TARİHTE BUGÜN:

 

       -Şehrin göbeğinde dry tooling tırmanış bahçesi mi olur? Çok saçma !

          İlk rotayı çıkıp indiğinde böyle söylemişti Aykut Türem.

Yer: İzmir / Pınarbaşı.

Bundan yaklaşık 2,5 yıl önce her sene buz tırmanışından dönüp de 1 yıl boyunca İzmir’de ne yapacağız cümleleri canımızı sıkarken bir süre sonra dayanamayıp Sarıkaya'da kazma krampon girip deneyelim bu işi dedik. Tabi haklı olarak Zorbey'in “rotalara zarar verirsiniz bu işi başka bir alanda yapalım” uyarısıyla kararımızdan vazgeçtik. Daha sonra yer arayışlarımız esnasında, burnumuzun dibinde olan fakat bir türlü göremediğimiz, Nif Dağı’nın eteklerinde Pınarbaşı’nın hemen kıyısında, kordona uzaklığı 8 km olan bir kaya bloğu bulduk. O heyecanla 2 ay boyunca buranın temizliğine başladık (kaya düşürme, otları kesme, patika açma vs). Burada Abdullah Barış ve Asutay Tuluk’a gönülden destekleri için ayrıca teşekkür etmek isterim.

Sıra geldi rotaları hazırlamaya.

O dönem kapanmamış olan ve benim de içinde bulunduğum Arkas Dağcılık bu konuda oldukça destek oldu bize. Özellikle Murat Akay hocama burada da desteği için teşekkür etmek isterim.

İlk olarak en uygun yerlerde olan 4 adet rota boltlandı. Bu rotaların yapımı için de sevgili üstat Zorbey Aktuyun’a ne kadar teşekkür etsek az olur.

2017 Kaynaklar Tırmanış Şenliğinde benim yaptığım sunumla, bölgenin ilk ciddi tanıtımını da yapmış olduk. Artık İzmir’de kazma kramponla (drytool) tırmanış yapabileceğimiz bir sektör vardı.

İlerleyen zamanlarda, dostlarımızın da desteğiyle ve benim projelendirip boltladığım rotalarla bahçeyi genişletmeye başladık. Bu genişleme esnasında Mücahit Bilbay ve Asutay Tuluk hem teknik, hem de iş gücü olarak çok yardımcı oldular. Yine bu arada rotaların ilk çıkışları da yapılmaya başlamıştı.

2018 kışında Aykut Türem de ricamızı kırmayıp drytool sektörde tırmanışa geldi ve yaptığı ilk çıkışlarla artık çıkışı yapılmayan rota kalmamış oldu, tabi şimdilik!

Peki nedir bu dry tool?

Böyle soruluyor genelde çok alıştık.

Dry tooling kazma ve kramponla (ya da kaya tırmanış ayakkabısıyla) yapılan ve kar ve buz olmayan rotalarda gerçekleştirilen bir tırmanış tekniğidir. Tırmanırken spor tırmanışa göre farklı kas gruplarının çalışmasını sağlar ve değişik bir tırmanış deneyimi sunar.

Bu tırmanış branşı ülkemizde oldukça yeni olduğu ve oturması zaman alacağı için, tirmanis.org eski editörlerinden Aykut Türem’den bu tırmanış disiplini ile ilgili bir takım temel konuları derlemesini rica ettik.

Dry Tooling (Kuru Sıkı*) Tırmanış / Aykut Türem

Kaya üzerinde krampon ve kazma kullanılması belki de dağcılığın ilk zamanlarından beri süre gelen bir durum, ancak tamamen ayrı bir tırmanış disiplini olarak şekillenmesi 1990’lı yıllara denk geliyor diyebiliriz.

Bu ayrımı simgeleyen tırmanış ise, geçtiğimiz sene vefat eden (2018) Jeff Lowe’un 1994 senesinde tırmanıdığı ikonik rotası Octopussy (M8) rotasıdır dersek yanlış olmayacaktır.

