TARİHTE BUGÜN:

 

2 Ağustos 2009’da daha önce hiç tırmanılmamış Latok 2 Kuzey Batı Sırtı rotasının tırmanışına başlayan İspanyol ekip Oscar Perez ve Alvaro Novellon 5. günde zirveye vardılar. Dönüşte kaza geçiren ekipten Oscar Perez’in bacağı ve eli kırılmıştı. Partneri Alvaro, Oscar’ı daha güvenli bir yere indirdikten ve ellerindeki tüm malzemeyi bıraktıktan sonra yardım getirmek için ana kampa döndü. 10 Ağustos'ta başlatılan kurtarma çalışmaları 16 Ağustos'ta kötü hava koşulları ve teknik zorluklar nedeniyle askıya alındı ve 19 Ağustos'ta tamamen sonlandırıldı.

Bütün bu süreci, ekibin tırmanışını, kazayı ve sonrasındaki kurtarma çalışmalarını farklı kaynaklardan derleyerek bizleri bu makaleyle buluşturan Sevgili Barış Sarıalioğlu’na, İspanyolca'dan yaptığı çevirilerle bu çalışmaya katkıda bulunan Sevgili Rivka Bihar'a  ve son olarak arşiv fotoğraflarını kullanmamıza izin verdikleri için Peña Guara kulübüne ve başkanı Manuel Bara Alós'a çok teşekkür ederiz.

 Bu içerikte yer alan fotoğraflar Peña Guara arşivine ait olup Peña Guara kulübünün izniyle kullanılmıştır.

Latok 2 - İspanya ? (*)

(*) Latok 1 tırmanışından başarısızlıkla dönen Oscar ve Alvaro’nun kulüplerine gönderdikleri güncenin espirili Latok 1- İspanya 0 başlığından esinlenme.

Forumlara kaza haberi düştüğünde, Oscar Perez 2 gündür biri kolu ve biri ayağındaki iki kırıkla, Latok II’nin 6300 mt dolayındaki sırtlarında bulunmakta idi. Kurtarma çalışmaları başladığında hayatta olup olmadığı bilinmiyor ancak, yine de çalışmalar bu irtifadaki bir kaza için eşine hiç de rastlanamayacak ölçüde başlatıldı. Kaza Oscar Perez’in partneri Alvaro Novellon’un, kazanın meydana gelmesinin ve Oscar Perez’in hayatta kalabilmesi için bazı önlemleri almasının ardından yardım istemek üzere ana kampa inmesi ile öğrenildi.

Oscar Perez (33) ve Alvaro Novellon (31), tırmanışa Temmuz ayının sonlarında başlamışlardı. 2006 yılında tırmandıkları bölgede Latok III’te yaptıkları tırmanış sonrası, bölgenin tırmanış için çok fazla olanaklar sunduğunu düşünmüşler ve tekrar geri gelmeye karar vermişlerdi. Latok III’e (6949mt), Japon rotasını kullanarak Alpin stilde tırmanmışlar ve bu tırmanış sonrası İspanya Dağcılık ve Tırmanış Federasyonu (FEDME:Federación Española de Depotes De Montaña y Escalada) tarafından FEDME’nin “Piolet d'Or”( piolet de oro de la FEDME)[1] ödülüne layık görülmüşlerdi.

17 Temmuz’da ana kampa ulaşmalarının ardından, bir haftalık aklimatizasyon yürüyüşlerinin ertesinde, 27 Temmuz’da, Latok I’in tırmanılamayan ünlü Kuzey Duvarı’nın ilk tırmanışını alpin stilde yapmak için tırmanışa başlamışlardı. Ancak, 1 Ağustos’ta kulüpleri olan Pena Guara’ya gönderdikleri günlükte şöyle bildiriyorlardı:

“Tırmanışın 1300. metresinde bivaklamayı planlamıştık. İlk etaplarda, hızlıca tırmanmayı sürdürdük. Bivaklamayı planladığımız yere yaklaştıkça, emniyet alamadığımız bol kar tarafından püskürtülmeye başlamıştık. 16 saatlik uğraşın ardından bivağımızı nihayet kurabilmiştik. Normal koşullarda, bu noktaya 8 saatte ulaşabilirdik, ancak geçen ay yağan yoğun kar, geriye kar yüklü bir duvar bırakmıştı. Tırmanışın ikinci gününde, iki ip boyu tırmandıktan sonra, koşulların tırmanışa devam etmemize izin vermeyeceğine ikna olduk” (2)

