tırmanış.org

tırmanıcıdan tırmanıcıya...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Anı Yazıları

Perşembe, 18 Şubat 2010 | Haldun Aydıngün

article thumbnail “…Aşağıdan yukarı Kartepe’yi koşmak 17 km + 1300 metreye geliyordu. Sanki ilk aşamada yapabileceğim bir işe benziyordu…” Haldun Aydıngün 27 Aralık 2009’da Kocaeli Kartepe’de gerçekleştirdiği bir dağ tırmanış koşusu anısını ve bu sporla ilgili önemli bulgularını bizlerle paylaşıyor. Beğeninize sunuyoruz. + devam

Perşembe, 11 Şubat 2010 | Mustafa Yeşildal

article thumbnail Mustafa Yeşildal, 2009 Aralık ayında Clup Alpin Française'nin davetlisi ve konuşmacı olarak katıldığı Fransa Autrans Dağ Filmleri Festivali ile ilgili izlenimlerini bizimle paylaşıyor. Mustafa dışında, Türkiye'den Dağ Filmleri Festivali koordinatorü Murat Yılmaz ve fotoğraf duayeni, dağcı Ersin Alok'un da katıldığı festivalin bu yıl 26.sı gerçekleştirildi. + devam

Gezi Yazıları

Pazartesi, 11 Nisan 2011 | Hakan Yalçın

article thumbnail Hakan Yalçın bu kez bizleri Hawaii adalarına, adalardaki volkanik dağlara ve daha nice güzelliklere götürüyor. Aklından Hawaii adalarına gitme fikri geçen herhangi biri için mükemmel bir rehber niteliğindeki yazısı, bugüne kadar böyle bir düşünceyi aklının ucuna bile getirmemiş olanlara ise adeta neler kaçırdıklarını anlatıyor. Beğeniyle okumanız dileğiyle…   + devam

Perşembe, 08 Ekim 2009 | Hakan Yalçın

article thumbnail “Büyüklerimin 1. Dünya savaşında sığınağı olan bu dağların benim için özel bir yeri var. ”Hakan Yalçın yine çok güzel bir gezi yazısı sunuyor bizlere. Birinci Dünya savaşına dayanan oldukça ilginç bir hikayeye sahip olan Gavur Dağları’na uzanan yolculuğundan bahsediyor. Üstelik muhteşem fotoğraflarıyla birlikte.   + devam

Pazar, 29 Mart 2009 | Hakan Yalçın

article thumbnail Hakan Yalçın'ın, daha önce "California’nın Oyun Bahçesi: Sierra Nevada" başlığı ile kaleme aldığı ve Sierra Nevada hakkında oldukça doyurucu bilgiler veren çalışmasına devam niteliğindeki bu bölümünde, Hakan Yalçın, Sierra Nevada'daki yürüyüş ve tırmanış önerilerini bizlerle paylaşıyor. + devam

Pazar, 22 Mart 2009 | Hakan Yalçın

article thumbnail12 Yıldır Amerika, California'da yaşayan Hakan Yalçın, düzenli olarak ziyaret ettiği, California-Nevada eyalet sınırı boyunca uzanan ve ülkenin kesintisiz en uzun dağ zinciri olan Sierra Nevada'yı tirmanis.org okurları için kaleme aldı. İki bölüm halinde sizlere sunacağımız bu titiz çalışmanın ilk bölümünde, bölge hakkında genel bilgiler verilirken ikinci bölümünde (önümüzdeki hafta yayına konulması planlanmaktadır) Hakan Yalçın'ın yürüyüş ve tırmanış önerilerine yer vereceğiz. + devam

California’nın Oyun Bahçesi: Sierra Nevada

e-Posta Yazdır PDF
12 Yıldır Amerika, California'da yaşayan Hakan Yalçın, düzenli olarak ziyaret ettiği, California-Nevada eyalet sınırı boyunca uzanan ve ülkenin kesintisiz en uzun dağ zinciri olan Sierra Nevada'yı tirmanis.org okurları için kaleme aldı. İki bölüm halinde sizlere sunacağımız bu titiz çalışmanın ilk bölümünde, bölge hakkında genel bilgiler verilirken ikinci bölümünde (önümüzdeki hafta yayına konulması planlanmaktadır) Hakan Yalçın'ın yürüyüş ve tırmanış önerilerine yer vereceğiz.

