TARİHTE BUGÜN:

 

12 Yıldır Amerika, California'da yaşayan Hakan Yalçın, düzenli olarak ziyaret ettiği, California-Nevada eyalet sınırı boyunca uzanan ve ülkenin kesintisiz en uzun dağ zinciri olan Sierra Nevada'yı tirmanis.org okurları için kaleme aldı. İki bölüm halinde sizlere sunacağımız bu titiz çalışmanın ilk bölümünde, bölge hakkında genel bilgiler verilirken ikinci bölümünde (önümüzdeki hafta yayına konulması planlanmaktadır) Hakan Yalçın'ın yürüyüş ve tırmanış önerilerine yer vereceğiz.

“Una gran sierra nevada (muhteşem bir karla kaplı dağ silsilesi)” dedi Pedro Font. 

San Francisco Körfezi’ne yakın bir tepeden gözlem yapıyordu. Gördüğü dağlar 300 km uzakta, doğu yönünde kalmaktaydı. Beraberindeki ekiple, tarihe “De Anza Expedisyonu” olarak geçecek gezide, amaçları California'yı İspanya Krallığı adına keşfetmekti. Pedro Font, gördüğü bu dağ silsilesinin adını haritaya “Sierra Nevada” olarak yazdı. Amerika dışında bir kıtadan gelip, Sierra Nevada dağlarını gören ilk kişi o olmuştu. Takvimler 1776 yılını gösteriyordu. O tarihten itibaren “Sierra Nevada” ismi öylece kaldı. Aradan geçen yaklaşık 250 yıl boyunca California siyahasi ve ekonomik açıdan çok değişime uğradı. California, İspanya’dan bağımsızlığını ilan eden Meksika’ya geçti. Daha sonra 1850’li yıllarda kısa bir süre bağımsız olan California, kıtanın batısına yayılan Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlandı. 20. yüzyılda San Francisco, Los Angeles, Hollywood ve Silikon Vadisi haritada yerlerini alırken, California dünyada en çok bilinen ve ziyaret edilen yerlerden biri haline geldi. Ancak Sierra Nevada dağları hemen hemen hiç değişmedi.

* * *

California-Nevada eyalet sınırı boyunca uzanan Sierra Nevada sıradağları, 640km uzunluğu ile Amerika’nın kesintisiz en uzun dağ zinciri olma özelliğine sahip (Harita1). Silsilenin güney kısımlarında kalan Mt Whitney zirvesi 14,497 feet (4415 m) rakımıyla, Amerika’nın Alaska dışında en yüksek noktası. Sayısız vadi ve alpin göle sahip Sierra Nevada’da, her türlü tırmanıcıya hitap eden binlerce zirve bulunmakta. California’nın geniş ovalarında tarım yapılmasına imkân veren nehirleri besleyen Sierra Nevada, eyaletin en önemli doğal kaynaklarından biri. Diğer eyaletlerden ayrı olarak tek başına bile dünyanın 5. en büyük ekonomisi olan California’nın, bu aşamaya gelmesinde Sierra Nevada’nın büyük bir payı var. Aslında California doğal kaynaklar açısından çok zengin bir coğrafya. Buzullu alpin dağlardan çöllere, Pasifik okyanusundan ormanlık alanlara, subtropik adalardan uçsuz bucaksız ovalara kadar her şeyi bulmak mümkün. Gelişmişliğine rağmen (belki de bunun getirdiği birikimle) California, Amerika’nın doğal alanlarını en iyi koruyan eyaletlerinin başında geliyor. Nitekim her biri neredeyse Türkiye’de bir il büyüklüğünde olan 10’a yakın milli park var eyalette. Bu milli parkların üçü (Yosemite, Kings Canyon ve Sequoia) Sierra Nevada’da yer almaktadır. Bunlardan Yosemite, 1000 m’nin üzerinde granit duvarları ve muhteşem şelaleleri ile dünyaca meşhur. California’da milli ormanlar da çok geniş bir alan kaplamakta olup, milli orman sınırları içinde “wilderness” denilen ve milli parklar derecesinde korumaya sahip oldukça geniş alanlar bulunmaktadır. Kısacası California’nın doğa sevenler için bir cennet olduğunu söylemek abartı olmaz.