Ana kampa dönüp bu bölgedeki mevcut koşulların alpin stilde tırmanmalarına, ancak  bivaklama için uygun koşullar sunan ve tırmanışın tehlikeli olmayacağı Latok 2’de izin vereceğini düşünen ikili rotalarını dağın kuzey batı sırtına çevirmeye karar verdiler ve böylece 2 Ağustos günü Latok 2’nin İngiliz ekipler tarafından iki kez denenmiş, ancak daha evvel hiç tırmanılmamış, Kuzey Batı Sırtı rotasını tırmanmak üzere yola koyuldular.

Tırmanışın ilk gününde, aslında vadinin diğer tarafından ulaşılan sırt başlangıcına bulundukları yerden zorlu teknik problemleri çözerek ulaşmak zorunda kalan çift, 6400 metredeki sırt başlangıcına 3. günde ulaşabildiler. Tırmanışın bu bölümlerini Novellon şu şekilde aktarıyor:

“3. günde tırmanmaya devam ettik. Daha hızlı gidebilmek için sadece temel malzemeleri taşıyorduk. Bir kar küreğiyle beraber yaklaşık 6100 metre yüksekliğe vardık, yaklaşık diyorum çünkü altimetre taşımıyorduk. Rotanın en teknik ve en karmaşık etabının başında geceledik.” “Orada uyuduk ve ertesi gün çok zorlu bir yüzeyde dört ip boyu geçtikten sonra 6400 ya da 6500’e ve çok düz bir sırta ulaştık ve artık önümüzü görebiliyorduk. Bir günde zirveye kolaylıkla ulaşabileceğimizi düşündük ve bu nedenle gidişte ve dönüşte ağırlık yapmasın diye taşıdığımız tüm malzemeyi daha fazla taşımamak için çadırda bıraktık. Ama öyle olmadı. Sırtın üst yüzeyinde bize çok zaman harcatan yanıltıcı bir kaya bloğu etabı vardı. Saatler geçmeye başladı, çok kar vardı ve zorlukların ardı arkası kesilmiyordu. Geri dönemeyecek kadar yüksekteydik ve ellerimiz donmaya başlamıştı…”(4) 

İkili zorlu ve dondurucu bir gecenin ardından 5. gün zirveye vardı ve hiç vakit kaybetmeden dönüş yoluna geçti. Dönüş yolunda, zorlu etaplarda ip inişlerinden kaçınmak için rota değiştirdiler. Ancak, o gün kazadan hemen önce bulundukları yerdeki kar çok iyi durumda değildi. Durumun farkına varan ikili emniyetlerini almak üzere uğraşmakta iken, Oscar’ın ayaklarının altındaki kar kütlesinin kırılması sonucu, dağın güney yüzüne doğru sürüklendi ve Oscar 50mt, Alvaro 10 mt düştükten sonra, ancak ipin bir kar kütlesinin oluşturduğu sırta takılmasından sonra boşlukta asılarak durabildiler. Alvaro, kazadan sonra yaşananları şöyle anlatıyor:

“Ben asılı kalmıştım ve her hareket ettiğimde ikimiz de sallanıyorduk. Çok uğraştıktan sonra pek de güvenilmeyecek bir buz kütlesine bir vida çakmayı başardım. Aslında hala boşlukta asılı kalmaya devam ediyorduk. Yavaş yavaş kayalardan oluşan bir alana yaklaşmayı becerdim ve o zaman ikimizi de emniyete aldım. Oscar’ı da emniyete aldım, ipi kestim ama ona ulaşamayacağımı fark edip onun yanına indim. Bacağını ve elini kırmıştı, ne kımıldayabiliyor ne de hareket edebiliyordu. Her türlü şeyi düşündük ama hiçbirini yapamadık. Tek yapabildiğim onu biraz daha aşağıdaki daha güvenli olan bir kar yığınına taşımaktı.    

İşte onu orada bıraktım ve azıcık da olsa orada olan eşyalarımıza ulaşmak için çadıra kadar çıktım. Çok zorlandım, dahası bu tırmanışta tekrar ellerim donmaya başladı. Çadıra neredeyse akşam olduğunda ulaştım. Rüzgâr onu alıp götürmesin diye kapalı bırakmıştık ve benim de onu zaten kuracak halim yoktu. Sadece bir pol kaldırabildim ve orada bir müddet öyle durdum. O zamana kadar geçirdiğim en boktan geceydi, artık ellerim donmuştu... Sabah erkenden inmeye başladım. Onu bir gün önce bıraktığımdan daha iyi halde buldum ve bu beni çok sevindirdi. Ayın 7si olmuştu bile. Seçeneklerimizi değerlendirdik ve yapabileceğimiz tek şeyin benim gidip yardım çağırmam olduğuna karar verdik… Helikopterle daha çabuk kurtarabileceğimizi düşünerek belki çok safça bir günah işledik. Ama tek seçeneğimiz de buydu. Ona yukarıda yanımızda olan her şeyi bıraktım: iki uyku tulumu, bir bivak torbası, gaz kartuşu, azıcık gaz ve biraz yiyecek…” (4)

Ardından, Alvaro önceki tırmanışlardan kalan malzemeleri de kullanarak, 30 metrelik inişlerle,  yaklaşık 2500mt uzunluğundaki duvardan iniyor ve ana kamptan gelenlerce, kazadan yaklaşık iki gün sonra, duvarın dibinde karşılanıyor.

9 Ağustos’ta Pena Guara kulübü, kaza haberini alır almaz, bölgedeki diğer ekspedisyonlara, İspanyol dağcılara ulaşmaya çalışıyor ve hükümetler düzeyinde kurtarma çalışmalarını organize etmeye başlıyordu. 10 Ağustos’ta Pakistan Ordusu tarafından gönderilmiş ilk helikopter havalandı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle o günlük uçuşlar iptal edildi. Skardu’da (Pakistan) bulunan İspanyol TV yapımcısı Sabastian Alvaro, İspanya ve Pakistan arasındaki koordinasyonu ve lojistiği organize etmeye başlamıştı bile.

11 Ağustos’ta, bir helikopterin K2’de tırmanış denemesinden henüz dönmüş, Amerikalı tırmanıcı, Fabrizio Zangrilli’nin ana kampa ulaştırıldığı ve diğer birinin ise Oscar’ın yerini tespit etmek için dağ çevresinde uçuş yaptığı haberleri umutları iyice arttırıyordu. Bu arada İspanya'nın en iyi beş tırmanıcısı (Jordi Corominas, Jordi Tosas, Jonatan Larranaga, Simon Elias and Daniel Ascaso), Pakistan’a gitmek üzere yola çıkıyordu. Tırmanıcıların 4 gün içinde ana kampa ulaşması planlanıyordu.

Kurtarma çalışmalarını organize eden, Huesa Pena Guara tırmanış kulübünün sözcüsü, Alfonso Uriel, “Oscar, kurtarma ekiplerinin ona ulaşmasının 6-7 gün alacağını biliyordu. Psikolojik olarak hazırlıklı olduğundan birkaç gün içinde umudunu kaybetmeyecektir” diyordu.  Ancak, kurtarma çalışmalarının organize edilmesi birkaç gün sürdü. Birincisi, bölgede yeterince aklimatize olmuş yeterli sayıda dağcı mevcut değildi. Oscar’ın yerini tespit etmeye gönderilmiş, bir çok helikopter de, kötü hava koşulları ve zorlu coğrafi koşullar nedeniyle eli boş dönmüştü. 11 Ağustos’ta, karadan yapılacak kurtarma çalışmaları artık zorunlu hale geldi.

12 Ağustos’ta gelen haberler, umutları fazlaca azaltmaya yetiyor. Uriel, “Pakistanlılar çalışıyor ancak çok fazla bürokrasi var” diyerek yakınıyordu. 

13 Ağustos’ta nihayet, iki Pakistan helikopteri 16 kişilik kurtarma ekibini ana kampa ulaştırıyor, ekipten 3 dağcı, 14 Ağustos’ta ana kamptan ayrılarak, Oscar’a ulaşmak üzere hızlıca tırmanışa başlıyorlardı. Ekipte Oscar için büyük umut olabilecek, K2’deki rehberlik yaptığı tırmanıştan henüz dönmüş olan tanınmış dağcı Fabrizio Zangrilli de bulunuyordu. Zangrilli herkese çok fazla umut veriyordu, çünkü, aklimatizasyonu tırmanıştan henüz dönmüş olduğu için oldukça yüksekti.

14 Ağustos’ta gelen haberler, umutları yeniden arttırmaya başladı. 6300mt dolaylarında dolaşan helikopterler, Oscar’ın yerini tespit etmeye çalışırken, bir yandan da Oscar’ın kurtarma çalışmalarının devam ettiğini görüp, daha fazla hayata tutunmasını sağlamayı amaçlıyordu. Kurtarma ekipleri bütün yorgunluklarına rağmen halen iyi durumdaydılar ve sabit hatları döşeme işinde zamanla yarışıyorlardı. Tırmanıştan kalan yorgunluğuna rağmen, kurtarma çalışmalarında da yer alan Novellon, yorgunluğu ağır basınca, kurtarma çalışmalarına ara vermek durumunda kalıyordu.

Kurtarma çalışmaları artık duvarda sabit hatların döşenmesi ile iyice ağırlaşmaya başladığında, İspanyadan gelen ekip, aklimatizasyon eksiklikleri olduğundan çalışmalara verdikleri destek yeterli olmuyor, böylece iş yoğunluğu Amerikalı dağcılar ile yerel taşıyıcıların ellerine bakıyordu. Bir yandan da helikopter ve taşıyıcılar tarafından, ekiplere hayati malzemeler ile yüklü miktarda ip taşınmaya devam ediyordu.

Ancak 16 Ağustos’ta, ana kampta Skardu’da (Pakistan) ve Pena Guara’da (İspanya) kurtarma çalışmalarını koordine eden üç grup tarafından alınan ortak kararla, on gündür Latok 2’de 6300mt’de mahsur kalmış olan Oscar Perez’i kurtarma çalışmaları askıya alındı. Kararın alınmasında çalışmaları engelleyen kötü hava koşulları, rotanın sahip olduğu teknik zorluklar, Oscar’ın canlı olarak bulunması olasılığının düşük olması etkili oldu. 

19 Ağustos’ta bütün ekip üyeleri ve Novellon’un dağdan inişi ile birlikte, Oscar’ın dağdaki yalnızlığı artık kesin ebediyete kavuştu.

Geriye, Oscar ve Alvaro’nun kulübü Pena Guara’nın, kaza haberini aldığı andan itibaren, muhteşem ve insanüstü çabalar ile, bütün mesafeleri, bütün bürokratik engelleri hiçe sayarak, arkadaşları için kıtalararasında ve çok kısa zamanda organize ettikleri ve son ana kadar vazgeçmedikleri kurtarma çalışmalarını tetikleyen insanlık özü, Oscar’ın hayatta kaldığı bilinmeyen kaç gece boyunca hissettiği yalnızlık duygusu, arkadaşını kurtarabilmek için elinde, yüreğinde ne varsa ortaya koymasına rağmen, Alvaro’nun aklından çıkaramayacağı dağdaki Oscar kaldı.

Novellon’un bir röportajında Oscar için söylediği şu sözler de uzun süre akıllardan çıkmayacak gibi:

“Oscar, yapmayı en çok sevdiği şeyi yaparken aramızdan özürsüz ayrıldı. Ama onun 33 yıllık hayatı, ondan daha uzun yaşayan ve zamanlarının çoğunu kaderlerini yaşayarak geçirenlerden daha uzun yaşandı. Bu, yaptığımız şeyi neden yaptığımız hakkında fazlaca şey söylüyor.”

Barış Sarıalioğlu

İletişim:barisar [at] hotmail.com

Kaynaklar:

(1) http://www.time.com/time/world/article/0,8599,1916483,00.html

(2) http://www.p-guara.com/alta-dificultad/2009-latok(1)01.htm

(3) http://www.elpais.com/articulo/deportes/Oscar/pidio/le/subiera/tabaco/tuviera/cuidado/elpepudep /20090824elpepudep_7/Tes

(4) http://www.desnivel.com/object.php?o=18897

(5) http://www.thebmc.co.uk/News.aspx?id=3255

Dipnotlar:

[1] Piolet D'Or ödülü Fransa'ya ait Altın Kazma ödülüdür. İspanya Dağcılık ve Tırmanış Federasyonu (FEDME) da oradan esinlenerek İspanyol Piolet D'Or'unu ödül olarak vermiştir.