 

Yosemite Vadisine batıdan bakış: El Capitan solda, Half Dome ortada, Bridalveil (“Gelinduvağı”) şelalesi sağda

 

“Una gran sierra nevada (muhteşem bir karla kaplı dağ silsilesi)” dedi Pedro Font.
San Francisco Körfezi’ne yakın bir tepeden gözlem yapıyordu. Gördüğü dağlar 300 km uzakta, doğu yönünde kalmaktaydı. Beraberindeki ekiple, tarihe “De Anza Expedisyonu” olarak geçecek gezide, amaçları California'yı İspanya Krallığı adına keşfetmekti. Pedro Font, gördüğü bu dağ silsilesinin adını haritaya “Sierra Nevada” olarak yazdı. Amerika dışında bir kıtadan gelip, Sierra Nevada dağlarını gören ilk kişi o olmuştu. Takvimler 1776 yılını gösteriyordu. O tarihten itibaren “Sierra Nevada” ismi öylece kaldı. Aradan geçen yaklaşık 250 yıl boyunca California siyahasi ve ekonomik açıdan çok değişime uğradı. California, İspanya’dan bağımsızlığını ilan eden Meksika’ya geçti. Daha sonra 1850’li yıllarda kısa bir süre bağımsız olan California, kıtanın batısına yayılan Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlandı. 20. yüzyılda San Francisco, Los Angeles, Hollywood ve Silikon Vadisi haritada yerlerini alırken, California dünyada en çok bilinen ve ziyaret edilen yerlerden biri haline geldi. Ancak Sierra Nevada dağları hemen hemen hiç değişmedi.

 

* * *



Thumbnail

California-Nevada eyalet sınırı boyunca uzanan Sierra Nevada sıradağları, 640km uzunluğu ile Amerika’nın kesintisiz en uzun dağ zinciri olma özelliğine sahip (Harita1). Silsilenin güney kısımlarında kalan Mt Whitney zirvesi 14,497 feet (4415 m) rakımıyla, Amerika’nın Alaska dışında en yüksek noktası. Sayısız vadi ve alpin göle sahip Sierra Nevada’da, her türlü tırmanıcıya hitap eden binlerce zirve bulunmakta. California’nın geniş ovalarında tarım yapılmasına imkân veren nehirleri besleyen Sierra Nevada, eyaletin en önemli doğal kaynaklarından biri. Diğer eyaletlerden ayrı olarak tek başına bile dünyanın 5. en büyük ekonomisi olan California’nın, bu aşamaya gelmesinde Sierra Nevada’nın büyük bir payı var. Aslında California doğal kaynaklar açısından çok zengin bir coğrafya. Buzullu alpin dağlardan çöllere, Pasifik okyanusundan ormanlık alanlara, subtropik adalardan uçsuz bucaksız ovalara kadar her şeyi bulmak mümkün. Gelişmişliğine rağmen (belki de bunun getirdiği birikimle) California, Amerika’nın doğal alanlarını en iyi koruyan eyaletlerinin başında geliyor. Nitekim her biri neredeyse Türkiye’de bir il büyüklüğünde olan 10’a yakın milli park var eyalette. Bu milli parkların üçü (Yosemite, Kings Canyon ve Sequoia) Sierra Nevada’da yer almaktadır. Bunlardan Yosemite, 1000 m’nin üzerinde granit duvarları ve muhteşem şelaleleri ile dünyaca meşhur. California’da milli ormanlar da çok geniş bir alan kaplamakta olup, milli orman sınırları içinde “wilderness” denilen ve milli parklar derecesinde korumaya sahip oldukça geniş alanlar bulunmaktadır. Kısacası California’nın doğa sevenler için bir cennet olduğunu söylemek abartı olmaz.