California tarihinde, dönüm noktası oluşturan en önemli olaylardan biri 1850’lerde Sierra Nevada eteklerinde altın bulunmasıdır. Bu olay “Altına Hücum” olarak bilinen göç akımına sebep olur. Sadece Amerika değil, dünyanın birçok yerinden insanlar California’ya gelmeye çalışır. Karadan at, kağnı veya yürüyerek, denizden uzun gemi yolculukları ile California’ya akın eden insanlar, altın bulup zengin olma rüyası içindedirler. Koca bir dağ silsilesi olan Sierra Nevada bile engelleyemez bu insan akışını. Sonunda çok az insan ciddi ölçüde para kazanır, diğerleri sadece tecrübe ile yetinmek zorunda kalır. Ama altın yüz binlerce insanın California’ya gelmesi için bir sebep olmuştur. Altına Hücum’un merkezi olan San Francisco haritalara ve zihinlere yerleşir. Gelenler başka işler kurar. Levi Strauss bunlardan biridir, giysi üzerine işini kurar. Bugün bile ününü koruyan Levi’s marka blue jean’leri üretip zengin olur.

Sierra Nevada’yı tanıtırken John Muir adından mutlaka bahsetmek gerekiyor. Sierra Nevada’nın korunmasında, Yosemite adının duyulmasında ve çevre koruma hareketlerinin örgütlenmesinde John Muir’in çok özel bir yeri var. 1868 tarihinde California’ya gelen John Muir, daha önce sadece adını duyduğu Sierra Nevada’yı görmek üzere Yosemite’yi ziyaret eder. O tarihlerde Yosemite adı hiç duyulmamıştır. John Muir, Yosemite’yi görür görmez âşık olur. Muhteşem şelaleler, vadiyi çevreleyen granit duvarlar, kuleler ve karlı zirveler onu büyülemiştir. Yosemite’ye yerleşip, yaşamını Yosemite ve Sierra Nevada’yı tanımaya adar. O zamanın gazete ve dergilerine yazılar gönderip, Yosemite’nin bütün Amerika’da tanınmasını sağlar. Bununla da yetinmez. Jeolojiye çok meraklıdır, uzun süre yaptığı gözlemler sonunda Yosemite’nin buzullar tarafından şekillendirildiğini ortaya çıkarır. Daha sonra kurduğu Sierra Club, Yosemite ve Sierra Nevada’nın büyük çoğunluğunun doğal hali ile korunmasını sağlamıştır. John Muir, Sierra Nevada’nın birçok zirvesine de tırmanış yapmıştır ki bunların bazıları kayıtlara geçmiş ilk çıkışlardır. Bunlardan 13,157 feet (4011 m) yüksekliğindeki Mt Ritter tırmanışı, dağın bilinen ilk çıkışıdır. 1873’te Mt Whitney’in “Mountaineers” rotası ilk kez John Muir tarafından tırmanılmıştır. Kendinden sonra gelen çok sayıda kişiye ilham veren John Muir’in adı  Sierra Nevada ile özdeşleşmiştir. California’da John Muir adını çok yerde görmek mümkündür. Mt Whitney yakınında14,012 feet yüksekliğinde bir dağ onun ismini taşır (Mt Muir). John Muir Wilderness koruma bölgesi ve John Muir Trail adlı uzun mesafe patikası da ona adanmıştır.

Coğrafya

640 km uzunluğunda bir dağ zincirini detaylı olarak bir yazıda anlatmak mümkün olmadığı için Sierra Nevada’yı ana hatlarıyla anlatmayı hedefliyoruz bu yazıda. Sierra Nevada dağları, en kuzeyde volkanik Cascade dağlarının bittiği yerden başlayarak güney, güney-doğu ekseninde uzanırlar.  Güneye gittikçe yükseltiler artar ve en yüksek noktasına Mt Whitney zirvesinde ulaşır (Harita2). Whitney’in güneyinde dağ silsilesi hızla yükselti kaybederek, güneybatıdan yakalaşan Tehachapi dağları ve Mojave çölüne doğru kaybolur. Sierra Nevada’nın genişliği 80-130km arasında değişir. Batıdan yavaş yavaş ve aşamalı yükselirken, zirve kısımları doğudan birden yükseliş gösterirler. Bu sebeple doğudan bakıldığında Sierra Nevada dağları çok daha keskin görünür.  Örneğin Mt Whitney zirvesi doğu tarafında kalan Owens vadisinden çok kısa mesafede 10,000 ft (3000 m) yükselerek oldukça heybetli bir görünüm oluşturur. Aynı sebepten dolayı Whitney gibi yüksek zirvelere en kısa ulaşım doğudan yapılır.

