanların avları arasında olması… Vahşi yaşam… Tırmanırken tutamaktan gelen tısss sesiyle şahmeranın dişleriyle göz göze geldim… Yılanı tutamaktan dışarı atma mücadelesi başarısız olunca denemeler yeniden seneye kalıyor… Yılan bu abi…

Yeniden döndüğümde daha fit bir vücut var ama kalın pazılardan gelen yanma ve gözyaşları eskisiyle aynı… Rotadan geçit yok… Ama bu kez rotanın kilidine yeni bir çözüm getirdim… Bu çözümle imkânsız zorluk bir anda bende umut ışığı uyandırdı… Adamım kilidi ilk kez yapabileceğime inandım… Hararetli denemelerin dozunu arttırdım. Bu kez kilide kadar her türlü gelmeye başardım. Artık önümdeki tek engel kilidi aşmak…

Rota benim için Yaban hayatta öğrenilmesi gereken bir yaşam yarattı… Kendimi doğaya atarak diğer tırmanış bahçelerinde daha farklı rotalar tırmanarak, derviş-keçi gibi gezinip durdum… Kuşlarla uçtum. Yuva kurdum… Yılan yakalamayı öğrenip yarasalarla dost oldum… Saçı sakalı uzatarak yaban hayatın içine karıştım… Tüm çabalarım kendimi rota için hazır hale getirmek… Artık ben bir Yabani’ydim… Ve geri geldim…

Yaban hayatta öğrendiğim diğer tırmanışın tecrübelerini rotaya aktarma zamanı gelmişti… Uzun aradan sonra rotaya yeniden döndüğümde yine rota üstünde kuş yuvası ve yarasalar vardı. Mücadele etmek gerekti. Bu kez kuş yuvası ve yarasalarla dişe diş mücadeleden ben galip çıktım ve hattı hayvan camiasından kısa bir süreliğine teslim aldım… Rota hayatım boyunca ilk kez kuru ve temizdi… Çok heyecanlıydım ve biliyordum ki tırmanabilirdim… Her zaman hissettiğim gibi o eşsiz duygu yeniden benimleydi… O gün, bu gündü… Rüzgârın yüzümü yaladığı, havanın sürtünme için mükemmel olduğu güneşli bir Adana gününde kadim dostum Çağlar Bıldırcın’ın emniyetinde rotanın kilidini geçerken son hamlede bir an boyut değiştirip bambaşka bir dünyada kendimi gördüm… Son beş yılda yaptığım bütün denemeleri görüp, hayata yeniden gözümü açtım… Yeniden hayata dönüp son zor hamleyi de yaptım… Rotanın geri kalanını zafere doğru koşarak tamamladım… Ardından gelen ALLLAAAHHH çığlığı… Tüylerim ürpererek avazım çıktığı kadar bağırdım… Benimle birlikte bütün yaban hayat ve Adana Team’de bağırıyordu…

Artık tam bir YABANİ’ydim… 20 Kasım 2011…

Bu eşsiz tırmanış anını o gün sadece küçük bir grup görebildi ve bu enerjiyi yakalama şansına sahip olan özel insanlar oldu… Şuan rotanın altına geldiğinizde bu eşsiz hatta baktığınızda bu enerjiyi hala hissedeceksiniz ve ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…

Yabani… X+… ilk çıkış…

Rotayı tırmandıktan sonra yaptığımız parti Çin’den getirdiğim mini kadehlerde viski içerek başladı… Çin’de öğrendiğim yeni şerefe kelimesi; GAMBE!!! Anlamı; tek seferde şerefe… Ben ve Peyami (Nazik) Abi Adanalı olduğumuzdan Gambeleri büyük kadehlerde sürdürdük… Adana Team ekibinin de gelmesiyle evde Gambeler havada uçuştu… Bütün akşam sürekli Gambe diye bağırdığımı hatırlıyorum. İçilen iki şişe viskiden sonra ben 15 dakika uyumak istedim. Çağlar(Çaylı)’a beni 15 dakika sonra uyandırmasını istedim. 10 dakika sonra Çağlar’ı benim yanıma yatırdıkları için gözümü sabahın erken bir saatinde açtığımda evde sadece boş şişeler vardı… Adana’daki tırmanış camiası için önemli olan bu güzel tırmanışın partisi müthişti demeyi çok isterdim ama içtiğim bir şişe mükemmel bir viskiden sonra ben uyuyarak bütün partiyi kaçırdığımdan partinin detaylarını anlatamayacağım… Omuzlarımdaki yük artık kalkmıştı ve içimdeki Yabani artık durdurulamazdı…

Sabrı, emeği, desteği ve motivasyonu için Adana Team’e çok teşekkür ederim…

Video: Süleyman Vardal, Çağlar Bıldırcın Video Edit: Çağlar Bıldırcın