tırmanış.org

tırmanıcıdan tırmanıcıya...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Bir Tırmanış Cenneti: Kalymnos

e-Posta Yazdır PDF
 

Türkiye' nin yanıbaşında tam bir tırmanış cenneti. Zeynep Tellioğlu ve Ozan Cem Palut' un kaleminden adaya gitmeyi düşünenler için rehber niteliğinde bir yazı. Üstelik yazılarını Kalymnos kaya tırmanış rehberinin yazarı Aris Theodoropoulos ile yaptıkları röportaj ile süslüyorlar. Keyifle okumanız dileğiyle.

 

Kalymnos: Sünger dalgıçlarının adasına hoş geldiniz! Limana indiğinizde bu tabela karşılıyor sizi. Geçmişte gelir kaynağı sünger avcılığı olan bu 12 ada üyesinin şimdiki en büyük gelir kaynağı tırmanış ve dalış turizmi. Adada yapılan tarım faaliyetleri ada ekonomisi içinde küçük bir paya sahip.

Gerçek bir tırmanış bahçesi olan Kalymnos 1995 yılında keşfedilmiş ve 1996 yılından beri açılan rotalarla birlikte şu an 2000’e yakın rota ve 54 sektör bulunmakta. Kalymnos’un karşısında bulunan Talendos adasını da işin içine katarsak sektör sayısı 64’e çıkıyor. Kaya yapısı büyük ölçüde kireç taşı, sarkıt, tufa ve kolonetlerden oluşmakta. Sektörlere yürüyüş 25-35dk sürüyor. Daha kısa ve daha uzun yürüyüş mesafeli sektörler de var tabii. Rota uzunlukları genelde 30-40m. Uzunluk yüzünden sıkıntı yaşamamak için 80m ip en ideali olacaktır. Kalymnos’ taki standart bir rota için 18 ekspres yeterli oluyor. Projeye bağlayacaksanız 20-25 eskpres yeterli olacaktır. Adada tırmanış yılın her ayı mümkün olsa da, en ideal tırmanış zamanı Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim.

Thumbnail

Grande Grotta Sector (Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Thumbnail

Talendos Manzarası (Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Adadaki en popüler sektörler Ghost Kitchen, Arhi, Summertime, Odyssey, Spartacus, Panaroma ve Afternoon. Hepsi de genelde Masouri çevresinde. En son açılan Secret Garden sektörü ise adanın kuzey ucunda olmasına rağmen şimdiden en çok rağbet gören sektörlerden biri. Gün boyu gölge olması ve kolonetli kaya yapısı da sektörün tercih edilme sebepleri arasında.

Kalymnos ile ilgili bütün detayları Aris Theodoropoulos’un yazdığı kaya tırmanış rehberinde bulabilirsiniz. (Kalymnos Rock Climbing Guidebook 2010 Edition) Sonradan açılmış rotalar mevcut. Ek rehber ve bölge ile ilgili güncel haberler için http://climbkalymnos.com/ sitesine göz atmayı unutmayın. Tırmanış rehberini bu siteden kredi kartı veya paypal ile alabilirsiniz. Kısa süre içinde kapınızda oluyor. Ancak Kalymnos’a gittiğinizde de rehberi her yerde bulabiliyorsunuz (marketlerde, Wildsport ve Climber’s Nest mağazalarında) ve fiyatı da sitedekiyle aynı 35 Euro. Rehber kitapta sektörlerin yoğunluğundan güneş alma saatlerine kadar tüm detaylar mevcut. Ayrıca her rota için küçük bir yazı yazılmış. Bu yazı, rotaya girmeden önce sizi neyin beklediğiyle ilgili bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.

Kalymnos tırmanış camiasındaki herkesin gidip tırmanmak istediği bir bölge. Bu kadar fazla ilgiden mi bilinmez, rotalara girdiğinizde “mum” yüzeyler ve oynayan 10’luk bolt kulakları zihni yoruyor. Lokal tırmanıcılar her ne kadar bakım yapsa da, bunun önüne geçmek imkânsız. Ayrıca “Kalymnos standardı” denilen bir boltlama sistemi var ve bolt aralıkları genelde kısa ve sabit. Bu, yeni başlayanlar için güven verici olsa da, bazı rotalarda gereksiz hamlelere neden oluyor.

