TARİHTE BUGÜN:

30 yıl öncesine kadar 8000’ lik bir dağın kış çıkışını denemek, denemeyi bırakın düşünmek bile çılgınlıktı. Ama Dağcılık sporu her zaman olduğu gibi insanları şaşırtmaya ve kendi limitlerinin sınırlarını arayanların verdiği inanılmaz mücadelelerle adından söz ettirmeyi her zaman başarıyor.

8000’ lik bir dağın ilk çıkışı 1950 yılında Fransızların düzenlediği bir ekspedisyonla Maurice Herzog ve Louis Lachenal tarafından ANNAPURNA’ ya gerçekleştirilmiştir. O yıllarda 8000’ likler sanki Ay’ a ilk kez ayak basmaya çalışan Sovyetler Birliği ve Amerika’ nın mücadelesindeki gibi, ülkelerin kendilerini en güçlü, en iyi ve adını tarihe yazdırmak için “İLK” ilan etmek istedikleri bir arenaya dönüşmüştü.

1953’e gelindiğinde dünyanın en yüksek zirvesi Everest’e yapılan o İLK ÇIKIŞ ise kuşkusuz Ay’ a ilk kez ayak basmak kadar değerliydi insanlık için. Aslında değerli olan 8.8850 m.’ye ayak basmak değil de insanoğlunun neler yapabileceği idi. Bu yapabilirliklerin sınırları ise gelişen malzemeler ve tırmanış teknikleri ile her geçen gün daha da öteleniyordu. Adeta abluka altında olan 8000’ likler bir bir çıkılırken, dağcılıkta da yeni etik kavramlar gelişmeye, değişmeye, bozulmaya hatta adının dağcılık olmadığı başka bir şeye dönüşmeye başlıyordu.

8.000 m.’ nin üzeri “ölüm sınırı” olarak kabul ediliyor ve bu yükseklikten öteye astronotlar gibi oksijen tüpleriyle devam etmek gerekiyordu. 200 kişilik ekiplerle dağların eteklerine çadır kentler kuruluyordu. “İLK” olmak çok önemliydi, hem de o kadar önemliydi ki, oksijen tüpleri 8.500 m.’lerde herhangi bir yere atılabiliyor hatta dağda ölenlerin cesetleri bile aşağı indirilmiyordu. Dağcılık, doğayla bir olma, ona uyum sağlama gibi kavramlar alt üst olmuş, yerini yıkıma ve gerilemeye bırakmıştı. 8000’liklerde yapılanlar ve olanlar, hem ilk tırmanılmaya başlandığında, hem de geçen onca yıla rağmen bugün bile çok tartışılıyor. Şu bir gerçek ki; bizim dağlarımızda öğrendiğimiz ve yaptığımız şeylerden neredeyse tamamen farklı bir anlayışa ve değerlere sahip, bugün yüksek dağlara gidenler. Bu da başka bir yazının konusu olabilir bence.

8000’liklere tırmanılan o yıllarda; çok az olan; dağcılığın insanın kendi gücüyle yapıldığına inanan ve buna göre yaşayan birkaç Alpinist vardı. Herman Buhl, Jerzy Kukuczka, Reinhold Messner bunlardan sadece birkaç tanesi. Bu adamların 8000 m. üzerinde yaptıkları şeyler herkese parmak ısırtıyor ve yüksek irtifanın kurallarının yeniden yazılmasını gerektiriyordu. Avusturyalı Hermann Buhl Nanga Parpat’ta son kamptan zirveye tek başına tırmanmış ve geri dönebilmişti. Polonyalı Jerzy Kukuczka o yıla kadar yapılamayan ve de çok da mümkün görünmeyen bir sezonda üç 8000’lik tırmanarak bir rekora imza atarken, yarı İtalyan yarı Alman Reinhold Messner ise Everest’e tek başına ve OKSİJENSİZ çıkılabileceğini tüm dünyaya göstermiş ve o yıllarda limitli akıllarıyla, limitlerini arayanların dünyalarını hayal bile edemeyenleri ve onların yönlendirdiği dünyanın geri kalanını şaşkına çevirmişlerdi. Yine Reinhold Messner 14*8000 projesiyle; dünya üzerinde 8000 m.’ nin üzerindeki 14 adet 8000’lik dağın tamamına tırmanarak bu yarışta bayrağı ilk göğüsleyen kişi olmuştu.