Yukarıdaki grafikte Sierra Nevada’nın kuzey-güney boyunca profili, bazı zirve ve yol geçitleri ile beraber gösterilmiştir. Aynı zirvelerde olduğu gibi yol geçitleri de güneye gidildikçe yükselmektedir. Örneğin Donner Pass geçidi 7,200 ft (2200 m) rakımlı iken, Yosemite Milli Parkının doğu girişini oluşturan Tioga Pass, 10,000 ft’ten (3050 m) geçer. Bu yüksekliği ile Tioga Pass, California’nın en yüksek asfalt yol geçidi özelliğindedir. Tioga Pass’ın güneyinde kalan çok geniş bir bölgede dağları aşan herhangi bir yol geçidi yoktur. Bu bölge tamamen doğal haliyle korunmakta olup, tırmanış, yürüyüş ve kamp yapanlar için son derece ideal bir ortam sağlar. Sierra Nevada’yı aşan geçitlerin Lake Tahoe civarında bir kaç tanesi hariç hepsinin kışın kapandığını belirtmek lazım. Dolayısıyla doğu-batı ulaşımı kışın sadece Lake Tahoe’dan yapılabilir ki bu kısıtlama kışın batıdan dağın doğu bölgelerine ulaşımı pratik olarak imkânsız kılar. Bu mevsimde silsilenin güney veya kuzeyinde yaşayanlar (Los Angeles ve Reno/Nevada gibi şehirler) daha şanslıdır.

Coğrafi olarak Sierra Nevada’yı 3 ana bölgeye ayırmak mümkündür:

- Kuzeyde Lake Tahoe
- Ortada Yosemite Milli Parkı ve Mammoth bölgesi
- Güneyde Kings Canyon/Sequoia Milli Parkları

Kuzeyde yer alan Lake Tahoe, 1645 feet (501 m) derinliği ile Amerika’nın 2. en derin gölü konumundadır. California ve Nevada eyaletlerinin sınırında, 6200 feet (1900 m) rakımında yer alır. 35 km uzunluk ve 20 km genişliği ile ülkenin en büyük alpin göllerinden biridir. Pasifik Okyanusundan gelen kış fırtınaları Lake Tahoe’ya bol kar yağışı bırakır. Bu fırtınalar, Pasifik Okyanusunda kuzeyde Alaska Körfezi’nden gelen soğuk bir akıntı ile beslenir. Sierra Nevada’nın yüksek zirveleri, batıdan gelen bulutlara adeta set çekerek kestikleri için silsilenin doğu kesimi oldukça kuraktır. Yüksek dağların ötesinde görünen bu kuraklık “rain shadow” (yağmur gölgesi) olarak bilinir. Lake Tahoe civarında yıllık ortalama kar yağışı 100 m’yi geçer. Bu sebeple gölün etrafında bir düzine kadar kayak merkezi vardır. Northstar, Heavenly, Kirkwood ve (1960 Kış olimpiyatlarının ev sahipliğini yapmış) Squaw Valley, bunlar arasında en çok bilinenlerdir. Bunlar arasında 10,000 feet rakımı ile Heavenly, en yüksek kayak merkezi olup, California-Nevada eyalet sınırında olduğundan her iki eyalette kayak yapma imkânı verir.  Heavenly’de kayak yaparken aşağıda kalan gölün ve etraftaki dağların manzaralarına doyum olmaz.