Thumbnail

Alabama Hills’den Lone Pine Peak (sol) ve Mt Whitney (sağ) manzarası


California tarihinde, dönüm noktası oluşturan en önemli olaylardan biri 1850’lerde Sierra Nevada eteklerinde altın bulunmasıdır. Bu olay “Altına Hücum” olarak bilinen göç akımına sebep olur. Sadece Amerika değil, dünyanın birçok yerinden insanlar California’ya gelmeye çalışır. Karadan at, kağnı veya yürüyerek, denizden uzun gemi yolculukları ile California’ya akın eden insanlar, altın bulup zengin olma rüyası içindedirler. Koca bir dağ silsilesi olan Sierra Nevada bile engelleyemez bu insan akışını. Sonunda çok az insan ciddi ölçüde para kazanır, diğerleri sadece tecrübe ile yetinmek zorunda kalır. Ama altın yüz binlerce insanın California’ya gelmesi için bir sebep olmuştur. Altına Hücum’un merkezi olan San Francisco haritalara ve zihinlere yerleşir. Gelenler başka işler kurar. Levi Strauss bunlardan biridir, giysi üzerine işini kurar. Bugün bile ününü koruyan Levi’s marka blue jean’leri üretip zengin olur.

 

Thumbnail

Wavona-Yosemite’de at arabası ile nostaljik gezinti

 

Sierra Nevada’yı tanıtırken John Muir adından mutlaka bahsetmek gerekiyor. Sierra Nevada’nın korunmasında, Yosemite adının duyulmasında ve çevre koruma hareketlerinin örgütlenmesinde John Muir’in çok özel bir yeri var. 1868 tarihinde California’ya gelen John Muir, daha önce sadece adını duyduğu Sierra Nevada’yı görmek üzere Yosemite’yi ziyaret eder. O tarihlerde Yosemite adı hiç duyulmamıştır. John Muir, Yosemite’yi görür görmez âşık olur. Muhteşem şelaleler, vadiyi çevreleyen granit duvarlar, kuleler ve karlı zirveler onu büyülemiştir. Yosemite’ye yerleşip, yaşamını Yosemite ve Sierra Nevada’yı tanımaya adar. O zamanın gazete ve dergilerine yazılar gönderip, Yosemite’nin bütün Amerika’da tanınmasını sağlar. Bununla da yetinmez. Jeolojiye çok meraklıdır, uzun süre yaptığı gözlemler sonunda Yosemite’nin buzullar tarafından şekillendirildiğini ortaya çıkarır. Daha sonra kurduğu Sierra Club, Yosemite ve Sierra Nevada’nın büyük çoğunluğunun doğal hali ile korunmasını sağlamıştır. John Muir, Sierra Nevada’nın birçok zirvesine de tırmanış yapmıştır ki bunların bazıları kayıtlara geçmiş ilk çıkışlardır. Bunlardan 13,157 feet (4011 m) yüksekliğindeki Mt Ritter tırmanışı, dağın bilinen ilk çıkışıdır. 1873’te Mt Whitney’in “Mountaineers” rotası ilk kez John Muir tarafından tırmanılmıştır. Kendinden sonra gelen çok sayıda kişiye ilham veren John Muir’in adı  Sierra Nevada ile özdeşleşmiştir. California’da John Muir adını çok yerde görmek mümkündür. Mt Whitney yakınında14,012 feet yüksekliğinde bir dağ onun ismini taşır (Mt Muir). John Muir Wilderness koruma bölgesi ve John Muir Trail adlı uzun mesafe patikası da ona adanmıştır.

