TARİHTE BUGÜN:

“Düşmek değil, konmak öldürür.” Burak Özdoğan, ideal düşüş kavramını incelediği makalesini tirmanis.org okurlarına esaslı bir ev ödevi vererek noktalıyor.

Bouldering, dilimizdeki tercümesiyle: “Kısa Kaya.” Yani, ipe bağlanmadan yapılan, düştüğümüzde ölüme ya da ciddi bir yaralanmaya sebebiyet vermeyecek bir tür kaya tırmanış şekli. Kimilerine göre kaya tırmanışının en saf biçimi, “kısa kaya.” Temelde, bir çift tırmanış ayakkabısı ve magnezyum toz torbasından başka ihtiyacınız olan yegâne şey: Üzerine tırmanabileceğiniz bir kaya bloğu ya da geniş bir kaya bandı. Düştüğünüzde sizi tutmaya yarayan o şangırtılı malzemeler, emniyet kemeri, ip, emniyetçi…

Yok bunlar!

Tırmanmaya başlarız, kilide gelince zurna zırt der, hamlemizi yaparız. Tutarsa tutar, tutmazsa? Hoop aşağı!

Düşmek; daha doğrusu yere düşmek, kısa kayanın tabiatında var!

E güvenli çünkü. Adı üstünde ya: Kısa Kaya! Kısa… 

Gelgelelim işin aslı öyle değil; zira düşmekten düşmeye fark var. Mühim olan nasıl düştüğümüzden ziyade nasıl konduğumuz. Bunun üzerine söylenmiş çok güzel bir özlü söz de var zaten:

“Düşmek değil, konmak öldürür.”

İşte bu yüzden de, kısa kayanın gerçekten güvenli olabilmesi için düşüşümüzün –ya da yere konuşumuzun- ideal biçimde gerçekleşmesi gerekmektedir. 

Nedir “İdeal Düşüş?”

Temel olarak:

Düşüş esnasında herhangi bir yere çarpmadan, bilhassa başımızın ve sırtımızın darbe almamasını sağlayarak düzgün bir zemine, ayaklarımızın üzerine yumuşakça konabilmektir.

Bu tanımın unsurlarına bakarsak, iki noktanın öne çıktığını görürüz:

(a) Konduğumuz “Zeminin Düzgünlüğü”

(b) Bu zemine ne şekilde düştüğümüz –konduğumuz-

Tırmanacağımız kısa kaya rotasının (probleminin) konumuna, bulunduğu bölgeye göre rotanın dibindeki zemin de çeşitlilik gösterecektir. Şanlıysanız belki dümdüz bir çimenlik ya da kumlu yumuşak bir zemin olabilir altınızda –fakat Kadir gecesi doğmuşlardan da olsanız illa ki günün birinde pek de düşülesi olmayan bir zeminle yollarınız kesişecektir. 

Tırmandığınız rotanın dibinde yerinden oynatılması güç, sipsivri bir kaya kütlesi olabilir, zemin çukurlarla, engebelerle dolu, kalın ağaç kökleriyle kaplı olabilir… Elbette bunları kaldırıp bir kenara taşımak söz konusu olamaz. Fakat düşeceğiniz zemin koşullarını bir alın yazısı gibi kabullenmektense türlü tedbirlerle bir tarafımızı incitme riskini azaltabiliriz.

Örneğin, zemindeki çukurları kıyafetlerinizle ya da en azından ufak taşlarla vb. doldurmayı deneyip, rotadan düştüğünüzde ayağınızın burkulmasını bir miktar engelleyebilirsiniz. Zemindeki taşınabilir kayaları, taşları temizleyebilirsiniz. Oynatılması güç olan sivri ve keskin kayaların üzerini örtebilir, gerekiyorsa “kısa kaya minderinizi (crush-pad)” bu kayaların üzerine serebilirsiniz.

Bununla birlikte kimi zaman dikkatsizliğimizden ötürü de zemin koşulları göz göre göre kötüleşebilmektedir. Sık karşılaştığımız ihmallerden biri de tırmandığımız rotanın dibinde ayakkabılarımızı, su mataramızı vb. düştüğümüzde ayağımızı burkmamıza yol açabilecek malzemeleri unutmak; basit ama atlanmamasında sonsuz fayda olabilecek bir tedbir bu ıvır zıvırı kenara almak. 

