tırmanış.org

tırmanıcıdan tırmanıcıya...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Anı

Cuma, 19 Şubat 2010 | Haldun Aydıngün

article thumbnail “…Aşağıdan yukarı Kartepe’yi koşmak 17 km + 1300 metreye geliyordu. Sanki ilk aşamada yapabileceğim bir işe benziyordu…” Haldun Aydıngün 27 Aralık 2009’da Kocaeli Kartepe’de gerçekleştirdiği bir dağ tırmanış koşusu anısını ve bu sporla ilgili önemli bulgularını bizlerle paylaşıyor. Beğeninize sunuyoruz. + devam

Perşembe, 11 Şubat 2010 | Mustafa Yeşildal

article thumbnail Mustafa Yeşildal, 2009 Aralık ayında Clup Alpin Française'nin davetlisi ve konuşmacı olarak katıldığı Fransa Autrans Dağ Filmleri Festivali ile ilgili izlenimlerini bizimle paylaşıyor. Mustafa dışında, Türkiye'den Dağ Filmleri Festivali koordinatorü Murat Yılmaz ve fotoğraf duayeni, dağcı Ersin Alok'un da katıldığı festivalin bu yıl 26.sı gerçekleştirildi. + devam

Perşembe, 28 Ocak 2010 | Nurettin Özcan

article thumbnail Nurettin Özcan, İbrahim Akçay ve Yenal Ege, geçtiğimiz ay, 26-27 Aralık 2009’da, Aladağlar'da bulunan Cıngıllıbeşik Kuzey Yüzünün ilk kış çıkışını gerçekleştirdiler. Tırmandıkları rota aynı zamanda muhtemel yeni bir rota hattı. Bu tırmanışın hikayesini Nurettin Özcan’ın kaleminden yayınlıyoruz. + devam

Cuma, 09 Ekim 2009 | Hakan Yalçın

article thumbnail “Büyüklerimin 1. Dünya savaşında sığınağı olan bu dağların benim için özel bir yeri var. ”Hakan Yalçın yine çok güzel bir gezi yazısı sunuyor bizlere. Birinci Dünya savaşına dayanan oldukça ilginç bir hikayeye sahip olan Gavur Dağları’na uzanan yolculuğundan bahsediyor. Üstelik muhteşem fotoğraflarıyla birlikte. + devam

Cumartesi, 07 Şubat 2009 | Burak Özdoğan

article thumbnail "(...) Her zamanki o köşeyi döndüğümde, telden kafesin içinde duvar gözüküverdi. Tutamaklar, rengârenk ve çeşitli şekillerde… 'İşte olm! Aşiyan burası!' deyiverdim içimden. İçeri girdim, kimse yoktu. Çantamı yere koydum. Gözüme bir şey takıldı birden bire:(...)" Burak Özdoğan, 1999 senesinin Aralık ayında kaleme aldığı bu yazıda, tırmanışa yoğun bir tutkuyla bağşı olduğu o tarihlerde yaşadığı bir 'ilk gece'yi sizlerle paylaşıyor. + devam

Çeviriler

Çarşamba, 22 Nisan 2009 | Nathalie Marchal (Türkçesi: Pınar Kavak)

article thumbnail “…Onu motive eden şey neydi? Bu sadece adrenalin arzusu muydu, yoksa bir çeşit korkularıyla yüzleşme isteği mi?...” Nathalie Marchal, hızlı serbest-solo çıkışları ve kontrollü serbest düşüşleri üzerine birçok videosunu izlediğimiz Dan Osman hakkında hazırladığı makalesini bizlerle paylaşıyor. + devam

Salı, 16 Aralık 2008 | John Middendorf (Türkçesi: Aykut Türem)

article thumbnailÜnlü ABD'li uzun duvar tırmanıcısı John Middendorf'un dağcılık ve tırmanışın tarihsel gelişimini, tırmanış malzemeleri ve teknikleri gelişimi çerçevesinden ele aldığı makalesi Mekanik Avantajı (Mechanical Advantage) John Middendorf'un kişisel izni ile Türkçe çevirisiyle yayınlıyoruz. + devam