Dry Tool tırmanışın bu ilk dönemlerinde, kazma ve krampon ile geçilen kaya etapları, mağaralarda ya da dev negatif duvarların sonunda askıda duran buz sarkıtlarına ve buz kütlelerine ulaşmak için kullanılırdı. Keza Vail, Colorado, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Octopussy Rotası da bu şekilde bir buz sarkıtına bağlanan bir rota hattı izliyor. Sadece dry tooling değil aynı zamanda buz tırmanışı da içeren bu rotalar M(Miks) derecelendirme sistemi ile derecelendirildi.

Salt kayadan oluşan rotalar oluşmaya başlayıp, bunlara D(Dry) dereceleri verilinceye kadar da bu şekilde bir derecelendirilme takip edildi.

Avrupa’ya baktığımızda ise, tüm zamanların en sağlam all-round (Çok yönlü) tırmanıcılar listesinin tepe isimlerinden birisi olan Stevie Haston bu işin Avrupa’daki öncüsü diyebiliriz.

1995 senesinde İtalya’da tırmandığı M8 zorluğundaki rotası Gelati’yi, Avrupa’daki modern miks/dry tooling rotalarına ilk örnek olarak gösterilebiliriz.

Haston, 90’lı yılların ikinci yarısında miks tırmanışta dereceleri öteleyen isimlerin başında geldi. 2000 senesinde Val d'Aoste, İtalya’da tırmandığı Empire Strikes Back rotası dünyadaki ilk M10/11 zorluğundaki rotası olarak kayda geçti.

Bu zamanlardan başlayarak günümüze gelen süreçte, salt kayadan oluşan ve kazma krampon ile tırmanılan dry tooling rotaları açılmaya başlandı. Özellikle alpin ortamda rahat ve hızlı hareket etmek isteyen yeni nesil alpinistler için dehşetli bir antrenman olan Dry Tooling bugün başlı başına bir tırmanış disiplini. Rotalar, boltlu olarak hazırlanabildiği gibi, geleneksel malzeme yardımı ile çıkılan dry tooling rotaları da mevcut.

Günümüzde dry tolling rotalarında zorluk D16 lara kadar ulaşmış durumda.

D16 rotalar (Storm Giant/ABD - Parallel World/İtalya) henüz konfirme edilmemiş olsa da, bu yıl Mart ayında(2019) Nanga Parbat dağında kışın yeni bir rota denerken hayatını yitiren Tom Ballard’ın İtalya’da Marmolada dağının eteklerinde bulduğu bir mağaranın tavanında açtığı ve ilk çıkışını gerçekleştirdiği, “A line above the Sky” (D15) rotası dünyada konfirme edilmiş ilk D15 zorluktaki rotadır diyebiliriz.

*Kuru Sıkı Tırmanış ODTÜ/DKSK’da dry tooling tırmanış için kullanılan Türkçe karışılıktır.

Dry tooling esnasında tırmanış bölgelerinde tırmanırken:

-Tırmanış kazmalarınız kayaya zarar verebilir. Her zaman olası zararları minimize edecek şekilde tırmanmaya gayret gösterin. Sizden sonra tırmanacak tırmanıcıları da düşünerek hareket edin.

-Sıcak dönemlerde, krampon yerine kaya tırmanış ayakkabısı giyebilirsiniz.

 -Asla spor tırmanış rotalarında dry tooling tırmanmayın.

-Rotayı bitirdiğinizde, emniyetçiniz sizi indirirken ekstra hassasiyet gösterin, Kramponlarının kolayca kayayı çizebilir.

 

 

Pınarbaşı’nda bulunan Dry Tooling sektörünün drone fotoğrafı ve rotaların çizimleri de bu şekildedir. Rota sayısı zamanla artmaya devam edecektir. Bölgenin.potansiyeli oldukça fazla. Araçtan indikten sonra 10 dk. kadar bir hafif eğimli yürüyüş ile rotalara ulaşabiliyorsunuz.

İletişim:

Umut Barış

umutbaris[et]yahoo[nokta]com