TARİHTE BUGÜN:

 

Aralık ayı başından beri Aladağlardaki havayı takip ediyorduk Uğur (Kıroğlu)’la beraber. Hedef belliydi, Lahitkaya Batı Yüzü. Kışın ilk gününde kışa güzel bir başlangıç yapacaktık. Hava tam anlamıyla mükemmel gidiyordu. İçimiz kıpır kıpır günler öncesinden hazırlanmaya başlamıştık olağanın aksine. 19 Aralık akşamı İstanbul’dan yola çıktık böylece. Aladağlara adım atar atmaz anladık ki kar durumu, hava, her şey bizim lehimizeydi.

“Yazın serbest geçilen slab etap karla kaplı beklediğimiz gibi. Kramponlarımızı geçiriyoruz hemen. Başlıyoruz yükselmeye. Yan geçişi de yapıp karşımıza gelen ilk kaya bandında ip açıyoruz. Rotanın geneli slab kaya ağırlıklı. Yer yer bizi zorluyor. Rotanın başı da bu yerlerden biri. Kazmalarla çalışmak zor. Tutacak yerler ise eldivenle tırmanmak için küçük. Eldivenleri çıkarıyorum o yüzden. Küçük kapalı tutuşlardan yükselerek kısa bir pasajı geçiyorum. Bileğimden sarkan eldivenlere kar doluyor. Dayanılmayacak kadar ıslanmışlar. Yapılacak iş değil, daha rotanın ilk ip boyundayız. Tek parmak eldivenlerle değiştiriyorum. Biraz yükseldikten sonra duruyorum malzeme yerleştirmek için. Eldiveni çıkarıyorum haliyle. Malzemelerle oynarken adeta elimin tersiyle tepiyorum eldiveni. Bileğime bağlı olması gerekirken bütün o tırmandığım etapları uçarak geçiyor. Arkasından bakıyorum sadece. İdrak etmeye çalışıyorum bir süre. Nasıl olabilir bu? Montun iç cebine koyduğum eldivenleri kontrol ediyorum. Şansa ıslak eldivenlerin sağ teki kurumuş. Geçiriyorum elime. Rotanın geri kalanını bu şekilde çıkıyorum. Bunlar hep acemilik işte ama aynı zamanda da tecrübe. (ertesi gün gittim aldım eldiveni rotanın altından)”

Dağın batı yüzüne baktığınız zaman slap kayayı bölen çatlak hattını görürsünüz. Uzaktan dik gözükür biraz da insanı ürkütür. Ama aslında baya yatıktır. Kaya tırmanış derecesi olarak III/III+ verilebilir. Bizim bulunduğumuz koşullarda ise çatlak içinde bulanan kar iyice sertleşmiş hatta buzlaşmaya başlamıştı. Sert karın verdiği güven bambaşka. Sanırım rotanın en güzel etabı bu çatlak hattı. Sonrasında ise işler çirkinleşiyor. Sanki dağ bizi sınıyor.

Rotanın ortasındaki büyük sette bele kadar batıyoruz. Kafamızda hep çığ riskini tartıyoruz. Setten sonra ise rotanın kilidi olan çatlak/baca etabı geliyor. Sol yüzeyde basamak zayıf hatta nerdeyse hiç yok. Kar durumu ise çatlak hattına göre kötü durumda. Uğur tırmanıyor önce. Çatlağın son kısmında takılıyor. Ben deniyorum arkasından. Uğurun yerleştirdiği son malzemeye kadar bir şekilde tırmanıyorum ve malzemeye girip dinleniyorum. Çatlaktan çıkıp sete varmaya 5-6 metre var. Etap ise slab yüzeyi bölen yumruk genişliğinde bir çatlak hattı. Çatlak içindeki kar iyice yumuşamış kazmalarla çalışmak zor. Ayrıca çatlak için uygun malzeme de baca etabının başında. Malzemeye oturup uzun bir süre bakıyorum. Aklımın bir köşesinde geçemezsek ne olur düşüncesi var. Devam etmek dönmekten daha kolay diyorum kendi kendime. Tırmanmaya başlıyorum. Kazmalar omuzda eller çıplak. Kramponun ucunu slab üzerindeki ufak çıkıntılara basarak yükseliyorum dikkatlice. Kayanın sağlam olması güven veriyor. Ufak tutamak ve basamakları kullanarak etabı bitiriyorum. Bu etap sonrasında istasyon kurmak için düzgün yer bulmak zor. İstasyon kurup uğuru yanıma almam epey vaktimi alıyor. Bu ip boyunda tam olarak 4 saat kaybediyoruz. Bir ip boyu toz kar kaplı kulvar boyunca tırmandıktan sonra hava kararıyor.

Nasıl olsa hava karardı diyerek bir süre dinleniyoruz. Son ip boyunu karanlıkta tırmanmamız gerekecek. Bivaklamak gibi bir düşünce yok kafamızda. Özellikle ben plansız bivak yaparak yıpratmak istemiyorum kendimi. Son ip boyunun ve iniş yapacağımız klasik rotanın kolaylığı bizi devam etmeye itiyor. Saat yedi gibi rotayı bitiriyoruz. Çadıra dönüşümüz ise on buçuğu buluyor.

İp boyları şu şekilde:
1.ip : M3, 55m
2.ip : M3, 55m
3.ip : 30-40 derece toz kar, 40m
4.ip : V, 40-50 derece kar, 50m
5.ip : M2, 40-50 derece toz kar, 60m
6.ip : M2, 30-40 derece kar, 50m

Teknik Malzemeler:

2 adet yarım ip, 1 set takoz, 7 friend(yay yüklemeli kam mekanizması), 5 sikke, 2 kar kazığı, 2 buz vidası, 10 adet ekspres, 6 kilitli karabina, 2 HMS karabina, 4x120cm 2x60cm 1x180cm perlon, yardımcı ipler, kişisel emniyet aletleri.

Genel Değerlendirme:

İlk iki ip boyu oldukça keyifli bir tırmanış sunuyor. Sonrası için aynısını söyleyemeyeceğim. Özellikle büyük setteki toz kar oldukça sinir bozucu. Yoğun kar yağışı arkasından girilirse tehlikeli olabilir. Emniyet imkânı ise genelde iyi. Yalnız kilit etap sonrasında kullanmak üzere kar kazığı taşımak faydalı olabilir.

Rotanın ilk kısmını az da olsa anlatan bir film hazırlamaya çalıştım ayrıca. Umarım beğenirsiniz.

Umut Şenliol
İletişim: usenliol[at]gmail[nokta]com