Sierra Nevada’nın orta kesimlerinde bulunan Yosemite Milli Parkı, (vadi tabanı hariç) Lake Tahoe’ya göre daha yüksekte yer alır. Geniş bir alanı kaplayan Yosemite’nin en meşhur kısmı, buzulların oyduğu U şekilli Yosemite Vadisidir. Bu vadinin 3 yanı dik granit duvar ve kulelerle çevrilidir. Yosemite, kaya tırmanışı denildiğinde akıllara ilk gelen yerlerden biridir. John Salathe, Yvon Chouinard, Royal Robbins, Tod Skinner, Lynn Hill gibi dünyaca ünlü isimlerin Yosemite’de gerçekleştirdiği ilkler, rekor tırmanışlar nicedir. Vadinin batı girişinde yer alan 3000 feet (1000 m) yüksekliğindeki El Capitan (“El Cap” – kaptan anlamına gelir-), dünyanın en yüksek yekpare(monolit) granit duvarı olarak bilinir ve sürekli kaya tırmanış rekorlarına sahne olur (bknz. Hans Florine ile röportaj). Yine burada bulunan Yosemite Şelalesi, 2425 feet (740 m) yüksekliği ile Kuzey Amerika’nın en yüksek şelalesidir. Yosemite’nin ikonu haline gelen yarım kubbe şeklindeki Half Dome ise Yosemite Vadisinin doğu başında bulunur. Parkın daha yüksek rakımlı Tuloumne Meadows denilen kesiminde yine granit hâkim olup, kaya tırmanışı açısından daha da çok seçenek sunar. Parkın doğu sınırında 12,000-13,000 ft rakımlı tepeler oldukça yaygın olup, en yüksek noktasına Mt Lyell (13,114 feet, 3998 m) zirvesinde ulaşır.

Yosemite’nin güneyinde yer alan Mammoth, büyük bir kayak merkezi barındıran şirin bir dağ kasabasıdır. Kayak merkezi, 11,000 feet (3350 m) yüksekliğindeki Mammoth Mountain adlı dağın zirvesinden başlar ki bu rakımla California’nın en yüksek kayak merkezi olmaktadır. Yazın karın erimesi ile beraber, kayak merkezinde dağ bisikleti aktivitesi popülerleşir. Teleferiğe bisikletle binip, manzarasıyla doyurucu bir yolculuğun ardından zirveye ulaşıp, buradan bisikletle aşağıya inenler, yüksek irtifaya istedikleri kadar adrenalin katabilirler. Kayak merkezi dışında Mammoth yakınında bulunan göller ve jeotermal alanlar çok turist çeker.

Sierra Nevada, en yüksek zirvelerine Kings Canyon ve Sequoia Milli Parklarında ulaşır. Bu iki park dâhil, kuzeyde Yosemite’ye kadar uzanan bölgeye High Sierra adı verilmiştir. Kings Canyon’un kuzey-doğu kesiminde bulunan Palisade grubunda zirveler 14,000 feet (4268 m) yüksekliğini bulur. 14,000 rakımlı zirvelere yerel jargonla “14er” (14’lük) adı verilir. Palisade grubu zirveler içinde en yüksek 14’lük North Palisade (14,240 feet, 4341 m) olmaktadır. Silsilenin en büyük buzulu olan Palisade Buzulu bu zirve grubunun kuzeyinde yer alır. High Sierra, Palisade grubunun güneyinde biraz daha yükselerek Sequoia Milli Park sınırları içinde yer alan en yüksek 14’lük olan Mt Whitney’de son bulur. Palisade grubu ve Whitney arasında kalan bölge, Sierra Nevada’nın en alpin bölgesi olarak bilinir. Sequoia Milli Parkı adını parkın daha düşük rakımlı kesimlerinde bulunan “sequoia” ağaçlarından alır. Bu ağaçlar ağırlık ve hacim olarak dünyanın en büyük ağaç türüdür. “General Sherman” olarak bilinen bir sequoia, 625 ton tahmini ağırlığı ile dünyanın en büyük ağacı olarak bilinir. Parkın “Giant Forest” denilen kesiminde dev sequioa’ların altında yürüyüş yaparken insan kendini çok küçük hisseder.