1950 – 1960 yılları arasında 13x8000’ liğin tırmanışı yapılmıştı. Çin’in “İLK” olmak için tırmanışına bir türlü izin vermediği Sishapangma ise 1964 yılında Çinli bir takımı tarafından çıkılarak, 14 8000’liğin tamamı çıkılmış oldu.

İlk Olmanın Bedeli

8000’liklere Kışın tırmanmak; çok dayanıklı bir bünyeye ve psikolojiye sahip olmayı gerektiriyor. “İLK” olma düşüncesiyle yapılan bu tırmanışların motivasyonu ise SONSUZ. Bu üçünü bir araya getiren insan sayısı bir elin 5 parmağını geçmiyor son yıllarda.

Simone Moro adlı İtalyan Alpinist 2005 yılında Shishapangma’ nın ilk kış tırmanışını gerçekleştirdiğinde kuşkusuz bu tırmanışların sonuçlarından haberdar değildi. Bu tırmanışı 2009 yılında Makalu, 2011 yılında Gasherbrum II izleyecekti. Messner Nanga Parpat’da kardeşini kaybediyor, Moro ise Annapurna’da en iyi dostu ve o yılların en iyi dağcılarından biri olan partneri Anatoli Boukreev’ i kaybediyordu çığ altında. 8000’lik dağlarda “İLK” olmanın ne demek olduğunu; taaa 1924 yılındaki Everest denemesinde kaybolan ve cesedi 2007 yılında bulunan Mallory’ den biliyordu insanoğlu ve 8000’liklerde “İLK” olmak büyük bedeller ödemeyi gerektiriyordu.

Soğuktan titreyen el ve ayaklar, açlıktan ya da susuzluktan birbirine yapışmış dudaklar, aileni, arkadaşlarını tekrar göremeyebileceğini bilmek ve bunu kabullenmek, acının, soğuğun, gücünü son damlasına kadar ölürcesine kullandığın, içinde çok az oksijen olan bir havayı solumaya çalışarak nefes alıp vermek ve ölümle arkadaşlık etmenin bu kadar yakın ve gerçek olduğu bir ortamda hayatta kalmaya çalışarak, ve gözleri hala yukarıları süzen insanlara ne denir ?

Sokakta birine sorarsanız, yukarıdakilerden sadece bir tanesi bile o insanın DELİ olarak kabul etmek için yeterlidir.

8000’ liklerde Kış Tırmanışlarının Tarihi

Bir 8000’lik dağda yapılan ilk kış tırmanışı tamamen şans eseri gerçekleşti. 1974 sonbaharında, Andrej Zawada tarafından liderlik edilen bir Polonya ekspedisyonu Lhotse’ ye (8501 m.) tırmanmaya çalışıyordu. Son zirve denemesi oldukça geç bir tarihte, 24 Aralıkta gerçekleştirildi. Ekip bu deneme de 8250 metrelere kadar tırmandı. Sert bir Himalaya kışında insanoğlu ilk kez 8000 metrenin üzerine çıkmıştı. Bu tarihten sonra 8000’ liklerde yapılabilen Kış Tırmanışlarının neredeyse tamamına Polonya damgası vurulacaktı.

1980 yılında Krzysztof Wielicki liderliğinde düzenlenen Polonya Ekspedisyonunda ilk kez 8000’lik bir dağın hem de en yükseğinin “Kış Tırmanışı “ gerçekleştirilmişti. İnsanoğlu bir kez daha sınırlarını ötelemiş, olmaz denilen, yapılamaz denilen bir düşünceyi daha yıkmayı başarmıştı.

8000’liklerin İlk Kış Tırmanışları

1980 EVEREST Krzysztof Wielicki, Leszek Cichy (Polonya)

1984 MANASLU Maciej Berbeka, Ryszard Gajewski (Polonya)

1985 DHAULAGIRI Andrzej Czok, Jerzy Kukuczka (Polonya);

1986 CHO OYU Maciej Berbeka, Maciej Pawlikowski, Jerzy Kukuczka, Zygmunt Heinrich (Polonya)

1986 KANCHENJUNGA Krzysztof Wielicki, Jerzy Kukuczka (Polonya)

1987 ANNAPURNA Jerzy Kukuczka, Artur Hajzer (Polonya)

1988 LHOTSE Krzysztof Wielicki ( Polonya )

2005 SHISHAPANGMA Piotr Morawski (Polonya), Simone Moro (İtalya)

2009 MAKALU Simone Moro ( İtalya ), Denis Urubko (Kazakistan)

2011 GASHERBRUM II Simone Moro ( İtalya ), Denis Urubko ( Kazakistan ), Cory Richards (ABD)

2012 GASHERBRUM I Adam Bielecki, Janusz Golab ( Polonya )

Görüldüğü gibi, 8000’liklerde bugüne kadar yapılabilen 11 Kış Tırmanışının 9’unda Polonyalıların imzası var. Tam 9 tane 8000’liğin Kış Tırmanışı’nın sadece Polonyalılar tarafından yapılmış olmasının nedeni ne idi acaba ?