Öyküler

Perşembe, 24 Mart 2011 | Burak Özdoğan

article thumbnail Alüminyum merdivenlerle yapılan tırmanış denemelerinden sikke şangırtılarına, kişisel zaferlerin kucaklaşmalara dönüştüğü kutlamalardan ölümün kıyısına uzanan ürkütücü kazalara, başarısızlıkların umutsuzluğa sürüklediği karamsarlıklardan tehlikeli oyunlara kadar pek çok hikâyeye sahne olan bir rota: İLK KAN! Burak Özdoğan, Ballıkayalar’ın bir klasiği olan bu geleneksel hattın penceresinden bakıyor ve 1970-2011 arasındaki yaşanmışlıklardan seçtiği kesitleri öyküsel bir anlatımla beğenimize sunuyor; Haldun Aydıngün'ün ön sözüyle. + devam

Çarşamba, 02 Eylül 2009 | Burak Özdoğan

article thumbnail16 yıl evvel yaşanmış çok ciddi bir kaza... Ve bu kazanın hayat verdiği bir öykü... Kurmaca bir metin yazmayalı çok zaman olmuştu. Başladığım hiçbir çalışmanın sonunu getiremiyordum. Dört sene boyunca beğenmeyip yarım bıraktığım bir dolu yazınsal girişim, kağıt-kalem sevdamı hoyratça yerden yerde vurdu durdu. 'Yoksa hakikaten bıraksam mı' bu hevesin peşini diye kendimi döve döve sorgularken, 2008 Eylül'ünde, bir kaza raporu kaleme almak için masama oturdum. + devam

Salı, 04 Kasım 2008 | burakozdogan

article thumbnailBundan tam 16 yıl önce, HÜDDSK’ten döt kişilik bir ekip, Parmakkaya’nın ilk çıkışını gerçekleştirmek hayali ile bilinmeyen bir sona doğru yola koyuldu. Okuyacağınız yazı, bu maceraperestlerin hiç beklenmedik bir sürpriz ile biten öyküsünü anlatırken bir taraftan da 1980’li yıllardaki ülkemiz dağcılığına ilişkin küçük çapta da olsa bir kesit sunmayı hedeflemektedir sizlere. + devam

Steph Davis ile Röportaj

e-Posta Yazdır PDF

Steph Davis, günümüzün en iyi çok yönlü (All Round) kaya tırmanıcılardan birisi, belki de bu alandaki en iyi bayan tırmanıcı.Geçtiğimiz Ocak ayı sonunda Lecco, İtalya'da yakalama şansı bulduğumuz Steph Davis'i, soru sormadan bırakmak istemedik.Editörlerimizden Aykut Türem'in, Steph Davis ile gerçekleştirdiği bu kısa röportajı beğeninize sunuyoruz.

 

rop_steph_profil.jpg

Steph Davis, günümüzün en iyi çok yönlü (All Round) kaya tırmanıcılardan birisi, belki de bu alandaki en iyi bayan tırmanıcı.

Geçtiğimiz Ocak ayı sonunda Lecco, İtalya'da yakalama şansı bulduğumuz Steph Davis'i, soru sormadan bırakmak istemedik.

Editörlerimizden Aykut Türem'in, Steph Davis ile gerçekleştirdiği bu kısa röportajı beğeninize sunuyoruz.



Steph Davis’le ilk olarak belki birçoklarımız gibi ben de dergi sayfalarında tanıştım. Bugün benim Amerikan Boyalı Tırmanış basını adını yakıştırdığım dergilerden birinde, bir ip firmasının reklamı idi sanıyorum onu ilk gördüğüm yer. Sene aşağı yukarı 1999 idi.

O zaman bile tırmanış kariyeri oldukça dolu olan Steph, tırmanmaya yaklaşık 20 sene evvel 1991 yılında dağlarda başladı. Bugün ise inanılmaz dolu bir tırmanış geçmişine sahip.

