TARİHTE BUGÜN:

Petzl RocTrip 2011. Her yıl dünyanın en iyi tırmanıcılarının katıldığı Petzl RocTrip şenliği bu yıl Çin Getu He Vadisi’nde düzenlendi. RocTrip'e Toroscamp sponsorluğunda, Petzl Türkiye Takımı olarak Türkiye’den katılan Mümin Karabaş, ve Zorbey Aktuyun şenliğe ait gözlemlerini ayrı ayrı bu yazıda bizlerle paylaştılar. İkisine de teşekkür ediyoruz. Beğeniyle okumanız dileğiyle.

Not: Yazıda kredisi belirtilmeyen tüm fotoğraflar Zorbey Aktuyun ve Mümin Karabaş arşivlerinden alınmıştır.

Petzl RocTrip 2011 Çin … Nasıl mı buradayım? Aslında biraz uzun bir hikaye ama kısacası; Geyikbayırı’ nda tırmanış sonrası bir akşam otururken Öztürk (Kayıkçı) ve Güneş (Ergüden)’ in Petzl Türkiye Takımı ve bu seneki RocTrip için TorosKamp ‘a bizi önermeleri ile başlayıp … 2 aylık bir süre içinde konuşmalar ,görüşmeler ... Fransa ile bağlantılar, alınması biraz zor olan Çin vizesi, uçak bileti tarihleri ... derken havaalanındayım … vay be! Gerçekten gidiyorum ... ama Mümin yok … Check-in kapanıyor, “Beyefendi, arkadaşınız nerde? Kapatmak zorundayız.”

-Ben: Hayır ,hayır geliyor. Yolda ... birazdan gelir, biz takımız … Lütfen biraz bekleyin.

-Görevli: Beyefendi kapatıyoruz , geliyor musunuz?

-Ben: Evet !?!? evet …

13-14 saat süren Shangai uçuşu ,gece havaalanı, sabah 2 saatlik bir uçuşla daha Guiyang’a... Buradan Fransız takımıyla buluşup 6 saatlik bir otobüs yolculuğu sonunda gece Getu He’deyim. Mümin yaklaşık 2 gün sonra geldi … kendisini yıllardır tanırım ama sanırım ilk defa özledim ve muhtemelen ilk defa sarıldık :) Bir araya geldikten sonra her şey çok daha kolaylaştı, hiçbir sorun kalmadı … Şenlikten 1 hafta önce burada olmak gerçekten çok önemli ve çok işimize yaradı, yavaş yavaş herkesle tanışıp kaynaşmaya başladık tabii bu süreç Mümin için biraz daha hızlı oldu diyebilirim :). Türk olmamız ve Petzl’ın Türkiye’den tırmanıcıları olması kesinlikle çok hoşlarına gitti ve gerçekten çok ilgi gösterdiler. Daha önceki yurtdışı tecrübelerimden de yaşadığım gibi Türkleri çok farklı hayal ediyorlar. Değişikliği, farklılığı göstermek beni en çok onure eden şeylerden biri. Birçok kişi bizi tanır, ne kadar farklı olduğumuzu her konuda … 3-4 gün sonunda fark ettik ki mükemmel bir takımda olması gereken en önemli özellik bu farklılıkmış. Türkiye’nin temsili için her konuda farklı olan iki insandan daha iyi bir temsil olamaz. kesinlikle 2 kişi olarak her soruya cevap verebildiğimizi fark ettik. Batı bölgelerinde spor tırmanış ve özellikle Bafa hakkında … güney bölgeleri ve özellikle Geyikbayırı hakkında … Petzl ve birçok iyi tırmanıcı Türkiye’yi biraz daha mercek altına aldı ve kesinlikle birkaç yıl içinde bir çoğunu Türkiye’de göreceğiz.