Şans mı ?

Sınırsız imkanlar ve destek mi ?

Çok yetenekli sporculara sahip olmaları mı ?

Belki de cevap; kış tırmanışı yapılamamış diğer 3 tane 8000’ likte saklı.

Kış Tırmanışı Yapılamayan 8000’ likler

Polonyalılar burada da şaşırtmaya devam ediyor.

NANGA PARBAT ( 8.126 m. ): Bugüne kadar dağa yapılan 9 kış tırmanışı denemesinin tam 6 tanesi Polonyalıların dahil olduğu ekipler tarafından gerçekleştiriliyor. Düşünebiliyor musunuz ? Nanga Parpat’a tam 6 kış tırmanışı denemesi. 1996 – 1997 yılında Andrzej Zawada liderliğinde yapılan denemede dağın kışın ulaşılabilen en yüksek noktasını ise yine onlar belirliyor. 7.800 m.

BROAD PEAK ( 8.051 m. ): Bugüne kadar yapılan 6 denemenin 2’si Polonyalılara ait. 1987 – 1988 yılında dağa yapılan ilk kış tırmanış denemesinin lideri yine Andrzej Zawada. Polonyalılar; Broad Peak’de Ana zirve sırtı üzerinde bulunan ve Rocky Zirvesi olarak bilinen ve zirvenin dikey doğrultuda sadece 16 m. aşağısındaki 8.035 m. yüksekliğe kadar ulaştılar.

K2 ( 8.611 m. ): K2’de şimdiye kadar yapılan 3 denemenin 2 sini Polonyalılar yaptılar. 2002 – 2003 yılında Çin tarafından Krzysztof Wielicki liderliğinde yapılan denemede, ekip 7.600 m. yüksekliğe kadar ulaştı. Ekipte tanıdık bir isim de var. Denis Urubko.

Polonyalıların Kış tırmanışını yapmayı başaramadığı Makalu’ya ( 8.481 m. ) tam 3 Kış tırmanış denemesi var. Üstelik 1988’de yapılan denemede 7.400 m. yüksekliğe kadar ulaştılar.

8.034 m.’ lik Gasherbrum 2’ye ise bugüne kadar herhangi bir denemeleri bulunmamakta.

Bu 2 dağın İlk Kış Tırmanışlarını Simon Moro ve Denis Urubko ikilisine kaptıran Polonyalılar; Simon ve Denis Nanga Parpat’ı denerlerken Gasherbrum 1’de zirveye ulaşarak hala bu arenada olduklarını tüm dünyaya bir kez daha gösterdiler.

13 8000’liğin kış tırmanışını deneyen ve 9’unda başarılı olan Polonyalılar’ın yaptıkları şeyler inanılmaz ve “gerçek”.

Bu başarıların sırrı ne şans, ne yetenek, ne de Polonyalıların hiçbir zaman sahip olamadıkları sınırsız imkanlarda saklı. Polonya’da edinilen bilgiler bugün bile usta - çırak ilişkisi içinde sonraki nesillere aktarılabiliyor. Polonya için ortak bir hedef konulduğunda ise tüm kulüpler tek bir çatı altında “DAĞCILIK” çatısı altında birleşebiliyor. İşte Polonyalıların sloganı! “Takım çalışması”. Takım üyelerini Polonyadaki tüm dağcıların oluşturduğu bu büyük kulüp sayesinde, inanılmaz bir emek ve çalışkanlıkla yapılabilmiş bu tırmanışlar.

Yüksek İrtifa tırmanışı dalında dünyada en çok tanınan iki isimden biri Jerzy Kukuczka. 1970’lerde üye olduğu Katowiche Dağcılık Kulübünde eğitim alan Kukuczka 1987 yılına gelindiğinde “Benim Dikey Dünyam” adlı kitabında okuduğumuz gibi; imkansızlıklar içinde dünyada 14 x 8000 projesini tamamlayan 2 isimden bir olmuştu. Katowich Dağcılık Kulübü bugün bile aktif. Üstelik 80’lerde Kukuczka’nın partnerliğini yapan genç Arthur Hajzer bugün 49 yaşında ve liderliğini yaptığı Gasherbrum 1’in ilk kış tırmanışına, yine aynı Katowich Dağcılık Kulübü’nden katıldı. İşte işin sırrı burada. Polonya’da dağcılık geleneği ve kültürü nesilden nesile aktarılırken, hedefinden bir an bile şaşmayan inanılmaz motivasyonlarıyla 2015’ e kadar kalan 3 x 8000’liğin İlk Kış Tırmanışı’nı yapmayı hedefliyorlar.