 

1996 senesinde 24 yaşında iken 5.13[1] zorluğundaki geleneksel çatlak rotalarını[2] tırmanabilmeye başlayan Steph, o sene ilk kez Patagonya’ya bir yolculuk gerçekleştirdi. Bir sene sonra gittiği Kırgızistan’da ise, kendi deyimi ile kendine kısmen bir şeyler ispat edebilmek için 30 ip boyluk bir uzun duvar rotasını solo olarak tırmandı. (Ak-Su Vadisi, Peak 4250)

Thumbnail

Steph Davis Castleton Kulesi Kuzey Yüzünde serbest solo tırmanırken (Steph Davis Arşivi)

Thumbnail

Steph Davis Patagonya'da bulunan Aguje Mermoz'da tırmanırken (Steph Davis Arşivi)

29 yaşında geldiğinde Patagonya’da bulunan Cerro Fitz Roy’un zirvesinde duran ilk Amerikalı kadın tırmanıcıydı ve bunu Patagonya’da geçirdiği beşinci sezonda başarabilmişti. Tırmanışta onu eşlik eden partneri ise ana kampta tanıştığı bir Alman tırmanıcıydı. İki sene sonrasında ise Yosemite’de bulunan El Capitan üzerindeki Free Rider rotasını serbest tırmandı ve bir ay kadar sonra aynı başarıyı bir gün içinde tekrarlayarak, El Capitan’a bir gün içinde serbest tırmanabilen ikinci[3] kadın tırmanıcı oldu.

2005 senesinde kendi deyimi ile hayatının düşünü gerçekleştirdi:El Capitan üzerinde bulunan en ikonik rotalardan birisi olan Salathe Duvarını serbest tırmandı. Halen bunu başarabilmiş tek kadın tırmanıcı unvanını korumaya devam ediyor.

Thumbnail

Steph Davis El Capitan Salathe Duvarında (Steph Davis Arşivi)

2007 senesinde Kuzey Amerika’nın en saygın alpin duvarlarından biri olan Long Peaks Diamond’ı ikisi Pervertical Sanctuary rotasından olmak üzere toplam 4 kez serbest solo tırmandı.[4] Diamond’u serbest solo tırmanan ilk kadın tırmanıcı olmanın yanında, Pervertical Sanctuary rotasını efsane serbest solo tırmanıcı Derek Hersey’den sonra serbest solo tırmanabilen ikinci kişi oldu.

 

Patagonya’da bulunan Cerro Torre’nin kapı komşusu olan Torre Egger’in ilk tek günlük tırmanışı, günümüzün en zor çatlak rotalarından biri olarak gösterilen Conception rotasının tekrarı, Castleton Kulesi Kuzey Yüzü serbest solo çıkışı, Pakistan, Kırgızistan, Baffin Adası, Arjantin ve Şili’ye yaptığı birçok ekspedisyon, alpin rotalar, uzun duvar tırmanışları, serbest solo çıkışlar vs. gibi, saymaya çalışsam bu yazıya sığdıramayacağım , onlarca başarısı var Steph’in.

 

Sanıyorum Steph için bugün rahatlıkla dünyadaki en iyi, çok yönlü(all-round) kaya tırmanıcılardan biri diyebiliriz. Şahsi görüşüme göre ise bu alanda dünyadaki en iyi bayan tırmanıcı.

Steph son zamanlardan tırmanış dışında özellikle Sky Diving(Serbest Paraşüt) ve BASE Jumping(Paraşütlü sabit kütle atlayışı) ile de ilgilenmekte.

 

 

Steph’i, dergi sayfalarında ilk görüşümün üzerinde 10 seneye yakın bir zaman dilimi geçtikten sonra onunla şahsen tanışma şansını yakaladım. Kendisi 29 Ocak 2009 günü İtalya/Lecco merkezli büyük bir dağcılık kulübü olan Gamma’nın[5] davetlisi olarak Lecco’da idi. İşsel sebeplerden orada bulunan ben de, bu fırsatı ıskalamayarak orada hazır bulundum.