Thumbnail

John Muir Wilderness koruma bölgesi girişindeki levha

Thumbnail

Ebbetts Pass yakınında bir göl

Coğrafya

640 km uzunluğunda bir dağ zincirini detaylı olarak bir yazıda anlatmak mümkün olmadığı için Sierra Nevada’yı ana hatlarıyla anlatmayı hedefliyoruz bu yazıda. Sierra Nevada dağları, en kuzeyde volkanik Cascade dağlarının bittiği yerden başlayarak güney, güney-doğu ekseninde uzanırlar.  Güneye gittikçe yükseltiler artar ve en yüksek noktasına Mt Whitney zirvesinde ulaşır (Harita2). Whitney’in güneyinde dağ silsilesi hızla yükselti kaybederek, güneybatıdan yakalaşan Tehachapi dağları ve Mojave çölüne doğru kaybolur. Sierra Nevada’nın genişliği 80-130km arasında değişir. Batıdan yavaş yavaş ve aşamalı yükselirken, zirve kısımları doğudan birden yükseliş gösterirler. Bu sebeple doğudan bakıldığında Sierra Nevada dağları çok daha keskin görünür.  Örneğin Mt Whitney zirvesi doğu tarafında kalan Owens vadisinden çok kısa mesafede 10,000 ft (3000 m) yükselerek oldukça heybetli bir görünüm oluşturur. Aynı sebepten dolayı Whitney gibi yüksek zirvelere en kısa ulaşım doğudan yapılır.

 


ThumbnailThumbnail

(Büyütmek için çizimlere tıklayınız)

Yukarıdaki grafikte Sierra Nevada’nın kuzey-güney boyunca profili, bazı zirve ve yol geçitleri ile beraber gösterilmiştir. Aynı zirvelerde olduğu gibi yol geçitleri de güneye gidildikçe yükselmektedir. Örneğin Donner Pass geçidi 7,200 ft (2200 m) rakımlı iken, Yosemite Milli Parkının doğu girişini oluşturan Tioga Pass, 10,000 ft’ten (3050 m) geçer. Bu yüksekliği ile Tioga Pass, California’nın en yüksek asfalt yol geçidi özelliğindedir. Tioga Pass’ın güneyinde kalan çok geniş bir bölgede dağları aşan herhangi bir yol geçidi yoktur. Bu bölge tamamen doğal haliyle korunmakta olup, tırmanış, yürüyüş ve kamp yapanlar için son derece ideal bir ortam sağlar. Sierra Nevada’yı aşan geçitlerin Lake Tahoe civarında bir kaç tanesi hariç hepsinin kışın kapandığını belirtmek lazım. Dolayısıyla doğu-batı ulaşımı kışın sadece Lake Tahoe’dan yapılabilir ki bu kısıtlama kışın batıdan dağın doğu bölgelerine ulaşımı pratik olarak imkânsız kılar. Bu mevsimde silsilenin güney veya kuzeyinde yaşayanlar (Los Angeles ve Reno/Nevada gibi şehirler) daha şanslıdır.

Thumbnail

Tioga Pass’in dogusunda kalan bir göl (9,500 feet)

 

Coğrafi olarak Sierra Nevada’yı 3 ana bölgeye ayırmak mümkündür:

- Kuzeyde Lake Tahoe
- Ortada Yosemite Milli Parkı ve Mammoth bölgesi
- Güneyde Kings Canyon/Sequoia Milli Parkları

 

Kuzeyde yer alan Lake Tahoe, 1645 feet (501 m) derinliği ile Amerika’nın 2. en derin gölü konumundadır. California ve Nevada eyaletlerinin sınırında, 6200 feet (1900 m) rakımında yer alır. 35 km uzunluk ve 20 km genişliği ile ülkenin en büyük alpin göllerinden biridir. Pasifik Okyanusundan gelen kış fırtınaları Lake Tahoe’ya bol kar yağışı bırakır. Bu fırtınalar, Pasifik Okyanusunda kuzeyde Alaska Körfezi’nden gelen soğuk bir akıntı ile beslenir. Sierra Nevada’nın yüksek zirveleri, batıdan gelen bulutlara adeta set çekerek kestikleri için silsilenin doğu kesimi oldukça kuraktır. Yüksek dağların ötesinde görünen bu kuraklık “rain shadow” (yağmur gölgesi) olarak bilinir. Lake Tahoe civarında yıllık ortalama kar yağışı 100 m’yi geçer. Bu sebeple gölün etrafında bir düzine kadar kayak merkezi vardır. Northstar, Heavenly, Kirkwood ve (1960 Kış olimpiyatlarının ev sahipliğini yapmış) Squaw Valley, bunlar arasında en çok bilinenlerdir. Bunlar arasında 10,000 feet rakımı ile Heavenly, en yüksek kayak merkezi olup, California-Nevada eyalet sınırında olduğundan her iki eyalette kayak yapma imkânı verir.  Heavenly’de kayak yaparken aşağıda kalan gölün ve etraftaki dağların manzaralarına doyum olmaz.

