TARİHTE BUGÜN:

 

Kendi döneminin en iyi bouldercılarından biri olan ve birçok zor spor rotanın da tekrarını veya ilk çıkışını yapmış olan Japon tırmanıcı Dai Koyamada ile tırmanışı üzerine bir röportaj yaptık. Mart 2009’da bu ünlü tırmanıcının profesyonelliğe uzanan hayatıyla ilgili “Kendi Kendini Yetiştirmiş Bir Profesyonel” isimli bir de yazı sunmuştuk. Bakmak isterseniz:

http://tirmanis.org/index.php/bouldering/boulderingk/131-kendikendiniyetistirmisbirprofesyonel

Bizi kırmayıp sorularımızı içtenlikle cevapladığı için Dai Koyamada’ya çok teşekkür ederiz. Ayrıca Dai’yle iletişimimizi sağlayan fotoğrafçısı Ikuko Serata’ya da çok teşekkürler. Dai’nin yanıtlarını Japonca’dan İngilizce’ye çeviren Kevin Wilson’a da ayrıca teşekkürler. Röportajın hazırlanması sırasındaki yardımınız ve desteğiniz için Burak ve Aykut size de çok teşekkür ederim. Beğeniyle okumanız dileğiyle...

Pınar Kavak
pinar.kavak[at]tirmanis.org

Sevgili Dai,

Bugüne kadar birçok zor boulder problemi çözdün, birçok zor spor rotanın da ilk çıkışını gerçekleştirdin. Ayrıca, birçoğunun da tekrarını yaptın. Senin açından bakıldığında bir boulder problemi ile bir spor rota arasındaki fark nedir, kullanılan teknik, eğlence ve hissettirdikleri açısından? Hangisi sana daha yakın?

Zor spor rotaları veya zor boulder problemlerini denerken ve tamamladığımda eşit derecede mutlu oluyorum. Ama çoğunlukla en basit yaklaşımı arıyorum. Dolayısıyla, şu an daha çok boulder problemleri üzerinde çalışmaya yoğunlaşmış durumdayım. Ama, “sert hamleler” aramaya gelince ister bir boulder problemi üzerinde olsunlar isterse bir spor rota üzerinde olsunlar, onları kendim için kişisel olarak eşit derecede değerli buluyorum.

Sence günümüzün sert boulderlarını sert yapan şey nedir? Yani aşırı kuvvet gereksinimi mi? Parmak kuvveti mi, dayanıklılık mı? Günümüzün bu sert rotalarının 10 yıl önce açılan rotalardan çok daha sert olabilmesini sağlayan unsurların tepesindekileri soruyorum.

Sert hamleleri değerlendirirken önemli olan şey şu: Onların “benim için sert” olup olmadıklarını düşünmek.

Fiziksel olarak önemli olan şey bütün bedeniniz. Yani, parmaklarınız, zorluk eşiğiniz, bacak kuvvetiniz, herşey.

Bugünün rotalarının daha da zorlaşıp zorlaşmadıklarından emin değilim. Mesela, bugünün tırmanıcılarının 10 sene öncesinden daha sert rotalar bulmaları gerekmesine rağmen, “Action Direct” gibi, gerçekten zor.

Bence değişen şey şu: Birçok yıl öncesiyle karşılaştırıldığında şimdi artık çok yüksek seviyede tırmanan çok daha fazla tırmanıcı var. Bu değişimin en büyük nedeni insanlar tarafından yapılan yapay duvarlar. En azından Japonya için durum bu. Şimdi küçük çocuklar bile kolaylıkla zevkine tırmanabiliyor.

Zor rotaların üzerindeki derceler gittikçe artıyor ama rotalar da giderek uzun ve daha uzun olmaya yöneliyor. Söylemek istediğim, öyle görünüyor ki bir rotada daha daha zor hamleler bulmak yerine kollar şişmişken zor hamleler yapabilme kabiliyetini geliştirmek lazım. Ama Frankenjura’da sert hamleler rağbet görüyor ve bir yığın 9a-9b sınıfında kısa rota üretiliyor.

Ve... Akira: Meşhur tavan etabı, inanılmaz bir boulder problemi. Bu pasaj hakkında ne düşünüyorsun? Hiç denedin mi? Akira üzerine olan kritikler hakkında bir yorumun var mı?

Akira’nın bulunduğu bölgede Les Eaux-Claires’de uzun bir süre kaldım, ve Fred Roughling’in rotalarını denedim. 9a’ya kadar tırmanıyordum fakat Akira’nın olduğu yere hiç gitmedim. Yerel tırmanıcılar da Akira hakkında fazla konuşmak istemiyor.

Akira hakkında bir sürü söylenti var ve hepsi olumsuz. Bu tarz söylentilerden nefret ediyorum. Herhangi bir rota hakkındaki gerçek öncelikle birisi onu denemeden önce çözülemez. Rotayı gerçekten denememiş olan kişilerin onun hakkında söylentiler yayması hiç adil değil.