 

Steph bu güzel gecede salonu dolduran ve büyük çoğunluğu yaşlı ve eski İtalyan Alpinistlerinden oluşan yaklaşık 300 kişilik bir kalabalığa seslendi. Gerçekleştirdiği sunumda tırmanış ve özellikle son dönemlerde çokça uğraştığı base-jump üzerine çok güzel videolar ve fotoğraflar yer aldı. Sunumdan sonra ise İtalyancaya yeni tercüme edilmiş kitabını[6] imzaladı.

 

Ama aslen beni Steph’le bu röportajı yapmaya teşvik eden ise sunumun hemen sonrasında gerçekleşen kısa soru -c evap bölümü oldu. Steph’e sorulan toplam dört(!) sorunun ikisini yönelten en meraklı kişi olarak, Steph’e tirmanis.org adına da aynı soruları ve hatta daha fazlasını yöneltebileceğime ikna oldum diyebilirim. Sunum sonrası imza faslı ve fotoğraf çekimleri akabinde GAMMA kulübünden arkadaşım Giorgio, beni Steph ile tanıştırdı. Kendisine tirmanis.org sitemizden bahsettim ve sonrasında bir süre yazışarak aşağıda okuyacağınız küçük e-röportajı gerçekleştirdik. Bu süreçte bana destek veren site editörlerimiz Burak ve Pınar’a da yeri gelmişken teşekkür etmek isterim.

 

Son olarak sevgili Steph Davis’e gösterdiği içtenlik ve bizi kırmayarak sorularımızı cevapladığı için çok teşekkür etmek, sözü daha da fazla uzun etmeden sizi bu küçük röportajla baş başa bırakmak istiyorum.

 

Keyifle okumanızı dilerim.

 

Aykut Türem / aykut.turem[at]tirmanis.org

 

1- Anladığım kadarıyla tırmanmaya dağlarda başlaman sebebiyle serbest solo her zaman tırmanış hayatının bir parçası oldu. Peki, gerçek anlamada "ilk serbest solo tırmanışım" dediğin bir tırmanış hatırlıyor musun?

İlk kez serbest solo yaptığım zamanı hatırlamıyorum. Colorado’da bulunan Este Parkında yaşardım ve yakınlarda bulunan Lumpy Ridge’ye sık sık giderdim. Burada üç, dört ip boyluk basit tırmanışlar yapardım.

2- Hayatını tam zamanlı bir tırmanıcı olarak sürdürmek isteyen biri genel anlamda nasıl bir yol izlemelidir sence. Sadece çok çok iyi bir tırmanıcı olmak yeterli midir yoksa bir işadamı vizyonu şart mı? Yahut böyle bir yaşam tarzını başarabilmek için ne önerirsin?

Tam zamanlı bir tırmanıcı olmanın herkes için farklı olacağını düşünüyorum. Uzun yıllar boyunca arabamda yaşadım ve ekspedisyonlar arasında kalan zamanda Amerika’da tırmanmak dışında hiçbir şey yapmadım. Bu en ucuz yol ve kirli torbası gibi bir hayata razı herkes bu şekilde tam zamanlı bir tırmanıcı olabilir. Her şey çok güzeldi ancak hayatımda bir şeylerin eksik oluğunu hissetmeye başladım, daha evcimen ve tırmanış dışında da aktiviteleri olan bir hayat istedim. Tırmanış dışında bir şeylerle uğraşmadığınızda gün boyunca daha fazla boş zamanınız oluyor. Fakat şu an daha dengelenmiş bir yaşam tarzım var ve daha mutluyum.

3- Profesyonel bir tırmanıcı olurken bir rol modelin var mıydı?