Thumbnail

Ayla Yalçın, Heavenly/Lake Tahoe kayak merkezinde 10,000 feet rakımda kayak yaparken

Thumbnail

Lake Tahoe’nun Emerald Koyunda yer alan Fannette adası


Thumbnail

Zafer Yamaner, Lake Tahoe kıyısında yükselen Maggies Peaks tırmanışında



Sierra Nevada’nın orta kesimlerinde bulunan Yosemite Milli Parkı, (vadi tabanı hariç) Lake Tahoe’ya göre daha yüksekte yer alır. Geniş bir alanı kaplayan Yosemite’nin en meşhur kısmı, buzulların oyduğu U şekilli Yosemite Vadisidir. Bu vadinin 3 yanı dik granit duvar ve kulelerle çevrilidir. Yosemite, kaya tırmanışı denildiğinde akıllara ilk gelen yerlerden biridir. John Salathe, Yvon Chouinard, Royal Robbins, Tod Skinner, Lynn Hill gibi dünyaca ünlü isimlerin Yosemite’de gerçekleştirdiği ilkler, rekor tırmanışlar nicedir. Vadinin batı girişinde yer alan 3000 feet (1000 m) yüksekliğindeki El Capitan (“El Cap” – kaptan anlamına gelir-), dünyanın en yüksek yekpare(monolit) granit duvarı olarak bilinir ve sürekli kaya tırmanış rekorlarına sahne olur (bknz. Hans Florine ile röportaj). Yine burada bulunan Yosemite Şelalesi, 2425 feet (740 m) yüksekliği ile Kuzey Amerika’nın en yüksek şelalesidir. Yosemite’nin ikonu haline gelen yarım kubbe şeklindeki Half Dome ise Yosemite Vadisinin doğu başında bulunur. Parkın daha yüksek rakımlı Tuloumne Meadows denilen kesiminde yine granit hâkim olup, kaya tırmanışı açısından daha da çok seçenek sunar. Parkın doğu sınırında 12,000-13,000 ft rakımlı tepeler oldukça yaygın olup, en yüksek noktasına Mt Lyell (13,114 feet, 3998 m) zirvesinde ulaşır.


Thumbnail

Amerika’nin en yüksek şelalesi olan Yosemite Fall

Thumbnail

Dağ (Half Dome) başını duman almış…

Thumbnail

Illilouette Fall

Thumbnail

Ayla Yalçın, buzulların şekillendirdiği Tuolumne Meadows’da yürürken

 

Yosemite’nin güneyinde yer alan Mammoth, büyük bir kayak merkezi barındıran şirin bir dağ kasabasıdır. Kayak merkezi, 11,000 feet (3350 m) yüksekliğindeki Mammoth Mountain adlı dağın zirvesinden başlar ki bu rakımla California’nın en yüksek kayak merkezi olmaktadır. Yazın karın erimesi ile beraber, kayak merkezinde dağ bisikleti aktivitesi popülerleşir. Teleferiğe bisikletle binip, manzarasıyla doyurucu bir yolculuğun ardından zirveye ulaşıp, buradan bisikletle aşağıya inenler, yüksek irtifaya istedikleri kadar adrenalin katabilirler. Kayak merkezi dışında Mammoth yakınında bulunan göller ve jeotermal alanlar çok turist çeker.

Thumbnail

Mammoth yakınında bulunan Mt Ritter çıkışında takip edilen Shadow Creek deresi

 

Sierra Nevada, en yüksek zirvelerine Kings Canyon ve Sequoia Milli Parklarında ulaşır. Bu iki park dâhil, kuzeyde Yosemite’ye kadar uzanan bölgeye High Sierra adı verilmiştir. Kings Canyon’un kuzey-doğu kesiminde bulunan Palisade grubunda zirveler 14,000 feet (4268 m) yüksekliğini bulur. 14,000 rakımlı zirvelere yerel jargonla “14er” (14’lük) adı verilir. Palisade grubu zirveler içinde en yüksek 14’lük North Palisade (14,240 feet, 4341 m) olmaktadır. Silsilenin en büyük buzulu olan Palisade Buzulu bu zirve grubunun kuzeyinde yer alır. High Sierra, Palisade grubunun güneyinde biraz daha yükselerek Sequoia Milli Park sınırları içinde yer alan en yüksek 14’lük olan Mt Whitney’de son bulur. Palisade grubu ve Whitney arasında kalan bölge, Sierra Nevada’nın en alpin bölgesi olarak bilinir. Sequoia Milli Parkı adını parkın daha düşük rakımlı kesimlerinde bulunan “sequoia” ağaçlarından alır. Bu ağaçlar ağırlık ve hacim olarak dünyanın en büyük ağaç türüdür. “General Sherman” olarak bilinen bir sequoia, 625 ton tahmini ağırlığı ile dünyanın en büyük ağacı olarak bilinir. Parkın “Giant Forest” denilen kesiminde dev sequioa’ların altında yürüyüş yaparken insan kendini çok küçük hisseder.

Thumbnail

“General Sherman” adlı sequoia dünyanın en büyük ağacı olarak kabul ediliyor

Thumbnail

Beş 14’lük zirve içeren Palisade panoraması (soldan sağa): Mt Sill (14,153 ft), Polemonium (14,080 ft), North Palisade (14,240 ft), Starlight (14,200 ft), Thunderbolt (14,003 ft). Bu panorama, Mt Gayley zirvesinden (13,510 ft) çekilen iki resmin birleştirilmesinden oluşturuldu.

Yukarıda anlatılan bölgelerin dışında, çok geniş bir coğrafyayı kaplayan Sierra Nevada’da düzinelerce daha vadi, dağ grubu ve göl vardır. Bunların ismini bile listelemek çok uzun olacağından, meraklı okuyuculara internette araştırma yapmaları tavsiye olunur.

 

“PASIFIK CREST TRAIL” UZUN MESAFE PATİKASI

Sierra Nevada’nın hemen hemen her bölgesi yürüyüş yapılabilecek patika yol ağları ile doludur. Ama bunlar içinde biri vardır ki özellikle bahsetmeye değer. “Pasifik Crest Trail” (PCT) Meksika sınırından başlayıp, Sierra Nevada’nın en yüksek kesimlerini takip ederek Oregon ve Washington eyaletlerinden geçip Kanada sınırında sona erer. Toplam uzunluğu 4260 km’dir. PCT, California’nın güneyinde Mojave çölünü geçerek Sierra Nevada dağlarına ulaşır. High Sierra’da Mt Whitney’in batısından geçerek kuzeye devam eder. Bütün Sierra Nevada boyunca onlarca vadiye inip çıkar ve bu vadileri ayıran dağlar arasında yüksek geçitler aşar. En yüksek geçidi, Mt Whitney’in kuzey-batısında yer alan 13,160 feet (4012 m) rakımlı Forester Pass’tir. PCT, dağ silsilesinin en kuzeyine ulaştıktan sonra Cascade dağlarından Oregon’a devam eder (Harita3). PCT Amerika’nın en derin 3 gölünün yakınından geçer. Bunlar yükseklik sırasıyla Crater Lake/Oregon, Lake Tahoe/California  ve Lake Chelan/Washington gölleridir. PCT ile ilgili başka bir ilginç istatistik, PCT’yi baştanbaşa bitiren yürüyüşçülerin sayısının Everest’in zirvesine çıkmış tırmanışçılardan daha az olduğudur.