Fred’in dotalarını denediğimde edindiğim izlenim şöyleydi: Onlar zamanlarından ileride oldukları hissini veriyorlar. Öyle görünüyor ki onun tırmanışından aldığım imge şöyleydi ki, o gerçekten tırmanışın zirvesindeydi. Birşeyleri ilk kez yapan insanlar genellikle yanlış anlaşılırlar. Akira hakkında dolaşan gizem de bunu gibi ve gelecekte bir yerde çözülecek.

Profesyonel bir tırmanıcı olmanın şartları nedir? Örneğin yetenekli olmak şart mı, yoksa çok çalışmak yeterli mi? Profesyonel tırmanıcı olma hayalleri olan yeni nesil için ne önerirsin?

Benim kesinlikle şart olduğuna inandığım şey “yetenek”. Sadece tırmanıcılar için değil profesyonel spor dünyası için de, doğru değil mi?

Bu gelecek nesil için sadece bir öneri ama sadece tırmanışa dayalı bir hayat için çok büyük miktarda hazırlığın gerektiğini düşünüyorum.

En azından Japonya’da durum bu. Sadece tırmanışın hayatları olduğundan emin olanlar profesyonel olmayı hedeflemeliler.

Bir rotaya girerken ayakkabı seçimine özen gösteriyor musun?

Kayaya gittiğimde en az 5 çift ayakkabı getiririm, sonra da probleme en iyi uyan çifti seçerim.

Bu kadar çok rotayı tırmandıktan sonra, senin için özel olan bir rota (veya rotalar) var mı, belki de hayatındaki bazı deneyimlere dayanarak anlam verdiğin? Ve eğer varsa, rotanın adı ve verdiğin anlam nedir?

Bir rota vardı, Bazı tutamaklarda glue(zamk) kullanarak denemiştim, o zamanlar Japonya’da nadir rastlanan bir çalışmaydı. Tutamaklar Fransa’da üretilen rotalrda sıklıkla rastlanan tutamaklara benziyordu.

Bu 10 sene önceydi. Japonya’da o dönemin en zor rotasını başarıyla tamamlamıştım ama rotanın derecesi, tabii ki, oldukça kötüydü. Şimdi hiçbir suretle glue(zamk) (veya insan yapımı tutamak) kullanmadan rotalar yapmaya çalışıyorum. Şimdi bouldering sayesinde artan kabiliyetlerimle daha zor hamleler yapabiliyorum. Bu şekilde geçmişteki deneyimlerimi iyi yönde kullandığımı düşünüyorum.

Geçmişte kendin için zor olduğunu düşündüğün ve daha sonra tırmandığın bir rota oldu mu? Rotayı tamamladıktan sonra nasıl hissettirdi, daha önce kendin için zor olduğunu düşündüğün bir rotayı tırmanmak? Şimdi kendin için zor bulduğun bir rota var mı?

Action Direct zor ve güzel bir rotaydı. Tırmandıktan sonra sonunda rotanın ilk çıkışının sahibi olan wolfgang Güllich’e teşekkür edebilmiştim. Son zamanlarda Japonya’da tırmandığım bir boulder problemi olan “Epitaph” da çok zordu. Onu tırmanabilmek iki yılımı aldı. Sadece Epitaph’ın kayası yumuşak ve bazı tutamaklar ben onu ilk kez tırmandıktan sonra kırıldı(buna rağmen rota hala çıkılabiliyor). Bu problemi tırmanabilmemden önce tecrübe ettiğim gelişme süreci gerçekten çok güzeldi.

Profesyonel olmak üzerinde bir çeşit stres yaratıyor mu, mesela sürekli daha başarılı olmaya devam etmelisin, bu durumun tırmanışın eğlencesini alıp götürdüğü bir an oluyor mu? Mesela, başka bir eğlenceli aktiviteye katılmak istediğinde antrenman yapmak zorunda olduğunu düşünmen gibi?

Bir tırmanıcı olarak hayat kazanmak her zaman tırmanışın eğlencesinden oluşmuyor (başka bazı zorunluluklar var). Ama, bir “pro” (profesyonel) olduğum için gurur duyuyorum. Bu yüzden, “pro” olduğum için hissettiğim stres, bir bakımdan, beni mutlu eden birşey. Antrenman da bunun bir parçası.

Yuji Hirayama sen profesyonel olmadan önce senin esin kaynağındı, şimdi sen birçok genç tırmanıcının esin kaynağısın. Profesyonel olduktan sonra onu veya bir başkasını rol modelin olarak sakladın mı?

Yuji şimdi 40 yaşında, ama tırmanış konu olduğundan bu yana o hala ilerliyor ve her zaman gelişmenin yollarını düşünüyor. Öyle hissediyorum ki bu tutum öyle birşey ki hepimizin ondan birşeyler öğrenebiliriz.

Dipnot: Fotoğraflar Dai Koyamada'nın izniyle daihold.com'dan alınmıştır.