Hayır yoktu. Profesyonel bir tırmanıcı olmak çok garip bir yaşam tarzı ve bunu gerçekleştiren herkes için son derece bireysel olduğunu düşünüyorum. Bunun için herhangi bir yol ya da formül olduğunu sanmıyorum.

Thumbnail

4- 2007 senesinde Kuzey Amerika’da bulunan en saygın alpin duvarlardan biri olan Long Peak Diamond’u 4 kez serbest solo tırmandın. Bu tırmanışlardan ikisini normal rotadan ikisini ise Pervertical Sanctuary rotasından gerçekleştirdin. Bu tırmanışlar sonrasında Diamond’u serbest solo tırmanan ilk kadın tırmanıcı oldun ve sıra dışı serbest solocu Derek Hersey’den sonra Pervertical Sanctuary rotasını serbest solo tırmanabilmiş kayıtlı ikinci kişi oldun. Pervertical Sanctuary rotasında gerçekleştirdiğin ikinci serbest solo çıkışta Peter Mortimer (Sender Films) tarafından filme alındın. Ağırlıkla bu çıkışla ilgili olarak şunu sormak istiyorum, bu zorlukta bir rotada serbest solo tırmanırken biri tarafından filme alınmak nasıl bir duygu. Bu durum üzerinde daha fazla bir strese sebep oluyor mu?

Bunu beklemiyordum ama biraz kaygı hissettim. Peter ve o esnada fotoğraflarımı çeken arkadaşım Brain için kendimi sorumlu hissettim. Onlarda duvar üzerinde benden biraz uzakta bir yerler delerdi. Tamam, aramızda fiziksel bir kontak yoktu ama farkında vardım ki şayet düşersem bu onlar için gerçekten korkunç olacaktı. Bu durum bir miktar kafamı kurcaladı.

 

Steph Davis Long Peak Diamond'da serbest solo (Steph Davis Arşivi)

5- Son birkaç yıldır aynı zamanda Serbest Paraşüt ve BASE Jumping(Paraşütlü sabit kütle atlayışı) gibi aktivitelerle de ilgileniyorsun. Gerçekleştirdiğin serbest solo tırmanışlardan sonra zirveden paraşütle atlamak gibi bir imkanın da var artık. Fakat serbest solo tırmanırken düşmek ölmek anlamına gelirken, BASE Jumping yaparken düşmek tam tersi bir manada eğlence anlamına gelmekte. Bu iki farklı duygu arasında nasıl bu kadar hızlı geçiş yapabiliyorsun, bir karışıklığa sebep olmuyor mu?

Salt fiziksel çıkış noktası olarak dramatik derecede farklı görünseler de aslında duyulan çok yüksek coşku yüzünden aralarında çok büyük bir benzerlik var.

6- BASE-Solo hakkında ne düşünüyorsun. Sırtında bir paraşüt ile serbest solo tırmanmak gerçek serbest solodan bir kaçış yolu olarak düşünülebilir mi? Yakın gelecekte BASE-Solo üzerine bir planın var mı?

İlginç bir konsept fakat gerçek anlamda pratik olabilmesi için doğru kombinasyonun bulunması çok zor diye düşünüyorum.

Thumbnail

Steph Tombstone'dan BASE atlarken (Steph Davis Arşivi)

Thumbnail

Outer Limits Serbest Solo (Steph Davis Arşivi)

7- Uzun süredir Moab-Utah’ta[7] yerleşiksin ve çatlak tırmanışı sanıyorum en kuvvetli olduğun alan. Sıra dışı serbest soloların, zorlu uzun duvar serbest çıkışların ciddi oranda çatlak tırmanışı içeriyor. Peki, Dolomitlerdeki gibi kırılgan kireç taşı duvarlarda serbest solo tırmanışların oldu mu hiç. Bu ikisini karşılaştırmanı istersem ilk anda aklına ne gelmekte.

Daha önce Dolomitlerde tırmandım fakat hiç serbest solo denemedim. Kendimi çatlak tırmanırken çok emniyetli hissediyorum. Bu yüzden serbest solo kabiliyetimi artırabilmek için çatlaklar benim için daha emniyetli yerler.

