TARİHTE BUGÜN:

 

Geçtiğimiz ay, 22-23 Ocak 2011 tarihlerinde Burak Serter ve Yücel Bağatur Küçük Demirkazık Güneybatı Duvarı’nın ilk kış çıkışını gerçekleştirdiler. Faaliyetin raporunu Burak Serter’in kaleminden yayınlıyoruz. Faaliyete ait fotoğrafları da yazının içeriğinde bulabilirsiniz...

22 – 23 Ocak tarihlerinde Küçük Demirkazık Güneybatı duvarını çıkmak amacıyla Cuma akşamı otobüsle İstanbul'dan yola çıktık. Planımız sabah olabildiğince erken rotanın dibine ulaşıp iyi hava şartlarından faydalanmak ve sırtımızdaki yükle 4 – 5 ip boyu yükselmekti.

Apışkar vadisi içinde rotanın başlangıcı olan noktaya geldiğimizde yol yorgunluğu ve sırtımızdaki çantalarla tırmanmanın bizi çok yavaşlatacağı gerçeği planlarımızı değiştirmemize neden oldu. O noktada bivaklamaya ve sabah erken saatlerde kalkıp minimum malzeme ile tırmanışı yapmaya karar verdik.

Tırmanışın tarihine 3 hafta önceden karar vermiştik ve aynı rotayı hedefleyerek Aladağlar'a 4. gelişimizdi. Bundan önce bir kez kilidin altından inmiş, 2 kez rotaya girememiştik. Hava şartları bu kez mükemmeldi. Kar iyice oturmuş ve kaya genelde kuruydu.

23 Ocak sabahı saat 5.30 civarı tulumları, ocak ve bir miktar yiyeceği ve teknik malzemenin bir kısmını bırakarak tırmanışa başladık. 30 metre ip arası bırakarak kilidin altına kadar running belay yöntemi ile tırmandık. Buraya kadar kar genelde sertti, yer yer cam buz vardı. Kilidin altındaki dik slab etaplar bizi epey uğraştırdı ve yavaşlattı.

Kilit etabı istasyonlu ve sıra ile tırmandık. Genel olarak çok zorlanmadık, ancak kilidin 2. ip boyunda tercihimizi daha sağlam ve emniyet olanağı fazla olan sol çatlak yönünde kullanmıştık. Tırmanış olarak daha zor olan bu etabın son hamleleri biraz zaman kaybettirdi, kilidi tırmanarak Batı sırtı rotasına bağlandığımızda saat tam 12'yi gösteriyordu ve önümüzde aydınlık 5 saatimiz kalmıştı.

Bundan sonra önümüzde rotanın dik slabları ve zirve yolunda 2 -3 ip boyluk batı sırtının kılçığı vardı. Kapı olarak isimlendirilen geçitten biraz alçalarak Batı sırtına giden slablara geldiğimizde geceye kalacağımızı anladık. Yanımıza geceleyecek malzeme almadığımızdan geceye kalmamak için tırmanışa emniyetli şekilde hiç durmadan devam ettik. Gece çöktüğünde halen önümüzde 2-3 ip boyu tırmanış kalmış ve buraya kadar olan kısımda umduğumuz hızda tırmanamamıştık. Slablar çok zor geçit vermişti ve ip boyu ip boyu tırmanmak zorunda kalmıştık. Şimdi hava da bozmuştu ve Güneş batarken başlayan rüzgar yüzünden iyice hırpalanmıştık. Gecenin karanlığında ve sislerin içinde zirve sırtını ata biner gibi geçmemiz sanırım 2 saatimizi aldı.

Zirveye ulaştığımızda saat 19.30’du ve bir iki fotoğraf çekip hemen klasik rotadan inişe geçtik. Rüzgar iyice sert esmeye başlamıştı. İp inişlerini bitirdiğimizde kar takır takır buza dönüşmüştü.

Tekrar tulumlarımıza ulaştığımızda gece yarısı olmuştu. Ancak ocağımız arıza yaptığı için pek bir şey içemedik. Sabah bivak yerimizi terk ederken kar yağışı başladı… Salim abi bizi Arpalık yaylanın biraz altından aldı sağ olsun. Önceki gün bivağımızı terk ettikten sonra pek bir şey yiyip içememiştik,  boğazımızdan ilk lokma 36 saat sonra Niğde'de geçti. Ama uzun süredir gidip geldiğimiz bu rotanın çıkışını yapmış olmanın mutluluğu yorgunluğumuzu unutturdu.

Antrenman konusunda desteklerini esirgemeyen Boulderhane’ye teşekkür ederiz.  Herkese kazasız belasız tırmanışlar dileriz.

Selamlar Sevgiler

Burak Serter

İletişim: burakserter78 [at] gmail.com