8000’liklerde Kış Tırmanışları Yeniden Başlıyor

8000’liklerin Kış Tırmanışları 1980 – 1988 yılları arasında Polonyalılara teslim olmuştu. Bu yıllarda 7 8000’liğin Kış tırmanışı Polonyalı ekipler tarafından çıkılmıştı. Polonyalıların maddi imkansızlıklar nedeniyle 8000’liklere çok kısıtlı bütçelerle gidebildiği ve sonraki 16 yıl boyunca ta ki 2005 yılına kadar hiçbir 8000’liğin Kış Tırmanışı yapılamadı. 2005 yılında ise yine bir Polonyalı olan Piotr Morawski ve İtalyan Simone Moro ikilisi Shisapangma’nın ilk kış tırmanışını yapmayı başardı.

16 yıldır hatırlanmayan ve herkesin aklının bir köşesinde olan 8000’liklerin Kış Tırmanışı projesi bir kez daha gündemdeydi.

İtalyan Simone Moro ve Kazak Denis Urubko 2009’da Makalu’nun; 2011’de Gasherbrum 2’nin Kış tırmanışını yapmayı başardı. Şimdi de Nanga Parbat’ın Kış tırmanışını gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Oksijen yok, taşıyıcı yok. G2’de Ana Kampa helikopterle ulaşmaları büyük eleştiri alan ikili, bu çıkışı daha “temiz” yapabilmek için Helikopter kullanmadılar ve Ana Kampa yürüyerek ulaştılar. Nanga Parpat’da 6.600 m.’ye kadar ulaşan ikili, kötü giden hava şartları nedeniyle tırmanışlarını sonlandırma kararı aldılar.

Tırmanış günlüğüne http://www.simonemoro.com/content/nanga-parbat-8125-m sayfasından ulaşabilirisiniz.

Ruslar ve Polonyalılar da boş durmuyor tabi ki.

Polonyalılar 2009 yılında Krzysztof Wielicki liderliğindeki Nanga Parbat tırmanışında 7.000 m.’lere kadar ulaşmışlar ve -60 dereceyi bulan hava nedeniyle tırmanışı sonlandırmak zorunda kalmışlardı. Polonyalılar bu yıl Arthur Hajzer liderliğinde Gasherbrum I’in İlk Kış Tırmanışını yaptılar.

Tırmanışın günlüğüne http://polishwinterhimalaism.pl/pages/aktualna-wyprawa/gasherbrum.php sayfasından ulaşabilirsiniz.

Ne yazık ki; aynı anda dağın güney yüzünde yeni bir rota deneyen ve amaçları zirveden sonra inişi Japon rotasından gerçekleştirerek dağın transını da yapmaya çalışan Avusturyalı Gerfried Göschl, İsviçreli Cedric Hahlen ve Pakistanlı Nisar Hussain’den oluşan karma ekip, Polonyalılarla aynı gün zirveyi denerlerken kayboldular. Son olarak zirvenin 250 m. altında görülen ekip üyelerinden hala haber alınamazken fırtınayla geçen son 2 günden sonra tüm ümitler de tükendi.

Ruslar ise dağcılık tarihinde ön saflarda yer almaya devam ediyorlar ve bu yıl K2’nin Kış Tırmanışı’nı 2010 yılında deneyimli Alpinist’imiz Tunç FINDIK’ ın da denediği, Cesen Rotası’ndan denediler. Ekip liderleri Rusların efsane dağcılarından Victor KOZLOV. Victor Kozlov ve K2 ekibindekilerin birkaç kişi son yıllarda 8000’liklerde inanılmaz işler başardılar. 2001 yılında Lhotse’ de açtıkları yeni direkt rota, 2004 yılında Everest’in Kuzey yüzünde açtıkları direkt rota ve 2007 yılında K2’nin Batı yüzünde açtıkları direkt rotayla ALTIN KAZMA ( piolet d’or ) ödülünü almışlardı.