8- Karakurum, Baffin Adası, Patagonya gibi yerkürenin ücra yerlerine yolculuklar yapmış ve buralarda birçok ilk çıkış yapmış birisi olarak, serbest solo yaparken ya da dağlarda tırmanırken aldığın risk porsiyonlarını karşılaştırabilir misin? Tırmanış kabiliyetlerin açısından hangisi daha riskli senin için.

Dağlar her zaman için çevre üzerine daha az miktarda kontrolünüzün olduğu yerler.

9- Serbest solo tırmanışı sadece tırmanışın en saf hali olarak mı kabul edersin, yoksa aynı zamanda yüksek dağlar ya da alpinizm için bir antrenman aracı olarak ta düşünür müsün?

Tüm tırmanış stillerinin birbiri ile bağlantılı oluğunu ve birbirlerine yardımcı olduğunu düşünüyorum.

10- Sınırlara yakın bir yaşam sürmek, hayatın tüm yönlerine sınırlı bir perspektiften bakmaya sebep oluyor mu? Yani, tırmanış, risk ve başarılara çok fazla odaklanmak çevrende olup bitenlerin farkında olmamana sebep oluyor mu? Bu durum hiç başına geldi mi yahut herhangi bir tırmanıcının başına geldiğine şahit oldun mu? Tırmanışa saplantılı olmak ve hayata at gözlüğü ile bakmak gibi?

Hayatın başka öğelerine odaklanmışken, bir projeye odaklanmak gerçekten çok zor olabilir. Kendilerin tırmanışa adamış insanlar için bu gerçekten önemli bir sorun.

11- Ne zaman bir serbest solocuyu aptal olarak nitelendirirsin? Senin bakış açına göre iyi bir serbest solo tırmanıcıyı aptal yapan çizgi nerededir?

Herkesin kendi stili vardır. Bence serbest solo, kontrol altında olmak ve hamlelerini hesaplanmış bir biçimde yapmak demektir.

12- Ciddi anlamda serbest solo tırmanmayı düşünen genç bir tırmanıcıya ne tavsiye edersin?

Böyle yüksek risk taşıyan bir aktivite ile ilgili genç tırmanıcılara, her zaman emniyetli olmaya çalışmaları ve bu işten keyif almaları dışında hiçbir şey tavsiye etmem.

Teşekkürler Steph Davis...

Thumbnail

Steph ve Aykut, 29/01/2009, Lecco



[1] YDS 5.13 derecesi, UIAA skalasında IX+ ve üstüne denk gelmektedir

[2] Steph'in tırmandığı ilk 5.13 zorluğundaki rota, Indian Creek Utah’da bulunan “Tricks are for the Kids” rotasıdır.

[3] Bu başarıyı ilk gerçekleştirebilen, El Capitan üzerinde bulunan Nose(Burun) rotasının ilk serbest çıkışını yapan ve sonrasında bunu bir gün içerisinde tekrarlayan Lynn Hill’dir.

[4] Bu tırmanışları Peter Mortimer (Sender Films) tarafından kotarılan Sharp-End filminde izleyebilirisiniz.

[5] Gamma hakkında daha fazla bilgi için http://www.gamma-lecco.eu adresini ziyaret edebilirsiniz.

[6] High Infatuation: A Climber's Guide to Love and Gravity - Steph Davis / The Mountaineers Books - 2007

[7] Moab-Utah günümüzde çatlak tırmanışının Mekke’si olarak nitelendirilmektedir.

