TARİHTE BUGÜN:

 

Oldukça uzun zaman olmuştu ciddi manada dağa gitmeyeli. Sanıyorum en son geçtiğimiz Ağustos ayında Bacanak(Mustafa Yeşildal) ile Aladağlar Maden Boğazı'na gitmiş yeni rotalar tırmanmıştık. Kayadaki kısa mesailerini ve aradaki bir iki Uludağ kaçamağını saymazsak neredeyse 8 aydır dağa gidemiyordum. Özellikle işsel yoğunluklar sebebi ile bu kış sezonu çok verimli geçmemişti.

Bacanak cephesinde ise yeni bir şey yoktu. Ama bir şekilde 1 Mayıs tatilini boşalttık ve dağa gidelim fikri ortaya çıktı anında.

Peki hedef?

Herhangi bir hedefimiz de yoktu. Yıllar boyu süren partnerliğimizde hep bir hedef koyan ve ona göre antrenman yapan ben ve bacanak bön bön birbirimize baktık.

Bir hedef yoksa hemen yaratılır diyerek eski defterleri hızla karıştırdık. Bacanağın aklına 2012 senesinden yarım kalan bir rota geldi hemen.

2012 senesinin Haziran ayında sevgili Haldun Aydıngün organizasyonu ile Bolkarlar'a gelmiştik. Medetsiz'in Kuzey Yüzü'nde çok uzun yıllar evvelden beri Haldun'un dikkatini cezbetmiş belirgin bir kulvar hattı vardı.

Mustafa ile bu muhtemel rota hattını paylaşmış ve buraya gitmek üzere plan yapmışlardı. Bu iki kişilik Bolkar ekibine son dakika Hindistan'dan tırmanıştan dönen ben de eklendim ve hep beraberce Bolkarlar'ın yolunu tuttuk.

Hedefimiz Bolkar masifinin hemen kuzeyinde, biraz çukurda yaklaşık 1700 metre irtifada bulunan Maden köyüne araç ile varmak ve buradan yerel ismi ile Öküzyaylası olarak bilinen vadiyi takip ederek önce Sakapınarı'na sonrasında da Medetsiz'in kuzeyine oldukça yakın olan ve yaklaşık olarak 3000 metre irtifadaki Alişan Çukuru isimli yaylaya doğru yükselmekti.

Haldun'un toplam yükü azaltmak adına getirdiği süper hafif ve bir o kadar dandik 3 kişilik süpermarket çadırımızı ve tüm yükümüzü sırtımıza alıp, Maden Köyü'nden yola çıktık. Hayvancılığın köyde azalması sebebiyle artık çok kullanılmayan bu vadi sistemindeki patika çok eski ve yer yer belirsizdi. Haziran sıcağında gürül gürül akan kar sularının arasında kamp yerine varmıştık.

Gece boyunca, Hindistan'dan yeni gelen ben denizin süper saçma çalışan bağırsak sistemi sebebiyle mütemadiyen gerçekleştirdiği gaz salınımları neticesinde çadırdan dışarı kaçan Haldun dışında kimse bir sorun yaşamadı. Hatta kısa süreli bir yağışa karşı süpermarket çadırımızın beklenmeyen dayanımı bizlere haklı ve bir o kadar da anlamsız bir gurur yaşattı.

Bir sonraki gün çok erken olmayan bir saatte tırmanışa geçtik ve önce Medetsiz'in Kuzey Yüzü'ndeki kulvarı inceledik. Ancak Haziran ayının bu kulvar için biraz geç olduğu, üzerinde akan şelaleler ve yumuşak kar sebebiyle belli oluyordu. Hemen sağında bulunan ve Medetsiz'in Kuzey Batı omzuna bağlanan basit kulvar sisteminden hep beraber zirveye tırmandık. Bir sonraki gün en azından erken saat, sabah soğuğunda şansımızı denemek üzere Mustafa ile tekrar yola çıktık. Aslında kulvarın dikleştiği yerde mevsimin yanlış olduğuna çoktan ikna olmuştuk ama ben tipik İstanbullu dağcı dayatması(o kadar yol geldik abi) ile ipe girerek miks etaplar üzerinden bir ip kadar yükselme inadını gösterdim.