Getu He gerçekten küçük yaklaşık 100-150 hanelik şirin, klasik bir Çin köyü. Bölge tamamen Petzl ve Petzl sporcuları tarafından açılıp geliştirilmiş. Şu an için 250 ip boyu rota var ve açılmaya devam ediliyor ve potansiyel inanılmaz. En önemli şeylerden biri ise Çin’in böyle yeniliklere çok açık olması ve çok desteklemesi, ilk defa tırmanışın –sporun hayat ve insanlar üzerindeki gerçek gücünü ve etkisini somut olarak gördüm. Bu şenlik sayesinde Getu köyüne yaklaşık 70 kilometrelik asfalt yol getirilmiş ve su boru sistemi yapılmış ve halkın gelir merkezi ve seviyesi tamamen artmış. Bu Çin’de küçük bir köy için kesinlikle çok önemli.

Getu tırmanış bakımından da inanılmaz, kendi kafamda yarattığım efsaneye göre binlerce yıl önce yaşamış Ejderha’ların bir şekilde ölmeleri sonrasında oluşturdukları şekillerin üzerini kayaların ve ağaçların kaplaması sonucunda oluşan o efsanevi kulesi yapılar ve onlarda tırmanış. Özellikle Great Arch sektör, hayatımda hiç böyle bir kireçtaşı görmedim, büyüklü küçüklü delikler genellikle slop ,açık pinch ve çok zayıf under tutuşlar ... mükemmel rotalar ... Ark 250 metre yüksekliğinde ve içi en az 100 metre genişliğinde, potansiyeli inanılmaz, uzun ip boylu rotalar içinde mükemmel bir kaya.Şenlik öncesinden bazı sektörleri gezip, tırmanabilme, Petzl takımının birçok iyi tırmanıcısıyla tırmanıp uzun uzadıya muhabbet edebilme imkanı bulduk. Bir gün efsanevi Fransız tırmanıcı Daniel Dulac’la beraber, şenlik öncesi yeni tırmanıcılar için hazırlanması gereken Pussa Sektör’de rotaların ve büyük kayaların temizliğini yapıp beraber çalışma imkanı bulduk. Yeni bir rota açma şansım bile oldu, daha önceden 2 boltu Havy tarafından çakılmış güzel bir hatta 7-8 bolt daha çakıp güzel yeni bir rota yarattık. Suprice to the End (5c+) ... ilk çıkış Mümin Karabaş.

Vee ... RocTrip ... neredeyse tüm tırmanış hayatım boyunca her yıl videolarını sabırsızlıkla beklediğim, gerçekten dünyanın en iyi tırmanıcılarının bir araya gelip yeni keşfedilmiş ülkelerde, bölgelerde yeni açılmış rotalarda; ki inanılmaz güzel tırmanışları ve en önemlisi paylaşımları, ortamları … vee şu an ordayım ... artık herkes burada aklınıza gelecek veya gelemeyecek herkes ... Tırmanış zaten hepinizin de tahmin edebileceği gibi mükemmel. 8b+’lar 8c+’lar havalarda uçuşuyor. Ama sanırım beni en çok etkileyen Dani Andrada’nın kız arkadaşından ayrıldıktan sonra biraz kafayı sıyırıp 11 günde tek başına açtığı, muhtemelen şu an için dünyanın en zor çok ip boylu rotası olan Corazon de Ensueno (8c) rotasının Sharma’nın emniyetiyle temiz bir şekilde çıkması oldu. Bizim için de tırmanış gayet iyiydi şenlik içi –öncesi ve sonrasında toplam 3-4 tane 7c+ çıktık rahatlıkla … RocTrip’ler icin hazırlanan Ultimate rotalara, özellikle Lost in China 8b+ ve Powder Finger 8b+’a gerçekten güzel denemeler yaptık … En ünlü çok ip boylu rotalardan birine girdik Nihao Wokepa! (merhaba korkuyorum!). Bu, biraz yumuşak derecelendirilmiş, en zor ip boyları 7c+ ve 7c+/8a olan 5 ip boyluk rotayı, sadece benim 7c+ lık ip boyunda düşmem ... sonra inip tekrar girmem ve kilidi geçip tekrar düşmem, sonra biraz sinirden delirmem sonucu tam temiz çıkamasak da, güzel ve sağlam bir tırmanış yaptık.