[8] Steph Davis ile ilgili daha fazla bilgi için kişisel web sitesini http://highinfatuation.com/ adresinden ziyaret edebilirsiniz.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

-Steph Davis'in kendisi
-High Infatuation: A Climber's Guide to Love and Gravity - Steph Davis
-www.alpinist.com
-www.climbandmore.com
LAST_UPDATED2  

Deneme

Pazartesi, 07 Şubat 2011 | Haldun Aydıngün

article thumbnail 25 Ocak 2011’de, Gürcistan-Kazbek Dağı, Dragon’s Rocks Rotası Kış Tırmanışı’nda dönüş esnasında kaza geçiren Emre Kuruoğlu’nun ölüm haberi hepimizi çok üzdü. Dağcılıkla uğraşan herhangi bir kişinin başına gelebilecek bu olay hepimizi derin düşüncelere sevk etti. Haldun Aydıngün bu kazanın kendisine hissettirdiklerini ve düşüncelerini kaleme aldı. Bu vesileyle biz de Emre Kuruoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine, aslında hepimize, başsağlığı diliyoruz. Bundan sonra bir daha bunu gibi acı bir kazanın yaşanmaması dileğiyle. + devam

Pazartesi, 01 Haziran 2009 | Mümin Karabaş

article thumbnail 16-17 Mayıs tarihlerinde ÇÜDAK VIII. kısa kaya tırmanış yarışması Adana Çukurova Üniversitesi’nde düzenlendi. Yarışmaya emek verenlerden Mümin Karabaş yarışma öncesinde, yarışma sırasında ve sonrasında yaşananları, neler hissettiğini bizlerle paylaşıyor. Yazısının bitiminde yarışma fotoğraflarının yer aldığı bir de albüm sunuyor. + devam

Pazartesi, 23 Şubat 2009 | Ahmet Köksal

article thumbnail Ahmet Köksal’ın Alpin Kulüp Türkiye fikri üzerine daha önce Ytudak E-Posta Listesi'nde de paylaştığı düşüncelerini kişisel izni ile tek bir yazı olarak derleyip sizlere sunuyoruz. + devam

Röportaj

Pazar, 19 Aralık 2010 | Ahu Alanya

article thumbnail Ahu Alanya iki yıldır katıldığı Belçika’daki kısa kaya yarışmalarıyla ilgili izlenimlerini bizlerle paylaşıyor. Üstelik geçtiğimiz yıl 2. bu yıl da 3. olduğu yarışmalarda ülkemizi güzel bir şekilde temsil etmiş bulunuyor. Ayrıca Ahu bu yazıyı Klimzaal Blok tırmanış salonunun sahibi Sepp ile yaptığı bir röportajla da süslüyor. Beğeninize sunuyoruz… + devam

Salı, 27 Temmuz 2010 | Aykut Türem

article thumbnail “Bana göre dağcılık, kurallar ve yasaklarla dolu bir toplum içindeki son büyük maceradır.” Bu sözlerin sahibi, Tirollü (Avusturya) efsane serbest tırmanıcı Heinz Mariacher’le bir röportaj gerçekleştirdik. Özellikle 80’lerde Avrupa serbest tırmanışının sınırlarını ötelemiş, standartlarını belirlemiş bir isim olan Heinz Mariacher usanmadan tüm sorularımızı cevapladı. Kendisine sonsuz teşekkür ediyor ve beğeniyle okumanızı diliyoruz. + devam

Pazartesi, 08 Mart 2010 | Aykut Türem

article thumbnailÜlkemizin sayılı bayan tırmanıcılardan birisi olan Evren Karadağ, geçtiğimiz Kasım ayında Bilecik Pelitözü'nde bulunan X derece zorluğundaki Venom rotasını tırmanarak ülkemizde bir bayan tırmanıcının ulaşabildiği en yüksek zorluk derecesinde çıtayı bir basamak daha öteledi. Bu vesile ile röportaja ikna edebildiğimiz Evren'e sadece Venom'u değil tırmanışla ilgili sormak istediğimiz birçok soruyu yönelttik. Bizi kırmayarak sorularımızı cevapladığı için kendisine teşekkür ediyoruz.   + devam

Cuma, 05 Mart 2010 | SerkanKucuk

article thumbnail2009 Aralık ayında, Antalya, Sivridağ eteklerindeki Sinema Perdesi adı verilen yüzeyde açılan Kozmik isimli rotanın ilk çıkış öyküsünü fotoğraflayan Serkan Küçük’e tırmanıcıları fotoğraflamak üzerine 3 soru sorduk, 3 yanıt aldık. Beğeninize sunuyoruz. + devam

Pazar, 11 Ekim 2009 | Tunç Fındık

article thumbnail Sevgili Tunç Fındık devam eden 14 sekiz binlik projesi ile geçtiğimiz aylarda sonlandırdığı ve malesef olumsuz hava ve kar koşulları yüzünden zirve ile sonuçlanmayan K2, Gasherbrum I-II tırmanışları ile ilgili sorularımızı cevapladı. Kendisine çok teşekkür ediyor ve bu röportajı beğeninize sunuyoruz. + devam

Makaleler

Perşembe, 24 Şubat 2011 | Eren Görenoğlu

article thumbnail Serbest tırmanış kültüründe önemli bir kavram olan red-point tırmanışın stili hakkında fikir edinmemizi sağlayan önemli bir parametredir. Makalenin devamında redpoint'in fikir babası, efsanevi spor ve alpin tırmanıcı ayrıca usta bir matematikçi -Rubik Küpü şampiyonu- olan Albert’ in izlediği yolu ve bir ölçüde gelişen serbest tırmanışın kilometre taşlarını bulacaksınız. + devam

Cumartesi, 03 Temmuz 2010 | Anıl Şarkoğlu

article thumbnail Everest Dağı’na tırmanabilme amacıyla ilk kez ortaya çıkan yüksek dağlarda yapay oksijen kullanımı günümüzde yüksek 8000’liklerde genellikle tercih ediliyor. Anıl Şarkoğlu yüksek dağlarda yapay oksijen kullanımının tarihi, gelişimi ve kullanılan oksijen sistemlerinin çeşitleri üzerine bir makale hazırladı. Ayrıca makalesini bu konuda tecrübeli olan Tunç Fındık ve Serhan Poçan’la yaptığı röportajlar ile zenginleştirdi. Beğeniyle okumanız dileğiyle… + devam

Salı, 18 Mayıs 2010 | Haldun Aydingun

article thumbnail İkisi de elli yaşın üstündeler. İşerini güçlerini bırakıyorlar, yaşadıkları şehirden bin beş yüz kilometre uzağa, Çek Cumhuriyeti'nin başkentine uçuyorlar. Geleneksel Prag maratonunu koşacaklar. 'Yol yorgunuyuz, ertesi gün 42 kilometre koşacağız' demiyorlar ve alışılmadık bir yapay tırmanış duvarının dibinde alıyorlar soluğu.   + devam

Pazar, 09 Mayıs 2010 | Onur Aykaç & Barış Özaydın

article thumbnail Bu yıl 7. si düzenlenen Kaynaklar Kaya Tırmanış Şenliği yine tırmanışa ve eğlenceye doymadı. Doğasıyla, kahvaltısıyla, rotalarıyla, eğlencesi ve konserleriyle katılan herkeste tadı damağında kalmışlık hissi bırakan Kaynaklar Tırmanış Şenliği’ni Onur Aykaç ve Barış Özaydın’ın kaleminden dinliyoruz… + devam

Cuma, 09 Nisan 2010 | Eren Görenoğlu

article thumbnail Tomaz Humar. (18 Şubat 1969-10 Kasım 2009) 1500’den fazla tırmanışı olan ve Altın Kazma ödülü de dâhil sayısız dağcılık ödülünün, birçok önemli çıkışın ve çok önemli solo tırmanışların sahibi Sloven dağcı. Tomaz’ı son solo çıkışı olan Langtang Lirung kuzey yüzünden inerken bir kaza sonrasında kaybettik. Eren Görenoğlu, Tomaz Humar’a, hayatına ve dağcılığına dair hazırladığı makalesini bizlerle paylaşıyor. Keyifle okumanız dileğiyle. + devam