Sonuç: Elveda üniversal sikke ve yaşasın ip inişi.

Güle oynaya ve bol eğlence ile bu oturumu kapattık ve Medetsiz Kuzey Yüzü Merkez Kulvarı açık kalan projeler klasörüne ekledik.

2015 Mayısında tekrar açtığımız bu yarım kalan proje dosyasından ilk aklımıza gelen yaklaşık 1300 metreye varan yaklaşım yürüyüşü oldu. Bu yürüyüşü 2 adet 35 yaş üstü hafif antrenmansız adam olarak çileye dönüştürmek yerine ekibe taze kan eklemeye karar verdik.

Dağcılık kulübümüz üzerinden yaptığımız kısa bir istihbarat çalışması neticesinde ikisi de 90 model üstü zıpkın gibi gençler olan Şükrü(Sarı) ve Yavuz(Gültekin) ekibe katıldı.

Bizse toplam kamp yükünü azaltmanın ve bu yükü kaldırmak için gerekli olan bacak sayısını artırmanın rahatlığı ile yola düştük.

Tek eksik ise gençlerin sürücü ehliyetinin olmaması idi. Acayip derecede yoğun bir iş haftasının hemen ardından Mustafa ile 2-3 saat değişmeli gerçekleştirdiğimiz pilotaj ile Maden Köyü'ne kendimizi zor attık.

Takvimler 1 Mayıs 2015 sabahını gösteriyordu. Köyde herkes işte idi. Ya bahçede ya da madende çalışılıyordu. İşçi bayramı tabi ki buraya uğramamıştı.

Hali ile kapalı olan köy kahvesi sebebi ile közde demlenmiş çay içme hayalimiz suya düştü. Kapalı olan kahvenin önünde oturan ve aylaklıktan başka ne yaptıklarını çok merak ettiğimiz iki arkadaş hemen lafa girdiler.

Adamlar: "Medetsiz'e mi geldiniz?"

Mustafa: "Evet!"

Adamlar: "Çıkamazsınız, yani yabancı olsanız belki çıkarsınız da, siz çıkmazsınız."

Mustafa: "Amca sen tanıyor musun bizi, nereden biliyorsun çıkmayacağımızı?"

Adamlar: "Amerikalılar çok iyi, onlar çıkar!"

Köyü geride bırakıp yola düşüyoruz. Dereler gürül gürül akmakta, su geçen sefer geldiğimiz Haziran ayına göre çok fazla. Hafif çiseleyen yağmur, zaman zaman kapatan hava ve sis, azalan görüş eşliğinde uzun bir yürüyüş ile Alişan Çukuru'ndaki kamp alanına varıyoruz. Çukur tamamen karla kaplı. Mustafa'nın batonunu kafasına göre cirit misali fırlatıp, düştüğü yere göre belirlediği alanı düzleyerek çadırlarımızı kuruyoruz. İlk gece Mustafa ve ben direk tuş oluyoruz.

Gece 20-25 cm civarı bir kar yağıyor ve sabah hava kapalı. Çok acele etmeden kalkıyor ve kulvarın durumuna bakmak üzere bir keşif yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Son yağan karın ağırlığı ile sürekli küçük tabakalar oturuyor ama sıkıntılı değil. Mustafa fırsattan istifade gençlere eski çığ maceralarını anlatıyor ve bu sebepten dolayı yalayıp yuttuğu ABC of Avalanche Safety kitabından kısa dersler veriyor.

Medetsiz Kuzey Yüzü'nün hemen altına kadar iz açıyoruz. Aslında tırmanış malzemelerimiz yanımızda ama açan güneş ve ısınan hava ile koşullar kesinlikle uygun değil.