O kadar özel ve güzel bir ortam ki derece kesinlikle ikinci planda kalıyor. Dünyanın bir ucunda birçok iyi tırmanıcıyla beraber, eşi benzeri olmayan efsanevi kayaların dibinde çok güzel bir paylaşım ve önemli bir tecrübe yaşıyoruz … burada olan herkes gibi sadece tırmanmaktan, dünyanın farklı bir yerinde, farklı insanlarla, farklı bir kültürde bulunmaktan mutlu olup anı yaşıyoruz … ve kesinlikle RocTrip’in en büyük amaçlarından biri de bu … RocTrip, yaklaşık 1000 kadar Çin’linin katıldığı Said Belhaj, Dj Lafouche ve Dave Graham’ın çaldığı, bizim ise tüm Petzl Atletleri olarak sahnede yerel içkileri olan Baijo (pirinç şarabı) eşliğinde dans ettiğimiz , her zamanki gibi mükemmel bir parti ile son buldu. (Sanırım hayatımın en iyi fotoğrafları o partide çekildi :))

Şenlik sonrası Petzl ekibinin hemen hemen hepsinin kalmasıyla sağlam tırmanışlara devam ettik. Şenlik sonrası için en önemli olay Gabriel Moroni’nin Coup de Bambou’nun ilk çıkışını yapıp 9a derecesi vermesi ve rotayı izleyebilme, yakından görebilme şansımızın olması…

Son günlerimiz, daha güzel tırmanış günleri ve daha güzel paylaşımlar, daha derin arkadaşlıklarla geçti. Son 3 gün bence Çin’de mutlaka görülmesi gereken bir tırmanış bölgesi olan Yangshou’ya uğradık. Getu’dan 24 saat sonra Yangshou’daydık, burası da kesinlikle mükemmel, çok farklı bir bölge. Burada Said Belhaj ile bol bol zaman geçirme ve tırmanma şansımız oldu. Güzel turistik geziler yapıp uzun geri dönüş yolculuğumuza başladık …

Çin her şeyi ile inanılmaz güzel bir ülke. İnsanları , doğası, kültürü , tarihi, efsaneleri ... Her şeyleri ile o kadar farklılar ki, bu farklılıklar sayesinde hayatım boyu gülümseyerek hatırlayacağım çok güzel anlar yaşadık. Özellikle insanları ve doğası ben en çok etkileyen ve en çok şey öğrendiğim yönleri ...

Petzl RocTrip’leri her sene dünya tırmanış camiasına yeni bir şeyler katan, tırmanışın gelişmekte olan ama yeterli kaynakları olmayan alternatif ülkeleri bulup, bu ülkelere yatırım yapan –bir şenlikle ülkedeki spor tırmanışı 10 yıl ileriye taşıyan, dünyanın en iyi tırmanıcılarını bünyesinde bulundurup bu tırmanıcıları her ülkenden tırmanıcılarla aynı ortamla birbirine tanıştırıp kaynaştıran, her şenlikle farklı ülkelerin kültürünü, dilini, tarihini, insanını tırmanıcılara öğreten, aktaran ... Gerçekten tırmanışın birçok gerçek anlamını, özünü tırmanıcılara anlatan yılların en önemli tırmanış organizasyonu.

Böyle eşsiz bir ülkede tırmanabilme, insanlarla tanışabilme, kültürünü, insanını, havasını, yemeklerini tanıyabilme şansını bize sağlayan TorosKamp’a ve Petzl’a sonsuz teşekkürler …

Görüşmek üzere, sevgiler …

Zorbey Aktuyun

Mümin'den

Moruk hazırlan Çin’e gidiyorsun!

Neyyyy???

Nereye?

Çin’e mi?

Hııı?

Böyle başlayan Öztürk Kayıkçı ile olan konuşmamız gerçekten soluğu Çin’de almamla sonlandı.

Öztürk’ün beni ve Zorbey Aktuyun’u Toros Kamp’ın oluşturduğu Petzl Türkiye Takımı’na önermesi ile hayal gerçekleşmeye başladı. Daha evvel, Çin’deki RocTrip’e katılmak, Petzl takımı içinde yer almak ve dünyanın öteki ucuna seyahat etmek aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Toros Kamp’ın oluşturduğu Petzl Takımı’na seçildikten sonra hazırlıkları tamamlayıp Toros Kamp’ın sponsorluğu ile Çin’deki RocTrip’e doğru yola koyulduk. Hep video ve fotoğraflarını gördüğümüz RocTrip, peki neydi bu RocTrip?