PCT’yi bitirmek isteyenler genellikle bahar aylarında Meksika sınırında yürüyüşe başlarlar ve (eğer bitirebilirlerse) yaz sonuna doğru Kanada sınırına varırlar. 4260 km’lik mesafesine rağmen PCT’yi gidiş-dönüş tamamlayanlar da vardır (ki buna “yo-yo” etmek adı verilmiştir.) PCT’yi yo-yo etmiş kişilerin sayısı bir elin parmaklarından azdır. 8520 km’lik mesafe (ve tahmini 10 milyon adım!) yürüyüş gerektiren bu parkurda süre rekoru kırma potansiyelinin olduğunu yo-yo seven okuyuculara hatırlatırız. Daha kısa mesafe yürümek isteyenler için çok güzel bir seçenek Yosemite ve Mt Whitney arasında kalan 340 km’lik High Sierra bölümüdür. Bu yürüyüşe genellikle Yosemite Vadisinin içinden başlanır ve John Muir Trail patikası takip edilir. Bu patika daha sonra PCT ile birleşir. John Muir Trail, High Sierra’nin bitimine yakın PCT’den ayrılıp Mt Whitney’in zirvesine çıkar ve dağın doğu tarafında sona erer. Bu yürüyüş yaklaşık 2 hafta sürer ve yapanlar tarafından dünyanın manzarası en güzel dağ yürüyüşlerinden biri olduğu söylenir.

 

Thumbnail


 

Thumbnail

Tuolumne River kıyısında geyikler


 

Thumbnail

 

 

Sevgili Hakan Yalçın'a tirmanis.org olarak teşekkür ederiz.


Yazar Hakkında

proile_HakanYalcin.jpg

12 yıldır California’da yaşayan Hakan Yalçın, Sierra Nevada dağlarını düzenli olarak ziyaret edip, değişik bölgelerinde zirve çıkışları yapmaktan büyük zevk alıyor. Ailesi ile kampçılık ve kısa mesafe yürüyüşlerinin yanı sıra geniş bir coğrafyayı kapsayan Amerika’yi tanımak için arabayla gezinti yöntemini de sık kullanıyor. Hakan Yalçın, 2009 itibariyle Amerika’da irili ufaklı 100’e yakın zirve çıkışı yaptı.

 

Hakan Yalçın

iletişim: sierrawolf2002[at]yahoo.com

 

 

 

LAST_UPDATED2  

+ Yazarın diğer yazıları :

Tırmanış Bölgeleri Tanıtımları

Çarşamba, 28 Eylül 2011 | Mustafa Eren

article thumbnail Mustafa Eren, Dalyan/Dalaman'da tırmandığı iki zorlu kısa kaya(bouldering) rotasını bizlere tanıtıyor ve Dalyan/Dalaman çevresinde 16 yıl önce başlattığı serbest tırmanış çalışmalarında son gelişmeleri de bizlerle paylaşıyor. Ayrıca bu yazısı yıllar evvel 11+ dergisinde kaleme aldığı "Kısa Kaya Tırmanışı ve ZEN" başlıklı yazısının da devamı niteliğinde. + devam

Salı, 23 Ağustos 2011 | Öztürk Kayıkçı

article thumbnail Öztürk Kayıkçı, bu yazısında Antalya Olimpos yakınlarındaki yeni tırmanış bahçesi Ceneviz Mağarasını bizlere tanıtıyor. Öztürk, yaklaşımı biraz zorlu olsa müthiş rotalara ev sahipliği yapan bu bölgede son açılan rotaların detaylarını da bizlerle paylaştı. + devam

Cuma, 18 Aralık 2009 | Ahu Alanya

article thumbnail Türkiye’nin az ötesindeki Oniki Adalar’dan birine gitmeyi ve orada tırmanmayı hiç düşündünüz mü? Eğer günün birinde Türkiye’ye çok da uzak olmayan bu adalardan birine, -Kalymnos’a, gitmek isterseniz ihtiyacınız olacak tüm bilgi burada. Ahu Alanya Oniki Adalar’dan biri olan Kalymnos’a yaptığı yolculuktan edindiği izlenimle, bizlere ada hakkında ve adada tırmanış hakkında çok değerli bilgiler sunuyor. Beğeniyle okumanız dileğiyle... + devam

Cumartesi, 08 Ağustos 2009 | Aykut Türem

article thumbnail Google Earth ile tırmanış bahçesi mi bulunur? Cevabım kesinlikle evet ve çok sağlam bir referansım var: GEYVE. Türkiye’nin şu an belki de en yeni tırmanış bahçesi olan Geyve, Murat Kandi tarafından aslen 2006 senesinde sanal ortamda keşfedildi. + devam