Thumbnail

Alex Megos “Pufa Pufa Pufa” 7c 30m, Secret Garden.

(Foto: Aris Theodoropoulos)

Thumbnail

Aris Theodoropoulos ''K44'' 7a 22m, Galatiani cave Kalymnos

(Foto: Alex Megos)

Kalymnos hakkındaki enteresan bir detay da, geleneksel rota açmanın yasak olması. Kesinlikle bir spor tırmanış bahçesi olarak kayda geçmiş. Belediye de sporcuları destekliyor. Güvenli bir aktivite olabilmesi için belediye sporcular ile birlikte karar alıyor. Belediyenin aldığı karara göre, Kalymnos’un birçok kişinin geldiği bir tırmanış bölgesi olduğunu da göz önünde bulundurarak daha güvenli bir tırmanış bölgesi olabilmesi için geleneksel rota açıp yayımlamak yasaklanmış.

Adanın hemen hemen her yerinde sektör olmasından dolayı sektörlere ulaşım oradan kiralayacağınız motor veya araba ile sağlanabilir. Günlük motor ücretleri 10-14 Euro arası, araba 15-20 Euro arası değişiyor. Motor ehliyetiniz olmasa bile araba ehliyetiyle motor kiralayabiliyorsunuz. Tabii bisiklet kiralamak da mümkün. Adada toplu taşıma da var; fakat sabah 7’den akşam 10’a kadar ve otobüsler duraklardan 2 saatte bir geçtikleri için genelde yerel halk tarafından tercih ediliyor. Adaya gelmeden 1-2 hafta öncesinde kiralama şirketlerini arayıp rezervasyon yapmanız mümkün. Özellikle ekim ayında Kalymnos The North Face Climbing Festival (Kalymnos North Face Tırmanış Festivali) yüzünden ada bir hayli kalabalık ve geldiğiniz anda motor bulmak neredeyse imkânsız. O yüzden siz siz olun aracınızı önceden kiralayın (www.scooterfun.gr Tel: 0030 22430 47744).

Thumbnail

Kalymnos Climbing Fest Logo on rocks
(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Thumbnail

Coffee Onsight
(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

 Thumbnail

''kokkinidis'' (güzel bir yemek mekanı daha, girişi ''4c+'')
(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Adada kamp yapmak kesinlikle yasak! Konaklayacağınız otel ve pansiyonlar arasındaki fiyat farkları verdikleri hizmete ve konumuna göre değişiyor. Gidiş tarihleriniz belliyse önceden rezervasyon yapmakta yarar var, fiyatı fark edilir derecede düşürüyor. Tırmanış festivali zamanında gidecekseniz en az 1 ay önceden yerinizi ayırtın, yoksa yer bulmak hem zor hem de pahalı olur. Otel ve pansiyonlar dışında eşyalı kiralık evler de mevcut. Kalabalık gidecekseniz daha hesaplı olabilir. Biz Hotel Kamari’de kaldık. Kamari bölgesi ana sektörlere biraz uzak ama aracınız olduğu sürece fark etmiyor. Çok tatlı insanlar ve Maria çok güzel yemek yapıyor! Tabii mutfak malzemeleri mevcut siz de yemek yapabilirsiniz. İki hafta kaldık, evimiz gibi oldu (Hotel Kamari: 0030 22430 47278).