RocTrip; Petzl firması tarafından düzenlenen uluslararası bir tırmanış şenliği organizasyonu. Şenliğin en büyük amacı Petzl takımı ile (dünyanın en iyi tırmanıcılarının olduğu bir takım) tüm tırmanıcıları dünyanın fantastik yerlerinde bir araya getirmek. Bu organizasyon ilk defa 2002 yılında Millau, Fransa’da gerçekleşti. Daha sonraki yıllarda; Bishop, Kaliforniya 2002, Millau, Fransa 2003, Gunks, New York 2003, Millau 2004, Sheffield, İngiltere 2004, Squamish, Britanya Kolombiyası 2005, Millau 2006, Kalymnos, Yunanistan 2006, Red River Gorge, Kentucky 2007, Millau 2008, Zillertal, Avusturya 2008, Millau 2009, Jilotepec, Meksika 2010 ve Getu He, Guizhou, Çin 2011 de yapıldı. Biz Petzl Türkiye Takımı ( Mümin Karabaş ve Zorbey Aktuyun ) olarak Çin’deki bu organizasyona Petzl Türkiye Toros Kamp desteği ile katıldık. Dünyanın en iyi atletlerinin olduğu bu takıma seçilmek ve organizasyona dahil olmak benim için yılların rüyasının gerçeğe dönüşmesi anlamına geliyordu. Bu yıl 250 rotanın açıldığı Getu’ya dünyanın her yerinden yaklaşık 42 sporcu davet edildi. Bunlar içinde aklıma gelenler; Lynn Hill, Florence Pinet, Liv Sansoz, Nina Caprez; Melissa Le Neve, Stephanie Bodet, Emely Harrington, Chris Sharma, Dave Graham, Dani Andrada, Gabriel Moroni, Sean Villanueva, Tatsuni Nitta, Toni Lamiche, Gerome Pouvreau, Loic Gaidioz, Daila Ojeda, Said Belhaj, Michael Fuselier, Joe Kinder, Philippe Ribiere, John Cardwell, Sasha Diguilian, Enzo Oddo, Steve Mc Clure, Daniel Du Lac, Arnaud Petit, Ethan Pringle ve dahası…

18 Ekim 2011 tarihinde ben Dalaman’dan İstanbul’a uçakla gelmeyi planladım ama Dalaman uçağının 3,5 saatlik gecikmesi sonrası Çin’e giden uçağı kaçırdım. Şaka değil gerçek! Hayatım boyunca hiçbir uçağı kaçırmadığım için bu bana biraz pahalıya mal olan bir ders oldu. Zorbey Çin’e giden uçağın içinde RocTrip hayalleri kurarken, benim elimdeki uçak bileti artık boş bir sayfaydı. Boşlukları nasıl doldurabilirdim?

Macera Akademisi şirketinin sahibi olan sevgili patronum Caner Odabaşoğlu bana yeni bir uçak bileti alarak Çin’e gitmemi sağladı. Çin’deki iç hat uçuşum için gereken parayı da kredi kartım sponsorluğunda aldım. Bu durumda benim için çok pahalıya gelen bir seyahat sonrası Guiyang’da buluşmamız gereken otele vardım. Zorbey’in olması gereken odada olmaması, resepsiyondaki çalışan personelin Çince’den başka bir dil bilmemesi benim sinir sınırlarımı birazcık, hatta birazcıktan fazla zorladı. Petzl organizasyonundan aradığım yetkili ile yeni bir arabaya transfer oldum. Yarın sabah 09:00’da! Güzel haber.