Yukarıda anlatılan bölgelerin dışında, çok geniş bir coğrafyayı kaplayan Sierra Nevada’da düzinelerce daha vadi, dağ grubu ve göl vardır. Bunların ismini bile listelemek çok uzun olacağından, meraklı okuyuculara internette araştırma yapmaları tavsiye olunur.

“PASIFIK CREST TRAIL” UZUN MESAFE PATİKASI

Sierra Nevada’nın hemen hemen her bölgesi yürüyüş yapılabilecek patika yol ağları ile doludur. Ama bunlar içinde biri vardır ki özellikle bahsetmeye değer. “Pasifik Crest Trail” (PCT) Meksika sınırından başlayıp, Sierra Nevada’nın en yüksek kesimlerini takip ederek Oregon ve Washington eyaletlerinden geçip Kanada sınırında sona erer. Toplam uzunluğu 4260 km’dir. PCT, California’nın güneyinde Mojave çölünü geçerek Sierra Nevada dağlarına ulaşır. High Sierra’da Mt Whitney’in batısından geçerek kuzeye devam eder. Bütün Sierra Nevada boyunca onlarca vadiye inip çıkar ve bu vadileri ayıran dağlar arasında yüksek geçitler aşar. En yüksek geçidi, Mt Whitney’in kuzey-batısında yer alan 13,160 feet (4012 m) rakımlı Forester Pass’tir. PCT, dağ silsilesinin en kuzeyine ulaştıktan sonra Cascade dağlarından Oregon’a devam eder (Harita3). PCT Amerika’nın en derin 3 gölünün yakınından geçer. Bunlar yükseklik sırasıyla Crater Lake/Oregon, Lake Tahoe/California  ve Lake Chelan/Washington gölleridir. PCT ile ilgili başka bir ilginç istatistik, PCT’yi baştanbaşa bitiren yürüyüşçülerin sayısının Everest’in zirvesine çıkmış tırmanışçılardan daha az olduğudur.

PCT’yi bitirmek isteyenler genellikle bahar aylarında Meksika sınırında yürüyüşe başlarlar ve (eğer bitirebilirlerse) yaz sonuna doğru Kanada sınırına varırlar. 4260 km’lik mesafesine rağmen PCT’yi gidiş-dönüş tamamlayanlar da vardır (ki buna “yo-yo” etmek adı verilmiştir.) PCT’yi yo-yo etmiş kişilerin sayısı bir elin parmaklarından azdır. 8520 km’lik mesafe (ve tahmini 10 milyon adım!) yürüyüş gerektiren bu parkurda süre rekoru kırma potansiyelinin olduğunu yo-yo seven okuyuculara hatırlatırız. Daha kısa mesafe yürümek isteyenler için çok güzel bir seçenek Yosemite ve Mt Whitney arasında kalan 340 km’lik High Sierra bölümüdür. Bu yürüyüşe genellikle Yosemite Vadisinin içinden başlanır ve John Muir Trail patikası takip edilir. Bu patika daha sonra PCT ile birleşir. John Muir Trail, High Sierra’nin bitimine yakın PCT’den ayrılıp Mt Whitney’in zirvesine çıkar ve dağın doğu tarafında sona erer. Bu yürüyüş yaklaşık 2 hafta sürer ve yapanlar tarafından dünyanın manzarası en güzel dağ yürüyüşlerinden biri olduğu söylenir.

Sevgili Hakan Yalçın'a tirmanis.org olarak teşekkür ederiz.


Yazar Hakkında

12 yıldır California’da yaşayan Hakan Yalçın, Sierra Nevada dağlarını düzenli olarak ziyaret edip, değişik bölgelerinde zirve çıkışları yapmaktan büyük zevk alıyor. Ailesi ile kampçılık ve kısa mesafe yürüyüşlerinin yanı sıra geniş bir coğrafyayı kapsayan Amerika’yi tanımak için arabayla gezinti yöntemini de sık kullanıyor. Hakan Yalçın, 2009 itibariyle Amerika’da irili ufaklı 100’e yakın zirve çıkışı yaptı.

Hakan Yalçın

iletişim: sierrawolf2002[at]yahoo.com