Adaya Bodrum veya Turgutreis’ten gitmek mümkün; fakat Kalymnos’a direkt giden feribotların günleri yaz ve kış tarifesine göre değişkenlik gösteriyor. Kışın Kalymnos’a direkt feribot yok; ama Kos’tan Kalymnos’a geçmek mümkün. Bodrum ve Turgutreis’te bulunan acenteler sizlere gerekli bilgileri veriyorlar. Tüm acenteler ayni firmaya bağlı olduğundan fiyat farkı için endişelenmenize gerek yok. Dönüş tarihiniz belli ise biletinizi gidiş-dönüş almanız cebinizi rahatlatır. (Turgutreis-Kos Gidiş-Dönüş 25€, Kos-Kalymnos Gidiş-Dönüş 28€)

Restoranlarda her türlü yemek çeşidi bulabilirsiniz. Kuzu ve domuz eti, deniz ürünleri ve hatta -bizden biraz farklı olarak- beşamel soslu musakka, yaprak dolma ve cacık! Günlük balığı bizden farklı olarak bir sosla servis ediyorlar. Ayrıca saganaki dedikleri feta peyniri (beyaz peynire benziyor) ve domates sosuyla sotelenmiş deniz ürünlerini tadın. Myrties’deki Aphrodite’s restorana gitmeyi unutmayın. Günlük yemekler çıkıyor ve her şey leziz! Sahibi çok tatlı bir kadın, İngilizce bilmiyor ama bir şekilde anlaşıyorsunuz. En iyi restoranlardan biri de Kokkinidis. Girişi merdivenli ve expresslerle süslü. Kolay bir merdiven çıkışı olmasından dolayı 4c+’lık bir girişe sahip tırmanıcıların uğrak mekânı. Ayakta bile bekleyebilirsiniz. Yemekleri çok taze ve güzel.

Thumbnail

Fatolitis'in sahibi ve Ozan
(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Thumbnail

Hotel Kamari
(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Thumbnail

Aphrodite's (güzel bir yemek mekanı)

(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Bu rotalardan sonra bir içkiyi hak ettim diyorsanız, günün her saati dolu görebileceğiniz Fatolitis’ Snack Bar’a gidebilirsiniz. Önünde tırmanış ayakkabılarından oluşan bir ağaç var o yüzden fark etmemeniz imkânsız. Bir aile işletmesi ve çok neşeliler. Müzikler de harika. Saat 22.00’dan sonra Nadir Bar’a gidilebilir.

Çok tırmandım biraz da dinleneyim ve gezeyim derseniz size birkaç öneri: adanın dört bir yanındaki mavi sularda serinleyip yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Vlihadia, Vothini, Arginonta ve Emborios görülmesi ve yüzülmesi gereken yerlerden. Motorunuza atlayıp Vathy’e gidip mandalin ağaçlarıyla dolu vadinin güneş batışındaki eşsiz görüntüsüne tanık olabilirsiniz. Vlychadia’daki Deniz Müzesi’nde su altından çıkarılan kalıntıları görebilirsiniz. Merkez Pothia’daki Arkeoloji Müzesi’ne ve Deniz ve Kültür Müzesi’ne gidebilirsiniz. Unutmamanız gereken tek şey ada sakinlerinin İspanyollar gibi siesta yaptığı. 13.00-17.00 arası birçok mağaza kapalı oluyor ve müzeler de 10.00-13.00 saatleri arası açık. Ayrıca günübirlik komşu adalara da gidebilirsiniz.

Biz de tırmandık, gezdik, yedik, içtik ve Kalymnos rehber kitabının yazarı Aris Theodoropoulos ile Kalymnos ve tırmanış ile ilgili bir söyleşi yaptık:

Thumbnail

Zeynep Aris Ozan

(Foto: Ozan Cemal Palut arşivi)

Thumbnail

Aris Theodoropoulos ''Calcite Star'' plus 7b+ 40m, Galatiani cave Kalymnos (1)

(Foto: Alex Megos)

Kalymnos ile ilişkin ne zaman başladı?

Kalymnos 1990'larda İtalyan tırmanıcılar tarafından keşfedilmiş. Ben de İtalyan ve Alman tırmanıcıların yazdıkları makalelerde gördüm Kalymnos’u. Gördükten sonra yeni rotalar açmaya ve bölgeyi geliştirmeye karar verdim. İlk açılan rotalarda düzgün boltlama yapılmamıştı. Bu yüzden bir standart getirdim. 5 yıl önce de bir ev aldım. Artık hem burada oturuyorum hem de rotalar üzerinde çalışıyorum.

