tırmanış.org

tırmanıcıdan tırmanıcıya...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Anı

Cuma, 19 Şubat 2010 | Haldun Aydıngün

article thumbnail “…Aşağıdan yukarı Kartepe’yi koşmak 17 km + 1300 metreye geliyordu. Sanki ilk aşamada yapabileceğim bir işe benziyordu…” Haldun Aydıngün 27 Aralık 2009’da Kocaeli Kartepe’de gerçekleştirdiği bir dağ tırmanış koşusu anısını ve bu sporla ilgili önemli bulgularını bizlerle paylaşıyor. Beğeninize sunuyoruz. + devam

Perşembe, 11 Şubat 2010 | Mustafa Yeşildal

article thumbnail Mustafa Yeşildal, 2009 Aralık ayında Clup Alpin Française'nin davetlisi ve konuşmacı olarak katıldığı Fransa Autrans Dağ Filmleri Festivali ile ilgili izlenimlerini bizimle paylaşıyor. Mustafa dışında, Türkiye'den Dağ Filmleri Festivali koordinatorü Murat Yılmaz ve fotoğraf duayeni, dağcı Ersin Alok'un da katıldığı festivalin bu yıl 26.sı gerçekleştirildi. + devam

Perşembe, 28 Ocak 2010 | Nurettin Özcan

article thumbnail Nurettin Özcan, İbrahim Akçay ve Yenal Ege, geçtiğimiz ay, 26-27 Aralık 2009’da, Aladağlar'da bulunan Cıngıllıbeşik Kuzey Yüzünün ilk kış çıkışını gerçekleştirdiler. Tırmandıkları rota aynı zamanda muhtemel yeni bir rota hattı. Bu tırmanışın hikayesini Nurettin Özcan’ın kaleminden yayınlıyoruz. + devam

Cuma, 09 Ekim 2009 | Hakan Yalçın

article thumbnail “Büyüklerimin 1. Dünya savaşında sığınağı olan bu dağların benim için özel bir yeri var. ”Hakan Yalçın yine çok güzel bir gezi yazısı sunuyor bizlere. Birinci Dünya savaşına dayanan oldukça ilginç bir hikayeye sahip olan Gavur Dağları’na uzanan yolculuğundan bahsediyor. Üstelik muhteşem fotoğraflarıyla birlikte. + devam

Cumartesi, 07 Şubat 2009 | Burak Özdoğan

article thumbnail "(...) Her zamanki o köşeyi döndüğümde, telden kafesin içinde duvar gözüküverdi. Tutamaklar, rengârenk ve çeşitli şekillerde… 'İşte olm! Aşiyan burası!' deyiverdim içimden. İçeri girdim, kimse yoktu. Çantamı yere koydum. Gözüme bir şey takıldı birden bire:(...)" Burak Özdoğan, 1999 senesinin Aralık ayında kaleme aldığı bu yazıda, tırmanışa yoğun bir tutkuyla bağşı olduğu o tarihlerde yaşadığı bir 'ilk gece'yi sizlerle paylaşıyor. + devam

Çeviriler

Çarşamba, 22 Nisan 2009 | Nathalie Marchal (Türkçesi: Pınar Kavak)

article thumbnail “…Onu motive eden şey neydi? Bu sadece adrenalin arzusu muydu, yoksa bir çeşit korkularıyla yüzleşme isteği mi?...” Nathalie Marchal, hızlı serbest-solo çıkışları ve kontrollü serbest düşüşleri üzerine birçok videosunu izlediğimiz Dan Osman hakkında hazırladığı makalesini bizlerle paylaşıyor. + devam

Salı, 16 Aralık 2008 | John Middendorf (Türkçesi: Aykut Türem)

article thumbnailÜnlü ABD'li uzun duvar tırmanıcısı John Middendorf'un dağcılık ve tırmanışın tarihsel gelişimini, tırmanış malzemeleri ve teknikleri gelişimi çerçevesinden ele aldığı makalesi Mekanik Avantajı (Mechanical Advantage) John Middendorf'un kişisel izni ile Türkçe çevirisiyle yayınlıyoruz. + devam