Bir başka detay: Eğer tırmanış bölgesine köpeğinizle gittiyseniz köpeklerin kısa kaya minderleri üzerinde pineklemeyi çok sevdiklerini unutmamalısınız. Görmüşlüğüm yok ama çeşitli kaynaklarda okurken rastladım, ne yazık ki kısa kaya rotasından köpeğinin üzerine düşen tırmanıcılar olmuş. 

Gene diğer bir husus tırmanış salonlarındaki yer minderleriyle ilgili. Benim de başıma geldi, yakın zamanda da tırmanış partnerim Matej’in ayak bileğini çatlatmasına neden oldu. Kısa kaya salonlarındaki birbirine dayalı yer minderlerinin bitişme hatları kimi zaman çok tehlikeli olabiliyor. Şayet düşüş sırasında ayağınız minderlerin birleştiği hatların arasına girerse ciddi ve tatsız sakatlanmalara neden olabiliyor. İmkân dâhilîdeyse, tırmanmadan evvel altınızdaki bu minderlerin iyice birbirilerine bitiştirildiğinden emin olunuz.

İdeal düşüşün bir başka unsuru olan yere düşüş –konuş- biçimine değinmeden önce düşüşe start veren iki farklı sebebi anımsayalım: i. Bilinçli Düşüş (Atlamak; düşmeden önce hazırlıklı olmak) ii. Bilinçsiz –Sürpriz- Düşüş (Beklemediğimiz bir anda hazırlıksız yakalanarak düşmek)

Genelde rotanın zor bir yerindeysek düşme ihtimalimizin yüksek olduğunu zaten biliriz, sezinleriz. Böyle bir durum içinde hamlemizi yaparken zihnimizin bir kısmı hamlenin icrasına, bir kısmı da düşüşe yoğunlaşmıştır. Şayet düşersek buna hazırlıklıyızdır, bir düşüş planımız iyi-kötü vardır. Bazen de hamleyi yapamayacağımıza karar verip aşağıya şöyle bir bakarız ve en güvenli olduğuna inandığımız şekilde kayadan ayrılır ve yere ya da kısa kaya minderine atlarız.

Bilinçsiz düşüşteyse hiç beklemediğimiz bir anda türlü sebeplerden –ayağımızın kayması, tuttuğumuz tutamağın kırılması vb.- ötürü dengemizi kaybeder ve hazırlıksız şekilde düşmeye başlarız. Bu anda refleks olarak en ideal şekilde yere konabilmek için türlü manevralar yaparız. Döneriz, kollarımızı savururuz, kapanırız… Yeterince çevik veya şanslıysak bir tarafımızı kırmadan, incitmeden düzgün bir şekilde düşeriz. Ama her zaman bu mümkün olmayabilir, ne yaparsak yapalım kafamızın üzerine çakılmak, yerle yeksan olmak kaçınılmaz olabilir.

İşte tam bu noktada İngilizce kaynaklarda “spotter” olarak kullanılan benim de bu makalede “altçı” olarak anacağım rol önem kazanmaktadır.

Altçı kimdir? Nedir alt almak?

Altçı (spotter), kısa kaya yapan tırmanıcı düştüğünde onun güvenli bir şekilde yere konmasına yardımcı olan kişidir. 

Alt almak, kesinlikle düşen tırmanıcıyı tutmak değildir!

Alt almak, düşen tırmanıcının ideal şekilde yere konmasına yardımcı olmaktır. Bir nevi, düşen tırmanıcının pozisyonunu düzeltmektir.

Bu bağlamda altçının birincil görevi, tırmanıcının en hayati bölgelerinin darbe almamasını sağlamaktır. Yani,

  1. Kafa ve
  2. Omurga

Alt alan kişi tırmanıcının durumuna göre yerini değiştirir, pozisyonunu günceller. Kolları dirseklerinden hafif bükük olacak şekilde tırmanıcı her an düşebilirmiş gibi tetikte bekler. Bu esnada altçının parmakları kapalı olmalı, başparmak açık kalmamalıdır. Aksi takdirde düşen tırmanıcıya destek olmaya çabalarken altçının ellerine binecek ani bir yük başparmağının çıkmasına sebebiyet verebilir.

