TARİHTE BUGÜN:

 

Önder Bingöl ve Gökay Bıyık 29 Ağustos 2010 tarihinde Aladağlar’da bulunan Ortaburun Kuzeydoğu Dihedrali Rotası’nın ilk çıkışını gerçekleştirdiler. Önder Bingöl’ün kaleminden bu tırmanışın anlatımını ve tırmanışa ait fotoğrafları beğeninize sunuyoruz.

30 Ağustos tatilini değerlendirmek amacıyla gittiğimiz Aladağlar’da, Ortaburun Kuzeydoğu Yüzü Rotası’nın sağında yer alan oldukça belirgin dihedral hattının ilk çıkışını yaptık. Rota Ortaburun Dağı’nın Sarımemetler’den görülen kuzey yüzünde değil Mangırcı Boğazı’nda yer alan ve Alaca Yayla’ya giden patika ile ulaşılan kuzeydoğu yüzünde yer almakta ve 250-300 metre uzunluğunda. Kaya yapısı 2. İp boyu hariç oldukça sağlam ve rota doğal bir hattı izlediği için rota bulma derdi hiç yok denilebilir. Rota boyunca canlı ağaçlar ve çatlaklara sıkışmış takoz taşlar gibi doğal emniyet malzemeleri de kullanılabilir fakat ölü ağaç köklerine dikkat, özellikle son ip boyu başındaki ölü ve kuru ağaç kökü elinizde kalabilir. Ortaburun Kuzeydoğu Rotası ile aynı noktadan başladığımız fakat ulaşılan çanağın sol duvarı yerine, sağda, en dip noktasındaki iğne yapılı kızıl renkli kaya etabından başladığımız tırmanışı 5 saatte bitirerek zirve platosuna vardık. Güneye doğru yürüyerek ulaştığımız Alaca Yayla patikasını takip ederek Sarımemetler’e vardık ve bu zevkli tırmanışı sonlandırdık. Ulaşımın kolay olması nedeniyle hafta sonuna kolayca sığdırılabilecek bu tırmanışın detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Sabah 06.00’da kamptan ayrılıp, 1 saatlik bir yürüyüşle rota altına vararak, bir gün önceden bıraktığımız malzemeleri kuşandık. Tunç Fındık’ın kitabındaki Kuzeydoğu Duvarı rotasının girişindeki slab etabı tırmanarak, sağdaki çürük görünen, yer yer negatif kızıl çatlağın altında ilk istasyonumuzu kurduk.

1. ip boyu: Varılan otlu çanağın dibindeki iğne yapılı kızıl renkli kayadan tırmanışa başladık. Başta kolay giden etap yükseldikçe dikleşiyor hatta hafif bir negatif hissi de var. Aşılan ölü ağaç kökünün ardından ulaşılan ufak setten sonra kısa fakat basamağı kıt etap da aşılarak ulaşılan geniş sette istasyon kurduk. (V+, 30m)

2. ip boyu: Setin hemen dibinden devam eden ve ufak bir çam ağacı ile sonlanan bariz hattı tırmandık. Çam ağacının üstünde yer alan ve sola doğru uzayan geniş sete ulaşıp ikinci istasyonu kurduk. İlk ip boyundan sonra tatsız bir etaptı, emniyet imkanı çok azdı, ot ve ölü ağaç temizliği yapmak gerekiyor. Genelde IV derece ortalarında V- civarında bir geçişle sonlanıyor. (V-,30m)
Uzun bir süre, setin sol tarafında yer alan dik bir baca ile başlayan ve yine bariz bir şekilde devam eden sırt ve baca hattını serbest olarak tırmandık (75-80m). Genelde III+ devam eden etaplar birkaç kere kısa ama dik etaplarla kesildi (IV+). Burada birkaç boşluklu hamle de geçmek gerekiyor. 5-6m IV+ devam eden ve dibi toprak kaplı V şeklinde bir kovuğa varan etabı çıkınca istasyon kurduk.

3. ip boyu: V şeklindeki kovuğun sol yüzünü tırmanarak ölü bir ağacı doğal emniyet malzemesi olarak kullandık ve buradan ince, hiç de güven vermeyen basamaklar üzerinde kovuğun üstüne doğru yan geçtik. Kırılıp dökülen basamaklardan arta kalanları kullanarak geniş bir sütun şeklindeki kayayı tırmanarak etabın zor bölümünü aştık. Sütun kayanın üstünde, emniyet imkanı vermeyen ve otla kaplı setli yapıları aşarak, sağlam bir ağaçtan istasyon aldık (VI-,20m).

4. ip boyu: Zirve sırtı ve ona ulaşan dihedral hattı önümüzde uzanıyordu… Yüzeylerin pozitif olması bizi tırmanışın kolay olacağı yönünde bir yanılgıya düşürdü. Bol ve sağlam emniyet imkanı veren bu etap, önce bir dihedrale oradan da basamağı kıt bir sağ yan geçişle başka bir çatlağa uzanıyordu. Layback tekniği ile yine zayıf basışlar yapılarak geçilen etap gerçekten nefis bir pasajdı, sağlamlığı, emniyet imkanı ve teknik gereksinimi ile saf tırmanış zevkini veriyordu. Bu ip boyu tırmanışın en güzel etabıydı, ağaçları aşarak büyük sette istasyon kurduk (VI-,25m).

5. ip boyu: Setten aldığımız istasyonla yine pozitif görünen etaba başladık. Bu etap rotadibinden görülen ve sağa doğru kıvrılan dihedral bölümü. Kısa bir dik etaptan sonra, çürük, kuru bir ağacın tıkadığı çatlaktan dihedrale girmeye çalışırken, tutamak ve basamak sıkıntısı kendini gösteriyordu. Çürük etaptan sonra dihedralin içinden biraz yükselip, sağa boşluklu basamak imkanı az olan bir traversle otlu setlere ulaşıp, büyük bir babadan istasyon kurduk, dihadrale çıkınca bol emniyet imkanı mevcut (VI,25m).

Sonrasında sırta ulaşmak için setin hemen üstünde yer alan kısa etabı baca tekniği ile çıktık ve zirve platosuna ulaştık (IV,10m).

Önder Bingöl

İletişim: onderbingol [at] googlemail.com