Ertesi gün erkenden kalkıp havalimanında Sam Bie, Edouard Bouvet ve kız arkadaşı, Gerome Pouvreau ve Florence Pinet’le buluştum. Uzun süren bir yolculuk sonrası, yani 3 günlük seyahatte toplamda 6 saati geçmeyen bir uyku ile Getu’ya vardım. Zorbey’le buluştuğumuzda, ikimiz de birbirimizi gördüğümüze bu kadar sevinmiş olmamıza çok güldük. Hızlı bir Çin birası, eski ve yeni dostlarla sohbetten sonra otele yerleştik. Eksik uyku, heyecan, karanlıkta gelip sabah şoku ile her yeri görme, yarınki tırmanış, herkes gelmiş, burası neresi, dünyanın öteki ucu, eee biz geldik ne olacak şimdi, şu karanlık şeyler tepe mi, ark nerde ya, sıkı al, jet lag … duyguları ile yalnızca birkaç saat uykunun ardından sabahın ilk ışıkları ile Petzl Base’de kahvaltı yaparken buldum kendimi. Kahvaltı derken soya soslu Noodle! İlk ve son kahvaltım oldu. Ertesi günler bisküvi benzeri şeyler ve bulursan kahve yoksa yeşil çay.

Köyün girişindeki aile pansiyonunu Petzl ana toplanma yeri olarak kullanıyor. Burası Petzl Base, biz sporcular olarak karşıdaki otelde kalıyoruz. Kahvaltı ve akşam yemekleri Petzl Base’de, uyku otelde ama kimse uyumuyor ki. Hayat inanılmaz canlı nerdeyse herkes burada. Gelmeyenler ise birkaç gün içinde burada olacaklar. Biz erken geldiğimizi düşünüyorduk ama geç gelen ekip içindeymişiz. Hızlı bir kahvaltı sonrası hedefimiz ark! Bu ne ya? Oha! Benim ilk tepkim. Olum kayaya bak ya … Derken ark bize hoş geldin diyor. Daha önce gördüklerim hiçbir şeymiş. Kayıkla dereyi geçtikten sonra 1363 tane basamaktan tırmanıp arka ulaştık. Allahhh … Bu ne ya? Böyle bir tırmanış sektörü mü varmış? Şu karşıdaki tepeler Türkiye’ye kadar gidiyor herhalde. Toroslar’la bir bağlantısı var mı acaba? Saçmalama! Burası Çin dünyanın öteki ucu! Ni hao Çin!!!

Tek kelime ile anlatmaya çalışırsam FANTASTİK!!!

Kireçtaşının beyaz olduğu büyük deliklerin yer aldığı kolonet yapılar ağır negatifle birleşince arkta inanılmaz bir tırmanış stili yaratmış. VIII (7a) bir rotaya girerek stile ne kadar yabancı olduğumuzu anladık. Arkasından gelen IX+ (7c+) tam anlamıyla bize hoş geldin ark karşılaması yaptı.

Erken biten tırmanış gününden Petzl Base’e dönüp akşam yemeği için masaya oturduk. Masada kimler yok ki? Dünyanın en iyi tırmanıcıları ile aynı masada yemek yemeye çalışmak çok güzel olduğu kadar bir o kadar da zor. Burada herkes güçlü ve aç! Bir de kaşık olsa işler biraz daha kolay olacak. Bu çubuğun nasıl kullanıldığını bilen var mı? Ben Adana’dan geldim, bir dürüm yapsam? Ne!! Ekmek yok mu? Nasıl yani? Pirinç mi yiyeceğiz? Ben doymam ya … Derken soluğu bakkalda aldım ama her şey umutsuz … Yarınki akşam yemeğine çalışacağım. İkinci denemem daha iyi. Neyse ki biralar su gibi ve sudan ucuz.

İkinci gün Tony Lamiche rehberliğinde, pirinç tarlalarını geçip Banyang’s Cave sektöre gittik. Yol üstünde köyü geçip, pirinç tarlalarının arasında yürürken, zaman sanki çok eskilerde yaşanıyor gibi geldi. Bizim tırmanış için gittiğimiz yerler büyük şehirlerden çok farklı; az nüfusa sahip küçücük köyler. İnsanlar günlerinin büyük kısmını (5 yaşındaki çocukla ve 75 yaşındaki bir nineyi aynı tarlada görmek mümkün) pirinç tarlarında çalışarak geçirip, geri kalan kısımda ise RocTrip organizasyonunda çalışıyorlar. Bazılarının bakkal dükkânı var, kimisi mini lokanta sahibi ve bunlar gibi küçük işletmeler mevcut…

Banyang’s Cave sektörde Fransız takımı ile düne göre kendimize daha uygun stildeki rotalarda tırmandık. Hafif negatif, kolonetli yapılar. (Geyikbayırı stili) Stil bize uydu ama biz vücudu Çin saatine uyduramadığımızdan IX+(7c+) rotalar bize jet lag ile ilgili güzel hatırlatmalar yaptı.