Öyküler

Perşembe, 24 Mart 2011 | Burak Özdoğan

article thumbnail Alüminyum merdivenlerle yapılan tırmanış denemelerinden sikke şangırtılarına, kişisel zaferlerin kucaklaşmalara dönüştüğü kutlamalardan ölümün kıyısına uzanan ürkütücü kazalara, başarısızlıkların umutsuzluğa sürüklediği karamsarlıklardan tehlikeli oyunlara kadar pek çok hikâyeye sahne olan bir rota: İLK KAN! Burak Özdoğan, Ballıkayalar’ın bir klasiği olan bu geleneksel hattın penceresinden bakıyor ve 1970-2011 arasındaki yaşanmışlıklardan seçtiği kesitleri öyküsel bir anlatımla beğenimize sunuyor; Haldun Aydıngün'ün ön sözüyle. + devam

Çarşamba, 02 Eylül 2009 | Burak Özdoğan

article thumbnail16 yıl evvel yaşanmış çok ciddi bir kaza... Ve bu kazanın hayat verdiği bir öykü... Kurmaca bir metin yazmayalı çok zaman olmuştu. Başladığım hiçbir çalışmanın sonunu getiremiyordum. Dört sene boyunca beğenmeyip yarım bıraktığım bir dolu yazınsal girişim, kağıt-kalem sevdamı hoyratça yerden yerde vurdu durdu. 'Yoksa hakikaten bıraksam mı' bu hevesin peşini diye kendimi döve döve sorgularken, 2008 Eylül'ünde, bir kaza raporu kaleme almak için masama oturdum. + devam

Salı, 04 Kasım 2008 | burakozdogan

article thumbnailBundan tam 16 yıl önce, HÜDDSK’ten döt kişilik bir ekip, Parmakkaya’nın ilk çıkışını gerçekleştirmek hayali ile bilinmeyen bir sona doğru yola koyuldu. Okuyacağınız yazı, bu maceraperestlerin hiç beklenmedik bir sürpriz ile biten öyküsünü anlatırken bir taraftan da 1980’li yıllardaki ülkemiz dağcılığına ilişkin küçük çapta da olsa bir kesit sunmayı hedeflemektedir sizlere. + devam

El Capitan, The Nose Rotası Yeni Sürat Rekoru Üzerine Hans Florine Sorularımızı Yanıtlıyor

e-Posta Yazdır PDF

Hans Florine ve Yuji Hirayama, 2 Temmuz 2008'de El-Capitan, The Nose rotasında rekora koştular. Hans Florine tirmanis.org'u kırmayarak sorularımızı yanıtladı.

Hans Florine ve Yuji Hirayama, 2 Temmuz 2008'de El-Capitan, The Nose rotasında rekora koştular. Hans Florine tirmanis.org'u kırmayarak sorularımızı yanıtladı.

rop_hansflorine01.jpg

Hans Florine ve Yuji Hirayama birlikteler. (foto: Paul Hara)1

 

Hans Florine ve Yuji Hirayama Yosemite Vadiisi’nin efsanevi yekpare graniti El Capitan üzerindeki en meşhur rota olan The Nose’da geçtiğimiz Temmuz ayında yepyeni bir sürat rekoruna imza attılar: 2 saat, 43 dakika, 33 saniye! 870 metrelik duvarın bundan evvelki sürat rekoru Alman tırmanıcı kardeşler Alexander ve Thomas Huber tarafından 2007 senesinde kırılmıştı.

Hans Florine, yoğun temposu arasında tirmanis.org’un sorularını yanıtladı. Kendisine sitemiz adına tekrar teşekkür eder, beğeniyle okumanızı dilerim.
Burak Özdoğan, 14/08/2008 - P

 

Konfüçyüs’ün güzel bir aforizması var: “Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğin mühim değildir,” diyor ünlü filozof. Gelgelelim kimi tırmanıcılar için kuru bir laftan ibaret Çinli düşünürün bu sözü. Yavaş gitmek mi?
E! Kaka!
Adını bile anma!

Bu satırları yazdığım vakitlerde Çin Halk Cumhuriyeti’nde yirmi dokuzuncu Olimpiyat oyunları devam ediyor. 11,028 atlet, 302 karşılaşma, 28 spor dalı! Yarışmacılar daha güçlü, daha kesin, daha çevik, daha hızlı, daha daha daha… olmak için varlarını yoklarını ortaya koyuyorlar! Olimpiyatların tabiatı böyle: Yeni rekorlar kırılıyor. Eski rekorlar tarihe gömülüyor. Aynı iki yüz metreyi daha hızlı yüzüyorlar, aynı yüz metreyi daha hızlı koşuyorlar… Çıta bir kez daha yükseliyor: Bilmem kaç dakika, bilmem kaç saniye, bilmem kaç salise!
Dijital teknolojinin eseri dürüst kronometreler kimilerinin yüzünü güldürüyor kimilerini de acımasızca kürsüden indiriyor.
Bu kusursuz kronometrelere artık dağlarda da, uzun kaya duvarlarında da rastlamak alışageldik bir durum. Kimi tırmanıcılar için tırmanmanın nedeni “Çünkü o orada!” gibi derin bir yanıtta gizli değil belki de; onlar zirveye ulaşıp ulaşamamakla ilgilenmiyorlar, onlar zirveye her zamankinden daha hızlı tırmanmayı becerebilmek için tırmanıyorlar. Onların bu performanslarının doğal bir sonucu olarak bazı zirveler, bazı rotalar tıpkı bir tartan koşu pistiymişçesine gündeme geliyor. Bunlara en güzel örneklerden biri de şüphesiz “The Nose” rotası. ABD, Yosemite Vadisi’ndeki yekpare granit bloğu El Capitan (Kaptan, Şef) üzerindeki rota, kaya tırmanışı tarihi açısından ne kadar önemliyse sürat tırmanışı kulvarında da çarpıcı bir paydaya sahip. The Nose, 910 metre yüksekliğindeki El Capitan üzerinde tırmanılan ilk rota olma özelliğine sahip.

Neredeyse 50 yıl önce, Warren Harding, Wayne Mary, ve George Whitmore üçlüsü 12 Kasım 1958’de El Capitan’ın zirvesine ulaştıklarında The Nose’un ilk çıkışını yapmış oldular. Bu çıkış onlara 18 aya yayılı 45 günlük bir çabaya mal olmuştu. Farklı zamanlarda rotaya gelip, kaldıkları yerden tırmanışa devam ederek bir tür fetih yaklaşımını benimsemişlerdi. Rotanın ikinci çıkışı ancak iki sene sonra, 1960’ta yapılabildi. Joe Fitchsen, Tom Frost, Chuck Pratt ve Royal Robbins rotayı 6 gece 7 gün gibi çok daha kısa(!) bir sürede tırmandılar. 1974 senesine gelindiğinde rotadaki en hızlı tırmanış 1,5 günde yapılabilmişti. Nihayet, ilk çıkıştan on yedi sene sonra, 1975 yılında Jim Bridwell, John Long ve Billy Westbay, The Nose’u bir gün içinde tırmanmayı başardılar. 1989 senesinde Steve Schneider, Nose’u solo olarak bir gün içinde tırmandı. 1993 senesiyse Lynn Hill’in unutulmaz çıkışına sahne oldu: Lynn Hill, The Nose rotasını tamamen serbest tırmandı; hiçbir yapay tırmanış tekniği uygulamadı! Bu kaya tanrıçası bir yıl sonra geri dönerek aynı çıkışı yirmi dört saat içerisinde yapmayı başardı.

rop_hansflorine00.jpg
Hans FLorine ve Yuji Hirayama, El-Cap'ın zirvesine yaklaşıyorlar. (foto: Paul Hara)

1992 yılında The Nose, 4 saat 22 dakikalık bir çıkışa şahit oldu : Peter Croft ve Hans Florine tarafından kırılan bu rekor takip eden dokuz sene boyunca kırılamadı.
2001 senesi The Nose için enteresan bir yıl oldu. Timmy Oneil ve Dean Potter ikilisiyle Hans Florine ve Jim Herson ikilisi arasında karşılıklı olarak rekorlar kırıldı. 03:59:35 ile önce T.Oneil ve D.Potter yeni rekoru kırdılar. H. Florine ve J. Herson buna 03:57:27 ile yanıt verdiler. Timmy ve Dean bunun altında kalmadılar, rekoru yenilediler: 03:24:20!
2002’de Hans Florine bu sefer Yuji Hirayama ile The Nose’a geri döndü. 02:48:50 ile rekoru üç saatin altına çektiler!

2007 senesinde sahnede Huber kardeşler boy gösterdi. Önce 02:48:35 ve ardından 02:45:45. Alexander Huber ve Thomas Huber kardeşlerin bu çıkışları Am Limit ismiyle bir video film olarak piyasaya sürüldü.
Ve 2008. Geçtiğimiz Temmuz ayının 2. Günü, Hans Florine ve Yuji Hirayama The Nose üzerinde bugüne kadar yapılan en süratli çıkışa imza attılar: 02:43:33!

 

Bu rekorun kırılmasında, sizi daha önceki ekiplerden ve denemelerinizden daha hızlı kılan özel bir neden var mı?
Biz SADECE sürat çıkışına odaklandık ve bu yönde antrenman yaptık. Yuji’nin ziyareti öncesinde ve sırasındaki tamı tamına on günlük süreç içinde gerçekleştirdiğimiz bütün koşularımızda SADECE sürat için çalıştık.

 

Yuji kırdığınız rekordan sonra bir gazetedeki demecinde “Evet, daha da hızlı tırmanabilirdim, kesinlikle!” diyor ve ekliyor: “Bu geçici bir rekor.” Sence, The Nose rotasında gerçekleştirilebilecek en süratli çıkış süresi ne kadar olabilir?

2 saat 20 dakika.

 

Sence kullanılan teknik malzemelerdeki teknolojik gelişmeler sürat çıkışlarındaki rekorlara kayda değer ölçüde etki ediyor mu?

Teknolojik gelişmelerin bir etkisi var, evet. Fakat asıl olan geçmişteki tırmanıcıların zihinsel alanda kat ettikleri mesafe ve gelişme. Bu, günümüzün sürat rekorlarının bu noktaya ulaşmasındaki en büyük etken.

 

Bildiğim kadarıyla sürat tırmanışları genellikle daha önceden tırmandığınız, tecrübe kazandığınız duvarlar üzerinde deneniyor. Tırmanış literatüründe neden “en hızlı onsight tırmanış” kavramı henüz popüler değil? Örneğin, The Nose rotasının en hızlı onsight çıkışını kimin yaptığını biliyor muyuz?

Hayır, bilmiyorum. Fakat belki en hızlı onsight çıkış Grant Horner ve partneri tarafından 1996 yapılmış olabilir(?). 14 saatte. Daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsin: http://speedclimb.com/yosemite/thenose.htm#98

 

Kimilerine göre sürat güvenlik demek, belki de gerçekten öyle. Sana göre, bir sürat tırmanışı ne zaman daha güvenli olmaya başlar ve hangi aşamadan sonra tehlikeli bir hal alır? Genellemek mümkün mü?

Bu konuda sadece şunu söyleyebilirim: Farklı bir perspektiften bakıldığında sürat stratejisi belki de güvensizdir; fakat bir tırmanışın “gerçekten” güvensiz olup olmadığını sadece o ekipteki üyeler bilebilir, bunu sezinleyebilirler.

 

Sana göre uzun duvar tırmanıcılarını yavaşlatan ortak nedenler neler?

(İp boyları sonunda) Hızlı değişim yapamıyorlar. Aider’larda tutuk kalıyorlar ve 5.8 lik yerlerde bile sıçramıyorlar (dinamik tırmanmıyorlar). Tembeller; istasyonda partnerleriyle oturuyorlar ve malzeme değiş tokuşunu şaşkınlık içinde, ivedilik sezgisinden yoksun olarak yapıyorlar.

 

Hans, günün birinde yavaşlamaya niyetin var mı?

Yok.

 

Yararlanılan Kaynaklar:

http://www.planetmountain.com/english/News/shownews.lasso?l=2&keyid=36210

http://www.speedclimb.com/

http://speedclimb.com/yosemite/thenose.htm#98

http://en.wikipedia.org

http://speedclimb.com/yosemite/thenose.htm

 

Dipnotlar:

  1. Fotoğraflar Hans Florine'in tavsiyesi üzerine www.speedclimb.com adresinden alınmıştır.

 

 

LAST_UPDATED2  

Deneme

Pazartesi, 07 Şubat 2011 | Haldun Aydıngün

article thumbnail 25 Ocak 2011’de, Gürcistan-Kazbek Dağı, Dragon’s Rocks Rotası Kış Tırmanışı’nda dönüş esnasında kaza geçiren Emre Kuruoğlu’nun ölüm haberi hepimizi çok üzdü. Dağcılıkla uğraşan herhangi bir kişinin başına gelebilecek bu olay hepimizi derin düşüncelere sevk etti. Haldun Aydıngün bu kazanın kendisine hissettirdiklerini ve düşüncelerini kaleme aldı. Bu vesileyle biz de Emre Kuruoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine, aslında hepimize, başsağlığı diliyoruz. Bundan sonra bir daha bunu gibi acı bir kazanın yaşanmaması dileğiyle. + devam

Pazartesi, 01 Haziran 2009 | Mümin Karabaş

article thumbnail 16-17 Mayıs tarihlerinde ÇÜDAK VIII. kısa kaya tırmanış yarışması Adana Çukurova Üniversitesi’nde düzenlendi. Yarışmaya emek verenlerden Mümin Karabaş yarışma öncesinde, yarışma sırasında ve sonrasında yaşananları, neler hissettiğini bizlerle paylaşıyor. Yazısının bitiminde yarışma fotoğraflarının yer aldığı bir de albüm sunuyor. + devam

Pazartesi, 23 Şubat 2009 | Ahmet Köksal

article thumbnail Ahmet Köksal’ın Alpin Kulüp Türkiye fikri üzerine daha önce Ytudak E-Posta Listesi'nde de paylaştığı düşüncelerini kişisel izni ile tek bir yazı olarak derleyip sizlere sunuyoruz. + devam

Röportaj

Pazar, 19 Aralık 2010 | Ahu Alanya

article thumbnail Ahu Alanya iki yıldır katıldığı Belçika’daki kısa kaya yarışmalarıyla ilgili izlenimlerini bizlerle paylaşıyor. Üstelik geçtiğimiz yıl 2. bu yıl da 3. olduğu yarışmalarda ülkemizi güzel bir şekilde temsil etmiş bulunuyor. Ayrıca Ahu bu yazıyı Klimzaal Blok tırmanış salonunun sahibi Sepp ile yaptığı bir röportajla da süslüyor. Beğeninize sunuyoruz… + devam

Salı, 27 Temmuz 2010 | Aykut Türem

article thumbnail “Bana göre dağcılık, kurallar ve yasaklarla dolu bir toplum içindeki son büyük maceradır.” Bu sözlerin sahibi, Tirollü (Avusturya) efsane serbest tırmanıcı Heinz Mariacher’le bir röportaj gerçekleştirdik. Özellikle 80’lerde Avrupa serbest tırmanışının sınırlarını ötelemiş, standartlarını belirlemiş bir isim olan Heinz Mariacher usanmadan tüm sorularımızı cevapladı. Kendisine sonsuz teşekkür ediyor ve beğeniyle okumanızı diliyoruz. + devam

Pazartesi, 08 Mart 2010 | Aykut Türem

article thumbnailÜlkemizin sayılı bayan tırmanıcılardan birisi olan Evren Karadağ, geçtiğimiz Kasım ayında Bilecik Pelitözü'nde bulunan X derece zorluğundaki Venom rotasını tırmanarak ülkemizde bir bayan tırmanıcının ulaşabildiği en yüksek zorluk derecesinde çıtayı bir basamak daha öteledi. Bu vesile ile röportaja ikna edebildiğimiz Evren'e sadece Venom'u değil tırmanışla ilgili sormak istediğimiz birçok soruyu yönelttik. Bizi kırmayarak sorularımızı cevapladığı için kendisine teşekkür ediyoruz.   + devam

Cuma, 05 Mart 2010 | SerkanKucuk

article thumbnail2009 Aralık ayında, Antalya, Sivridağ eteklerindeki Sinema Perdesi adı verilen yüzeyde açılan Kozmik isimli rotanın ilk çıkış öyküsünü fotoğraflayan Serkan Küçük’e tırmanıcıları fotoğraflamak üzerine 3 soru sorduk, 3 yanıt aldık. Beğeninize sunuyoruz. + devam

Pazar, 11 Ekim 2009 | Tunç Fındık

article thumbnail Sevgili Tunç Fındık devam eden 14 sekiz binlik projesi ile geçtiğimiz aylarda sonlandırdığı ve malesef olumsuz hava ve kar koşulları yüzünden zirve ile sonuçlanmayan K2, Gasherbrum I-II tırmanışları ile ilgili sorularımızı cevapladı. Kendisine çok teşekkür ediyor ve bu röportajı beğeninize sunuyoruz. + devam

Makaleler

Perşembe, 24 Şubat 2011 | Eren Görenoğlu

article thumbnail Serbest tırmanış kültüründe önemli bir kavram olan red-point tırmanışın stili hakkında fikir edinmemizi sağlayan önemli bir parametredir. Makalenin devamında redpoint'in fikir babası, efsanevi spor ve alpin tırmanıcı ayrıca usta bir matematikçi -Rubik Küpü şampiyonu- olan Albert’ in izlediği yolu ve bir ölçüde gelişen serbest tırmanışın kilometre taşlarını bulacaksınız. + devam

Cumartesi, 03 Temmuz 2010 | Anıl Şarkoğlu

article thumbnail Everest Dağı’na tırmanabilme amacıyla ilk kez ortaya çıkan yüksek dağlarda yapay oksijen kullanımı günümüzde yüksek 8000’liklerde genellikle tercih ediliyor. Anıl Şarkoğlu yüksek dağlarda yapay oksijen kullanımının tarihi, gelişimi ve kullanılan oksijen sistemlerinin çeşitleri üzerine bir makale hazırladı. Ayrıca makalesini bu konuda tecrübeli olan Tunç Fındık ve Serhan Poçan’la yaptığı röportajlar ile zenginleştirdi. Beğeniyle okumanız dileğiyle… + devam

Salı, 18 Mayıs 2010 | Haldun Aydingun

article thumbnail İkisi de elli yaşın üstündeler. İşerini güçlerini bırakıyorlar, yaşadıkları şehirden bin beş yüz kilometre uzağa, Çek Cumhuriyeti'nin başkentine uçuyorlar. Geleneksel Prag maratonunu koşacaklar. 'Yol yorgunuyuz, ertesi gün 42 kilometre koşacağız' demiyorlar ve alışılmadık bir yapay tırmanış duvarının dibinde alıyorlar soluğu.   + devam

Pazar, 09 Mayıs 2010 | Onur Aykaç & Barış Özaydın

article thumbnail Bu yıl 7. si düzenlenen Kaynaklar Kaya Tırmanış Şenliği yine tırmanışa ve eğlenceye doymadı. Doğasıyla, kahvaltısıyla, rotalarıyla, eğlencesi ve konserleriyle katılan herkeste tadı damağında kalmışlık hissi bırakan Kaynaklar Tırmanış Şenliği’ni Onur Aykaç ve Barış Özaydın’ın kaleminden dinliyoruz… + devam

Cuma, 09 Nisan 2010 | Eren Görenoğlu

article thumbnail Tomaz Humar. (18 Şubat 1969-10 Kasım 2009) 1500’den fazla tırmanışı olan ve Altın Kazma ödülü de dâhil sayısız dağcılık ödülünün, birçok önemli çıkışın ve çok önemli solo tırmanışların sahibi Sloven dağcı. Tomaz’ı son solo çıkışı olan Langtang Lirung kuzey yüzünden inerken bir kaza sonrasında kaybettik. Eren Görenoğlu, Tomaz Humar’a, hayatına ve dağcılığına dair hazırladığı makalesini bizlerle paylaşıyor. Keyifle okumanız dileğiyle. + devam