Tırmanılan rotanın eğim de altçıya ipuçları verebilir. Öyle ki, negatif eğimli bir rotada elleri tutamaklardan ayrılan bir tırmanıcının ilkin üst vücudunun düşeceği aşikârdır. Altçı burada görevini iyi yapmazsa tırmanıcımız sırt üstü yere düşerek tatsız şekilde yaralanabilir.

Altçının düşüş esnasında hazırlıksız yakalanmaması için tırmanıcıyı doğru şekilde gözlemlemesi de gereklidir. Genelde yapılan hatalardan biri olayın heyecanına kapılıp altçının sorumluluğunu unutup tırmanıcının hamleleri nasıl yaptığına yoğunlaşmasıdır. Uyanık olmak gerekir; mesela tırmanıcı o an farkında olmayabilir ama siz onun bir basamağa kötü basmış olduğunu görüp buna göre pozisyonunuzu ayarlayabilirsiniz. Keza yaklaşmakta olan bir dinamik hamlede tırmanıcının savrulacağını, pandül yiyeceğini kestirebilirseniz hamleden hemen önce uygun yere geçerek kontrolsüz bir düşüşün kötü sonuçlarını engelleyebilirsiniz.

Aklıma gelmişken faydalı olabileceğini düşündüğüm bir uyarı yapmak isterim: Tırmanılan blokta beklenmedik bir anda tırmanıcının kilitlendiği ufak bir tutamağın kırılması ansızın arkasındaki altçının çok sert bir dirsek darbesi almasına sebebiyet verebilir. Başıma bir faaliyette geldi ve ertesi gün Sivri Dağ Doğu Yüzü’nü tek camı kırık gözlüğüm ile tırmanmak zorunda kaldım.

Bazen kırılan tutamak ufak bir kaya parçasından öte irice bir kütle de olabilir –bu işin bir cilvesi işte! Antalya, Olimpos’ta kısa kaya yaparken böyle bir bloğun üzerinden elimde koskocaman bir kaya ile altçımın (Çağlar Erkenci) üzerine düşmek nasip oldu yedi-sekiz sene evvel. O günümüzü Çağlar’ın kafasına dikiş attığımız Kemer’deki bir klinikte noktalamıştık. Şansımız o ki kafası sağlammış Çağlar’ın –o minik operasyonda birkaç kez dikiş iğnesi kırılmış ve Çağlar espri konusu olmuştu.

Alt alırken duruma göre birden fazla kişinin de devreye girmesi gerekebilir. Alt alırken tırmanıcının pozisyonuna göre kısa kaya minderlerini farklı noktalara kaydırabilir, yerlerini değiştirebilirsiniz. Yaratıcı ve öngörülü olmaya çalışın; uyanık olun. Alt almak yerine göre emniyet almak kadar hayati bir görev olabilir. Tırmanıcının başarısı bu anlamda bir bakıma altçının ona verdiği güven duygusuna da bağlıdır.

Unutmayın ki tırmanış tarihindeki pek çok zorlu ve tehlikeli kısa kaya rotasının tırmanılmasında altçıların tırmanıcılara aşıladığı güven duygusunun da büyük payı olmuştur.

Sevgili arkadaşlar, kısa kayada ideal düşüş kavramını ve alt almanın teoride öne çıkan çeşitli hususlarını irdelemeye çalıştığım bu makaleyi size küçük bir ödev vererek noktalamak istiyorum.

Aşağıda izleyeceğiniz şakayla karışık videoda, göreceklerinizi yukarıda aktardıklarımı temel alarak lütfen analiz etmeye çalışınız. Hataları ya da –şayet var mı bilmiyorum ama- doğruları görmeye çalışınız.

Bir başka makalemizde görüşmek dileğiyle,

Sevgiler, saygılar, güpgüzel tırmanışlar!

Burak Özdoğan

www.tirmanis.org okurlarına ev ödevi

Aşağıdaki videoda okuduğunuz makaleyi temel alarak kusurlu hareketleri bulunuz.

{google}-5346076817626287170{/google}