Akşam olduğunda tüm sporcular toplandı ve RocTrip için gereken son hazırlıklar için görev dağılımı yapıldı. Erwan’ın (Organizasyon ve ulaslararası sponsorluklar baş sorumlusu aynı zamanda RocTrip’i düzenleyen insan) “Mümin yarınki planınız nedir?” sorusuna; “hımm yarın biz, şey Didi biz ne yapıyoruz yarın?” Diyerek karşılık verince sonuç; Pussa Yan sektörde büyük kayalar levye ile temizlenecek! Neyyy??? Gitti bizim dinlenme günü … Aktif dinlenme iyidir. Bütün gün temizlik sonrası akşam Petzl Base’e döndüğümüzde, günün kahramanları olarak takımdaki yerimizi alıp herkesle iyice kaynaştık.

RocTrip’in başlaması açılış seremonisi, kayıtlar, tırmanışa yeterli olup olmadığınıza dair testler, kurslar, workshop ve kliniklerle başladı.

Kayıt için gittiğimizde; bir çift yemek çubuğu, rehber, matara, tişört, afiş, şapka vs. gibi şeylerle dolu RocTrip çantası verdiler. Rehberinizi onaylatmak için; gözetmenler eşliğinde tırmanış duvarında yapılan teste katılmanız gerekiyor. İstasyondaki mağaracıdan ipi geçirip inme, klip yapma, emniyet alma gibi kontrollerden geçtikten sonra sizin tırmanış tecrübenize uygun renkteki bilekliğinizi alıp, rehberinizi damgalatıp sektöre doğru yol alıyorsunuz. Allahtan biz bu teste girmedik. Ben izlerken yıllar önceki sınav stresini yaşadım. Biz onayı tanıdık hocalardan alıp sınavdan başarıyla geçtik.

Arkın yolu üzerinde Buddha sektörde tam gaz tırmanışa başladık ama Dani Andrada’nın VIII (7a) rotasına girince bütün gazımız alındı. Hedefi hemen keskin bi dönüşle arka çevirerek sahnedeki yerimizi aldık. Güzel bir tırmanış günü geçirip evimize doğru yol aldık. Artık ev diyorum, çünkü günün büyük kısmında burada bütün takımla vakit geçiriyoruz. Yemek, internet, sohbet, tırmanış planları, parti her şeyin merkezi Petzl Base, evimiz gibi …

Ertesi gün yağmur yağması ve Dave Graham’ın bu havada tırmanışa gidilmez diyerek bütün takımı dinlenme günü yapmaya ikna etmesi, akşamki partinin başlamasının sebebiydi. Bütün takımın litrelerce baijo (yerli pirinç şarabı) içtiği ve sabaha kadar dans ettiği bir gece sonrası, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi full performans tırmanması çok normal.

Şenliğin son gününe kadar dolu dolu geçen günler ve akşamlar (gün içerisinde tırmanış akşam film ve slayt gösterileri) yerini son güne bıraktığında RocTrip’in gerçek yüzünü gördük. Petzl takımının bütün sporcuları olarak Great Arch sektörde toplanıp tırmanış yaptık. Yüzlerce insanın sizi izlediği ortamda tırmanış, yarışma … Ekibin bir kısmı uzun ip boylu rotalarda tırmanırken geri kalanı spor rotalarda vakit geçirdi.

Ben bir Türk olarak iki bölümde de yer alma şansı yakaladım. Öncelikle spor rotalarda video çekimi ve ardından RocTrip için hazırlanacak videoda kullanmak üzere röportaj yapıldı. Türkiye’den ilk kez bir takımın RocTrip’e katılması ilgi uyandırdı. Ardından Daniel Du Lac ile ip birliği yaparak Nihao Wokepa rotasını tırmandık. Arkın sol tarafında bulunan bu 5 ip boyluk rotayı 2 saat içinde tırmandık. Son ip boyunu ve inişi Petzl fenerle tırmandık ve ip inişi yaparak akşam yemeğine geldiğimizde üçüncü saat hala dolmamıştı. 5 ip boyu olan rotanın derecesi;

1. İp boyu; VIII- (6c+)

2. İp boyu IX+ (7c+)

3. İp boyu IX (7c)

4. İp boyu VIII+ (7a+)

5. İp boyu IX+/X- (7c+/8a)

Biz bu rotayı ertesi günlerde Zorbey’le birlikte tırmandık. Sadece ikinci ip boyunu serbest tırmanamadık. Diğer ip boylarını düşmeden tırmandık. Son ip boyunu Didi ile tırmanırken kafa feneri ile karanlıkta flash tırmandım. Bu sebeple derecelerin baya yumuşak verildiğini düşünüyorum. Her neyse … Skordan çok arkın mükemmel manzarasını görmek ve yüksekten Çin’in uzak tepelerine bakmak rotanın derecesinden daha önemliydi.

Yemekten sonraki kapanış seremonisi ve Petzl Team sporcuları olarak Getu’ya yaptığımız sürpriz teşekkür yazısının (Yazıda Getu’ya RocTrip sorumlusu Erwan’a bu güzel organizasyonu gerçekleştirdiği için teşekkürler yazıyordu. Her sporcu bir harf tutarak kelimeleri oluşturdu.) ardından parti başladı. Mükemmel müzik eşliğinde ücretsiz baijo ve bira! Üstüne dünyanın en iyi tırmanıcılarından oluşan dans gösterisi …

Bizi gören Çinli’ler de sahneye gelince polis kalabalığı dağıtmakta baya zorlandı. Sahne nerdeyse yıkılıyordu. Ortam biraz sakinleşti derken; burada ben ve efsane tırmanıcı Lynn Hill devreye girerek sahnenin üzerindeki yüksek bir platformda Said Belhaj’ın canlı performansıyla 2000 kişi önünde dans ederek ortamı yeniden ateşledik. Lynn Hill ile yaptığımız danstan sonra tarihe geçtik diyebilirim. Bu gösteriden sonra partinin ritmi sabaha kadar devam etti. Sabaha karşı yediğimiz patates kızartmasından sonra otele uyumaya geçtik ama çok fazla uyuyamadık …

RocTrip’in bitmesiyle bazı tırmanıcılar eve dönerken biz ve kalanlar tırmanışa odaklandık. Arkın dışındaki sektörlerde tırmanış yaptık. Geri kalan ekiple güzel vakit geçirip sıkı arkadaşlıklar kurduk. Arkta ve diğer sektörlerde denediğimiz ama bitiremediğimiz X(8b), IX+(8b+) ve XI(9a) rotalara veda ederek uzun bir yolculukla Yangshou (Bu bambaşka bir hikaye olduğu için burada yazmıyorum.) tırmanış bölgesine doğru yola koyulduk. Burada geçirdiğimiz 3 gün sonrasında ise yaklaşık üç güren yolculuktan sonra Adana’ya vardım.

Özellikle ben 9a rotayı denerken olay oldu. Türkiye’de çıkılmış bu derecede bir rota olmadığı için denemek, zorluğu kıyaslamak istedim. Hissiyat güzel. Çünkü rotayı benim için ikiye böldüler. İlk kısım XI- (8c/8c+) diz sıkıştırıp dinlendikten sonra ise sıkı bir X(8b) derece! Toplamda ise XI derece. Rotayı denemeden önce yardım istediğim için ben denerken iyi tırmanıcıların birçoğu beta vermek için ve bana yardımcı olmak için destekte bulundu. Güzel ortam … Keşke son güne bırakmasaydım. Gelecek sefere …

Benim için dolu dolu geçen RocTrip’in sadece küçük bir kısmını burada anlatmaya çalıştım. Uzun hikâyeyi kayaların dibinde proje denemeleri aralarında kahve içerken anlatmaya devam edeceğim. Sohbete beklerim.

Sıcağın, dumanın ve kebabın şehri Adana’dan sevgiler.

Mümin Karabaş