Kalymnos’taki en sevdiğin sektör neresi?

Bu aslında değişiyor. Şu an favori sektörüm “Secret Garden”. Kalymnos’taki yeni popüler sektör diyebiliriz. Gün boyu gölge olması da tırmanıcılar için tercih sebebi. 

Kalymnos ile ilgili beğenmediğin şeyler var mı?

Maalesef var. Kalymnos’un yerli halkı yollara çöp atıyor. Geçen sene sadece yolların üzerindeki çöpleri toplamayı amaçlayan bir proje gerçekleştirdik. Masouri-Kastelli arasındaki yol üzerinden 20 torba çöp topladık. Tabii bir de sektörlerde tırmanıcıların bıraktığı çöpler var. Özellikle tuvalet kâğıdı büyük sorun; çünkü doğada yok olma süresi çok uzun. Bu konuda hassas olunması gerekiyor.

Yunanistan’da başka sevdiğin tırmanış bölgesi var mı? Orada hiç rota açtın mı?

Yunanistan’ın alt tarafında bir ada var. Adı Pellopones. Rota açtım tabii, hatta kendi sektörlerim bile var. Şu anda Yunanistan’ın genelini kapsayan bir rehber kitap üzerinde çalışıyorum. Önümüzdeki sene içersinde bitmesini planlıyorum. Kitapta tüm bu sektörleri yayımlayacağım.

Dünya genelinde sevdiğin bölgeler nereleri?

Tabii Kalymnos :)

Şimdi çok klasik bir soru soralım: Dağcılık mı, spor tırmanış mı?

Ben 1979 yılından beri tırmanıyorum. İlk başta geleneksel tırmanış ve alpinizm yaptım. Yani uzun yıllar boyunca dağcılıkla uğraştım. Kalymnos’tan beri spor tırmanışla devam ediyorum.

Geleneksel tırmanış ile ilgili ne düşünüyorsun? Sence belirli bölgeler geleneksel tırmanış için korunmalı mı?

Evet. Dağlar kesinlikle geleneksel tırmanış için korunmalı. Bu farklı bir oyun ve bence Kalymnos’ta ikisi de -geleneksel ve spor tırmanış- bulunmalı.

Türkiye ve Kalymnos çok yakın, suyun öteki yanı sonuçta. Türkiye’deki tırmanış ile ilgili neler duydun? Daha önce hiç Türkiye’ye gittin mi?

Antalya–Geyikbayırı ve İzmir–Kaynaklar hakkında çok şey duydum. Önümüzdeki sene içersinde oralara gitmek istiyorum. Tırmanmak için Türkiye’ye gitmedim. Sadece Bodrum’a gittim. Bunların dışında İstanbul’u görmeyi çok istiyorum.

Sence ileride Türkiye ve Yunanistan arasında tırmanış konusunda ortak projeler olabilir mi?

Hem coğrafik olarak, hem insanlar olarak birbirimize çok yakınız. Nasıl bilmiyorum ama tırmanış konusunda işbirliği başlamalı. Böylece ortak projeler de oluşacaktır.

Tırmanışın geleceğinde ne görüyorsun?

Günden güne daha güçlü tırmanıcılar görüyoruz. Bu da derecelerde yükselmeye sebep olacak. Bence önümüzdeki yıllarda Fransız derecelendirme sistemine göre 10 dereceyi görebiliriz. 

Tımanışta en beğendiğin, başarılı bulduğun kişi kim?

Alex Megos. En iyi arkadaşlarımdan biridir. Bence şu an en iyisi o ve önünde çok iyi bir gelecek var.

 

İletişim: zeyneptellioglu[at]gmail[nokta]com, ozanpalut9[at]gmail[nokta]com

 

LAST_UPDATED2  

+ Yazarın diğer yazıları :