Ekipte; 2011 yılında Lenin’de tanıştığım Nickolay Totmjanin de var. Totmijanin’ inin oksijensiz bir Everest tırmanışı var. Ayrıca 2004 yılına kadar 24 kez denenen 7.710 m.’lik Jannu’nun Kuzey Duvarı’nı ilk kez çıkan ve “Altın Kazma” ödülüne layık görülen ekipte yer almış. 6 ya da 7 kez Kar Leoparı olmuş. Biz onu Nasuh’ un kitaplarından tanıyoruz. Ne yazık ki bu yıl ekipten Vitaly Gorelik’ in ellerinde ve ayaklarında oluşan donuklar nedeniyle ana kampa dönmek zorunda kalması ve 6 Şubat’ta olumsuz hava şartları nedeniyle Ana Kampa helikopter seferleri yapılamadığından zatürre ve kalp yetmezliği tanısıyla Gorelik’in hayatını kaybetmesi sonucu Kozlov tırmanışı bitirme kararı almış.

Tırmanışın günlüğüne http://russianclimb.com/k2winter/k2_winter2012_en.html adresinden ulaşabilirsiniz.

8000’liklerde yapılabilecek başka ne kalmıştı?

Bakalım kalan 3 8000’liğin de Kış Tırmanışı yapılınca dağcıların elinde hangi “İLK” ler kalacak ?

Dağcılıkta ilk olmak için yapılanlara bazen şaşırmamak elde değil tabi ki.

Mesela;

13 8000’liği olan Alman Hans Kammerlander, 7 kıtanın en yüksek “ikinci” Zirvelerine tırmanarak Richard Bass’ın ve Reinhold Messner’in icat ettiği ünvanı almayı başardı.

İspanyol Juanito Oıarzabal ise 2 x 14 x 8000 projesiyle akıllara durgunluk verecek bir projenin peşinde. 56 yaşındaki Juanito’nun bu projeyi tamamlayabilmesi için önünde sadece dört 8000’liği ( Broad Peak, Nanga Parpat, Shishapangma ve Dhulagiri ) kaldı. 24 tane 8000’liğe tırmandı yani. 2012’de Dhulagiri ve Shishapanma’yı, 2013 yılında ise Broad Peak ve Nanga Parpat’ı tırmanarak projesinin tamamlamayı planlıyor.

Ayrıntılı bilgiye http://www.juanitooiarzabal.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de 8000’likler

Bu başlığı yazarken bile heyecanlanıyorum. Sanki her yıl birkaç 8000’lik farklı ekipler tarafından deneniyor da tırmanış dönüşü yazılanları heyecanla okuyormuşum gibi. Maalesef Dağcılık sporunun ülkemizde yeterli destek bulamamasından dolayı birçoğumuz bu dağlara gidemiyoruz ve o yazılar hiç yazılmadığı için heyecanla okuyacağımız raporlar ve öyküler yok elimizde.

8000’likler bizler için hala gizemini koruyor ve son yıllarda bu açlıkla 8000’lik olmasa da 7000’lik dağlara giden Türklerin sayısı da artış içinde. Şimdilerde bu şansı fazlasıyla hak eden ve yakalayan bir tek Tunç’ umuz var. Bu aralar “İrtifa 8000 – Yüksek Macera” adlı kitabıyla bizlere yeni bir “ziyafet” vermeye hazırlanıyor Tunç.

8000’lik bir dağa kış tırmanışı yapmanın ne düşüncesi aklımızda ne de kelimeleri dilimizde şimdilik. Yüksek dağlarla ilgili ne bir bilgi birikimimiz ne de tırmanış geleneğimiz var. Geride kalanlara bir şeyler bırakacak ilk temsilciler de bizleriz. Dağcılığımızı bir gelenek şeklinde sürdürülebilir hale getirebilir ve az sayıdaki kulüp ve sporcularımızla omuz omuza verebilirsek, en azından sonraki nesil için bu hayali gerçekleştirilebilir kılabiliriz.

Bu yazıda adı geçen insanların hepsinin hayat hikayesini ve yaptıkları tırmanışları okumak, tüm dünyanın olduğu gibi siz okuyucuların da vizyonunu genişletip değiştirecektir. Yazılanlarla yetinmeyip biraz araştırma yapabilirseniz eğer, dünyada neler olup bittiğini anlayabilir ve bilmediğiniz bir dünyanın kapılarını ardına kadar aralayabilirsiniz. Çok çalışıp emek vererek ya da emek verenlere destek olarak biz de bu gelişime katkı sağlayabiliriz.

Tırmanışla kalın.

Oktay SALUR

iletişim: oktaysalur[at]yahoo.com