Bir sonraki sabah çok erken bir saate kulvara girmek üzere geri dönüyoruz.

Sabah 4 civarı yola çıkıyoruz ve 6 sularında ise tırmanışa başlıyoruz. Gençler sağdaki büyük kulvarı çıkmak üzere bizden ayrılıyor. Mustafa ile yaklaşık 45 derece eğimli sert karda rotanın dikleştiği yere kadar serbest yükseliyoruz. Kısa bir geçiş var; 4-5 metrelik yaklaşık 60-70 derece dikliğinde. Kar ve buz burada çok iyi. İpe girmeden sıra ile geçiyoruz ve hemen sonra başlayan şelalenin sol yanında kayadan bir sikke ile emniyet alıyoruz. Bu kış hiç buz tırmanma fırsatı bulamayan ben balıklama dalıyorum şelaleye. Buz kalitesi çok güzel. Toplamda 5-6 metresi 80-90 derece olan ve toplamda 10 küsur metre olan şelaleye büyük bir hevesle girişiyorum. Adetten bir buz vidası atıyorum ve geçiyorum. Deneyimli bir ekip için kolay bir etap ama buz tecrübesi çok olmayan ekiplere daha bol emniyet öneririm.

Sonrasında 45-50 derece eğimle devam eden kulvarda hızlıca yükselip, sağ kenardaki çürük kayalarda istasyon kurdum. Kayanın çürüklüğü sebebi ile biraz uzun sürdü istasyonu almak.

Sonrasında Mustafa hızlıca yanıma geldi ve sırtındaki çantayı bana bırakıp hızlıca devam etti. Hava biraz kapattı ve inceden bir yağış başladı bu esnada. Aramızdaki ipin bitmesine yakın ben de istasyonu topladım ve hareketli emniyet ile devam ettim.

Kulvarın daralıp direk zirvenin sağına devam ettiği etaba girerken Mustafa bir ara emniyet attı(adettendir).

Bense fark etmeden biraz hızlı gidince aramızdaki ipte çok boş oluştu. Mustafa'nın attığı yaylı sıkıştıraç (Friend/SLCD) varınca bunu istasyon olarak değerlendirdim ve yeniden Mustafa'nın emniyetine girdim. Mustafa kulvarı bitirdi ve ben de Mustafa'nın belden emniyeti ile kulvarı bitirdim. Medetsiz zirve kutusunun hemen 10-15 metre altına ulaştık.

Hızlıca zirve mesaisini gerçekleştirdik ve Şükrü ve Yavuz'un tırmandığı kulvardan inişe geçtik.

Kampa ulaştıktan sonra kısa bir yemek molası sonrası toplandık ve Maden Köyü'ne inişe geçtik.

Köye vardığımızda Mustafa'nın yolda farkında olmadan düşürdüğü ama sonrasında bir çoban arkadaş tarafından bulunan bel çantasını teslim almak üzere köyün muhtarı ile buluşuyoruz.

Mustafa hışımla muhtara soruyor; "Biz giderken iki arkadaş vardı burada kahvede, nerede ya onlar?"

Rota Künyesi:

Rota: Medetsiz Kuzey Yüzü Ana Kulvarı

Toplam Uzunluk: 350 m.

İp Uzunluğu: 250 m.

Zorluk: AD

İp Boyları:

Serbest geçilen etap: 100 metre: 45 derece kar ve 4-5 m. 60/70 derece kar etabı
1. İp Boyu: WI 3 & 45/50 Derece Kar (50 metre)
2. İp Boyu: 45/50 Derece Kar (140-150 metre)
3. İp Boyu: 50/55 Derece Kar (60 metre)

Rotayı keşfederek tırmanmamıza vesile olan Haldun Aydıngün'e ve bizle beraber faaliyete gelen genç arkadaşlarımız, Yavuz Gültekin ve Şükrü Sarı'ya çok çok teşekkürler. Tırmanışla kalın!

İletişim:
aykut.turem[at]tirmanis.org

Etiketler: